PKK'lı Bayık'tan AKP'ye Eleştiri
Terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Cemil Bayık, bir gazeteye yaptığı açıklamada, Bugün Gazetesi köşe yazarlarından Mehmet Metiner, AK Parti hükümeti ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'yi çok sert bir dille eleştirdi...
Terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Cemil Bayık, bir gazeteye yaptığı açıklamada, Bugün Gazetesi köşe yazarlarından Mehmet Metiner, AK Parti hükümeti ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'yi çok sert bir dille eleştirdi...
Bayık, kaleme aldığı yazıda AK Parti ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile ilgili çok ağır açıklamalarda bulundu....
Bayık 'Beko Mehmet Metiner' başlıkl yazısında, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin DTP'den özür dilmesini istedi.
Bayık, '’Talabani büyük bir gaf işlemiştir. Bunu derhal düzeltmelidir. DTP'den özür dilemelidir. Eğer bu yanlış düzeltilmezse, Talabani tarihe Kuzey Kürdistan Kürtlerine ihanet düzeyinde zarar vermiş bir kişi olarak geçebilir" dedi.
Bayık, Celal Talabani ile Mehmet Metiner'in yaptığı röportaj, Kürt Özgürlük Hareketi'nin Mehmet Metiner'e gösterdiği tepkinin ne kadar haklı olduğunu gösterdi, açıklamasında bulundu...
Bayık, Metiner'le ilgili şu iddialarda bulundu:
"Mehmet Metiner oraya Celal Talabani ile röportaj yapmaya gitmemiştir. AKP'nin, Kürtler üzerindeki siyasi ve diplomatik alandaki kuşatma politikalarına destek olmak için böyle bir röportaj yapmıştır. Gitmeden önce AKP'nin diğer danışmanlarıyla görüşmüştür. Hatta AKP yetkililerinin mesajını Talabani'ye götürmüştür. Televizyonlarda sık sık tekrarladığı gibi, AKP'nin Kürt sorununda adımlar atmak istediğini, ama ordunun, ulusalcıların ve PKK'nin tutumunun bunu önlediğini, Talabani'ye anlatmıştır. Talabani de AKP'yi memnun edecek benzer şeyler söylemiştir.
Cemil Bayık, Metiner'in amacını ve Talabani'nin gerçek yüzünü şu sözlerle ifade etti:
'Metiner'in tüm gayreti AKP'nin Kürt sorunundaki çözümsüz politikalarının üstünü örtmek vetir. Kürt halkının AKP'ye tutum takınmasını engellemektir. AKP'nin ordu ile devletin tüm kurumlarıyla inkarcı politikada uzlaşmasının ve milliyetçiliğin bayraktarlığını yapmasının üstünü örtme gayreti içindedir. Herkes AKP ile ordu ve inkarcı tüm çevreler arasında iyi bir uyum olduğunu söylerken Metiner, bunun tersinin var olduğunu iddia etmektedir. Böylece Kürt halkını kandırabileceğini, AKP'nin gerçek yüzünün görülmesini engelleyebileceğini düşünmektedir. AKP'nin gerçek yüzünü gizlemede kendine Talabani'yi şahit bulmuştur. Bozacının şahidi şıracı olmuş. Zaten Talabani'nin en becerikli yanı, nabza göre şerbet vermesidir. Bu konuda herkes Talabani'den ders alabilir. Talabani AKP'ye karşı çıkmak Kürtlere zarar verir vaazında bulunmuş. Peki, tek vatan ve tek millet şampiyonluğunu yapan Erdoğan'a bu kadar sahip çıkmak, acaba kime zarar veriyor? Herhalde Talabani AKP'nin milliyetçilik bayrağını da diğer partilerin elinden aldığını görmüyor ya da görmezlikten geliyor. AKP'nin Kürt yurtsever demokratları belediyelerden uzaklaştırmayı inkarcı sömürgeciliğin en büyük hedefi olarak ortaya koyduğunu görmüyor ya da görmezlikten geliyor. "
Bayık'ın bundan sonraki ifadeleri Celal Talabani'yi eleştirel yönde oldu... Öne çıkan başlıklar ise şöyle:
-Celal Talabani gibi birisinin böyle ucuz şeyler söylemesi ise görmezlikten gelinemez. Adama sorarlar: Bu AKP, Kürtlerin hangi hakkını ve hukukunu kabul etmiştir. Sen bir Kürt olarak Irak devletinin başına oturmuşken ve Güney Kürdistan Federasyonu oluşmuşken, PKK'nin sadece kimlik, dil ve kültürünün kabul edilmesi önerisine AKP'nin olumsuz yanıt vermesi mi Erdoğan'ı iyi yapıyor?
-Bunlara Talabani'nin vereceği bir yanıt yoktur. Bir devlet başkanı olarak Talabani'nin AKP'ye ve Türkiye'ye olumlu bazı mesajlar göndermesi bir dereceye kadar anlaşılırdır. Ancak Kürtlerden AKP'yi desteklemesini istemesi, haddini aşmaktır. En başta da DTP'ye karşı bir tutum almaktır. DTP karşısında Kürdistan'da devlet partisi olan AKP'nin yanında yer almaktır.
-Devletin, AKP'nin ve tüm özel savaş kurumlarının devletin tüm imkanlarını kullanarak DTP'yi tasfiye etme planına ortak olmak Talabani'nin işi olmamalıdır. Böyle bir görev, kendini bir Kürt partisinin lideri gören birinin üzerine düşmez.
-Celal Talabani eğer Kürt sorununun çözümüne yardımcı olmak istiyorsa, AKP'nin bugün önüne koyduğu ezme politikasına tavır almalıydı. DTP üzerindeki baskıların doğru olmadığını, bunun çözümü zorlaştıracağını söylemeliydi.
-Celal Talabani, Kürtlerin neye karar vereceğini, Kürt kimliğini reddetmeyen ve büyük bedeller ödeyerek Kürtlerin temel demokratik haklarını bugüne kadar savunan DTP geleneğine bırakmalıydı. Yoksa Talabani de mi AKP'nin Kürtlerin temsilcisi olduğunu düşünmektedir?
-Açıktır ki, Talabani büyük bir gaf işlemiştir. Bunu derhal düzeltmelidir. DTP'den özür dilemelidir. Bu özür dilenmezse, DTP'liler çeşitli biçimlerde tutumlarını ortaya koymalıdırlar. Çünkü Talabani'nin açıklaması yirmi yıldır büyük bedeller ödeyerek Kürt sorununu gündemde tutan ve inkar edilemeyecek düzeye getiren bir mücadele geleneğini inkar etmiştir.
-Talabani'nin tutumuna celladına sevdalanma mı denir, bilemeyiz. Eğer bu yanlış düzeltilmezse, Talabani tarihe Kuzey Kürdistan Kürtlerine ihanet düzeyinde zarar vermiş bir kişi olarak geçebilir. Bizden söylemesi!
-Celal Talabani konuştuğunun nereye gittiğini bilmelidir. AKP, PKK'ye savaş açmış, ama o AKP'ye destek veriyor. Talabani'nin bu tutumu, siyasi olarak PKK'ye de savaş açmaktır. Kuzey Kürdistan'daki halkın iradesine bu kadar saygısızlık, bir Kürdün yapmaması gereken bir iştir.
Cafesiyaset.com
