Polis Cinayetlerine "Yasa" Koruması

Polis Cinayetlerine "Yasa" Koruması

Polis ihtar ateşini Feyzullah Ete'nin kafasına sıktı

 

 

Avcılar'da, iki çocuk babası Feyzullah Ete'nin parkta bira içtiği için polis tekmesiyle öldürülmesinden iki gün sonra, faili polis olan bir cinayet haberi de İzmir'den geldi. 20 yaşındaki Baran Tursun, iddiaya göre, 'Dur' ihtarına uymayıp aracıyla polis barikatını aşınca, 'tekerine sıkılan kurşunun sekip isabet etmesi' sonucu öldü. Tursun'un cipine ateş açan polis memuru O. A. tutuklandı.

OLAY NASIL OLDU?
Üç arkadaş; Baran Tursun, Atilla Doğan ve Emre Ökçelik, önceki gece saat 03.00 sularında, Tursun'un kullandığı ciple Karşıyaka'da, Smyrna Meydanı'nda durdurulmak istendi. İddiaya göre, 'Dur' ihtarına uymayan gençler Bornova'ya doğru gitti. 20 yaşındaki Baran'ın polisten kaçma nedeni, iki kez ehliyetini kaptırıp, iki yıl boyunca yasaklı oluşu ve bu üçüncü kez olursa babasının çok kızacak olmasıydı.

POLİSLERDEN BİRİ HAVAYA, DİĞERİ CİPE ATEŞ ETTİ
15 dakika süren kovalamacadan sonra, polisin barikat kurduğu Manas Bulvarı Tekel Depoları önüne gelindi. Görgü tanıklarının ifadesine göre Tursun, barikatta durmayıp cipi polisin üzerine sürdü ve barikatı geçti. İddiaya göre bunun üzerine, cipi takip eden polisler V.A. ve O.A. ateş açtı. Kurşunlardan biri Tursun'un başına isabet etti. Tursun direksiyon kontrolünü yitirip önce yol ortasındaki ağaca, sonra elektrik direğine çarparak durdu. Tursun ölürken, araçtaki Doğan ve Ökçelik gözaltına alındı. Olayla ilgili gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen iki polis memurundan cipe ateş açan O.A., nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanırken, havaya ateş eden V.A. savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

POLİSİN KAÇANI VURMA PROSEDÜRÜ
Polisin silah kullanması, bu yetkiyi genişlettiği için eleştirilen ve geçen haziran ayında seçimden hemen önce yürürlüğe giren Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nda düzenleniyor: "Polis, silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde 'dur' çağrısında bulunur. Kişinin çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halindeyse kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir."

"SUÇLU POLİS DEĞİL, YASA"
Avukat Ali Rıza Dizdar'a göre suçlu polis değil yeni çıkarılan yasa. Seçimden hemen önce çıkarılan yasayla polise kaçan kişiyi vurma yetkisi verildiğini belirten Dizdar, "Vatandaş bunu bilmediği için bir şey olmaz zannediyor ve bu basit kaçışı canıyla ödüyor. Bu yasa kesinlikle değiştirilmeli ve tahditler konulmalı" dedi.

"SEÇİM ÖNCESİ ÇIKAN YASADA BOŞLUK VAR"
Avukat Ali Rıza Dizdar, yasanın muhakkak gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Seçimden evvel polise kaçanı vurma yetkisi verildi apar topar çıkarılan ve boşlukları olan bir yasayla. Bu yasada kendisine verilen 'Kaçanın ister arabasını ister kendini vurma yetkin var' cümlesinden faydalanan polis hata yapmaya başladı bile.  Polisin silah kullanma yetkisi tahditlidir. Bu tahditli yetkilerin arasında en önemlileri önce dur işareti verir, sesi duyulacak şekilde bağırır, kaçış devam ediyorsa havaya uyarı ateşi açar, hala durduramadıysa ve zanlı kaçmaya devam ediyorsa polisin adamı vurma yetkisi var. "

Bu kanunun çıkarılma nedenini yargısız infazlara kılıf olarak değerlendiren Av. Dizdar, "Bu arada masum insanlar da gidiyor. Vatandaş bunu bilmiyor. Belki kız kaçırıyor. Belki babadan kaçıyor. Belki bu çocuk gibi ehliyetini kaptırdı, gençliğin verdiği telaşla babasının kızacağından korktu kaçıyor. Ama işte bu yasa nedeniyle çocuk maalesef mezara girdi." dedi.

"YASA KÖTÜYE KULLANILDI"
Yeni çıkarılan bu yasanın sonuç olarak yaşanan bu kötü olayları getirdiğini de belirten Avukat Ali Rıza Dizdar, "Artık teknoloji gelişti. Mobese'ler var.  Bu yasanın yeniden düzenlenmesi lazım. Suçluların yakalanma olanağı teknik olarak bu kadar mümkünse polisin adam vurma yetkisinin bu kadar geniş olmaması lazım. Silahlı çatışma şartı konulması lazım, ciddi tehlike olması lazım, elinde bombayla, silahla gidiyor, yol ortasında elinde bıçakla karısını yere yatırmış olması lazım. Yoksa ehliyetini kaptırmış genç bir insanın kaçarken vurulması büyük yanlış. Tutuklanan polis memuru bu yasa gereğince kısa bir süre sonra serbest kalacak ve tutuksuz yargılanacak."

BAKAN ATALAY: HATASI OLAN BİRİSİ VARSA CEZASINI GÖRÜR
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, polis kurşunuyla ölen gençle ilgili olarak, ''Müfettiş görevlendirdik. Gelişmeye göre kararımızı vereceğiz. Hatası olan birisi varsa cezasını görür'' dedi. Atalay, şunları söyledi: ''Konuyu araştırıyorum. Acele karar vermeyin. Olayı tahkik ettiriyorum. Müfettiş görevlendirdik. Gelişmeye göre kararımızı vereceğiz. Hatası olan birisi varsa cezasını görür. Polisimiz zor şartlarda, özveriyle görevini yapıyor ama polisimizin de hatası varsa bu tür konularda o da bunun cezasını görür.''

AİLENİN UMUTLU BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin Cerrahi Servisi'nde yaşam destek ünitesine bağlı tutulan Tursun'un babası Mehmet, annesi Berrin Tursun ve kız kardeşleri, hastane önünde bekliyor. Baba Mehmet Tursun, doktorların, oğlunun dün gece polisler tarafından hastaneye getirildiğinde kalbinin durmuş olduğunu ve kalp masajı ile hayata döndürüldüğünü söylediklerini bildirdi. Mehmet Tursun, ''Oğlum şu an yaşam destek ünitesine bağlı. Bu üniteye bağlanıp da sonra yaşamını devam ettiren şanslı kişiler var. Biz de o umutla bekliyoruz. Yani artık pırıl pırıl bir çocuğun yaşamasını istiyoruz'' dedi.

ARKADAŞLARI: BARİKAT İDDİALARI DOĞRU DEĞİL
Oğlunun başında kurşun yarası bulunduğunu öğrendikten sonra emniyet yetkililerinin kendilerine açıklayıcı bilgi vermediğini savunan Tursun, şöyle konuştu: ''Olay sırasında oğlumun yanında bulunan 2 arkadaşı ile görüştüm. Yolda barikat kurulmamış. Polisler, gece olduğu için ışıkla herhangi bir ikaz yapmamışlar. Ben oğluma gece tanımadığı kişiler durdurmak istediğinde durmamasını söylemiştim. Bir kişinin sürücü belgesiz araç kullanması, öldürülmesine neden olmamalı.'' Baran Tursun'un ablası Şelale Tursun, kardeşinin iyileşmesi için dua ettiklerini belirterek, ''Baran 4-5 yıldır babamla birlikte çalışıyor. Çok çalışkan ve sorumluluk sahibiydi. Adalete güveniyoruz, suçlular cezalandırılsın'' dedi.

"POLİSLER İKAZ ETMEDİ"
Olay sırasında araçta bulunan Baran Tursun'un arkadaşı Emre Okçelik, ''Baran'ın yeni bir şirket kurmasını kutlamak için gezmeye çıktık. Uyarı lambası ya da megafonla bir ikaz olmadı. Yolumuz kesilmemişti. Yolumuza devam ederken tek bir mermi atıldı'' diye konuştu. Araçta bulunan Atilla Doğan da her şeyin çok kısa bir süre içinde olduğunu kaydederek, ''Barikat kurulsaydı dururduk. Bize ateş eden polisin ekip aracının tepe lambası bile yanmıyordu'' dedi.

gazeteport