PKK Ve Dış Basın

PKK Ve Dış Basın

PKK açıklamaları yanında dış basının yorum ve değerlendirmeleri...

Türkiye - Irak sınırındaki gelişmeleri izleyen Independent ve Guardian muhabirleri bölgeden haber geçmeyi bugün de sürdürüyor.

PKK: KİMSE GİDİN DEMEDİ

Guardian'dan Michael Howard, PKK liderlerinden biri olarak tanımladığı Mizgin Ahmed'in Iraklı yetkililer konusunda "kimse bize gelip burayı terketmemizi istemedi" sözlerini aktarıyor.

Ahmed'in "biz terörist değiliz, bağımsızlık talebimiz yok, ayrılıkçı değiliz, Avrupa Birliği kriterlerine uyan bir Türkiye görmek, Kürtlerin de demokratik Türkiye içinde haklarına sahip olmasını istiyoruz." sözleri de gazete satırlarından İngiltere'deki okurlara ulaştırılıyor. PKK üyeleri ateşkes ilan etmek için öne sürdükleri koşulları da yinelemişler...

TÜRKİYE'NİN İSTEMEDİĞİ BİR OPERASYON
Independent'tan Patrick Cockburn ise, Hakkari'deki saldırının örgütün son yıllarda yaptığı en büyük saldırı olduğunu hatırlatıyor, bunun örgütü yeniden gündeme taşıdığını savunuyor.

"Artık 1990'larda askeri yenilgiye uğrayan ve 1999'da liderleri Abdullah Öcalan’ın yakalanmasını takiben çöken geçmişe gömülmüş bir hatıra değiller. PKK'nın saldırıları bölgedeki 100 bin kişilik ordu yığınağı üzerinde, askeri açıdan çok büyük bir etki yaratmıyor ancak her ölüm Türk hükümetini gerçekte istemediği bir operasyona sürüklediğinden ciddi siyasi baskı yaratıyor".


"Kürt istihbarat teşkilatının başkanı Mesrur Barzani de dün İngilizce El Cezire televizyonuna verdiği bir mülakatta bir noktaya dikkat çekerek Bağdat ve Ankara arasındaki anlaşma konusunda bölgesel yönetime danışılmazsa, buna uymak durumunda hissetmeyebileceklerini söyledi."

Economist dergisi
Bu arada Türkiye -AB ilişkilerinin acıklı halini yansıtır şekilde kimse, bir sınır ötesi operasyonun üyelik görüşmelerine etkisini tartışmıyor. Avrupa Birliği ile ilişkilerin soğuması (Türkiye'deki) Kürtleri hayal kırıklığına uğratıyor. Çünkü onlar geleceklerini PKK'nın vadettiği bir bağımsız Kürdistan'da değil, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin vatandaşları olmakta görüyorlardı..."