Saldırıyı Nefretle Kınıyoruz
16 Aralık 2007 tarihinde İzmir Bayraklı Saint Antoin Kilisesinde Pazar Ayini bittikten sonra rahip Adriano Franchini...
SALDIRIYI NEFRETLE KINIYORUZ
16 Aralık 2007 tarihinde İzmir Bayraklı Saint Antoin Kilisesinde Pazar Ayini bittikten sonra rahip Adriano Franchini saldırıya uğramıştır. Saldırıyı yapan yine 19 yaşlarında bir gençtir.
Saldırıyı nefretle kınıyoruz. Saldırganların ibadet mekânlarında bile bu tür saldırılara cüret etmesi manidardır. Saldırılarda rol alan insanların genelde gençlerden oluşması yeni kuşağın nasıl bir kültürel ortam içinde şekillendiğini bize sorgulatması gerekir.
Devletin eğitim müfredatında var olan şövenist metinler, yazılı ve görsel medyada sürdürülen batı karşıtı, Yahudi ve Hıristiyan karşıtı söylemler, siyasi parti ve devleti temsil eden kimi yetkililerin yaptığı ötekileştirici açıklamalar, yerli dizilerdeki kin ve nefret bölümleri, her eve asılan ölçüsüz aşırılıktaki bayraklar, maçlarda futbolcuların verdiği askerce selamlar, büyük büyük düşmanlık içeren pankartlar bu cinayet ve saldırıların zihinsel altyapısını oluşturuyor.
Yetkililerin bu tür saldırıları nefretle kınamaları cinayetlerin işlenmemesi için yeterli değildir. Önce kendi evimizi temiz tutmak zorundayız.
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği olarak üzüntülerimizi, tepkimizi tüm ülke ve dünya insanlarına ilan ediyoruz.
MAZLUMDER İzmir Şube Başkanı
Mustafa Kaylı
16 Aralık 2007 tarihinde İzmir Bayraklı Saint Antoin Kilisesinde Pazar Ayini bittikten sonra rahip Adriano Franchini saldırıya uğramıştır. Saldırıyı yapan yine 19 yaşlarında bir gençtir.
Saldırıyı nefretle kınıyoruz. Saldırganların ibadet mekânlarında bile bu tür saldırılara cüret etmesi manidardır. Saldırılarda rol alan insanların genelde gençlerden oluşması yeni kuşağın nasıl bir kültürel ortam içinde şekillendiğini bize sorgulatması gerekir.
Devletin eğitim müfredatında var olan şövenist metinler, yazılı ve görsel medyada sürdürülen batı karşıtı, Yahudi ve Hıristiyan karşıtı söylemler, siyasi parti ve devleti temsil eden kimi yetkililerin yaptığı ötekileştirici açıklamalar, yerli dizilerdeki kin ve nefret bölümleri, her eve asılan ölçüsüz aşırılıktaki bayraklar, maçlarda futbolcuların verdiği askerce selamlar, büyük büyük düşmanlık içeren pankartlar bu cinayet ve saldırıların zihinsel altyapısını oluşturuyor.
Yetkililerin bu tür saldırıları nefretle kınamaları cinayetlerin işlenmemesi için yeterli değildir. Önce kendi evimizi temiz tutmak zorundayız.
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği olarak üzüntülerimizi, tepkimizi tüm ülke ve dünya insanlarına ilan ediyoruz.
MAZLUMDER İzmir Şube Başkanı
Mustafa Kaylı
