Pezeşkiyan: Minab çocukları terörist miydi ki saldırıya hedef oldular?
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Çevre Görevlileri Günü etkinliğinde çevre tahribatına karşı geç kalınan müdahaleleri eleştirerek hükümetin sorumluluk taşıdığını söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Çevre Görevlileri Günü etkinliğinde çevre görevlilerinin çabalarını takdir etti ve hayatını kaybedenleri andı. Pezeşkiyan, çevrenin korunması, yasaların iyileştirilmesi, kamu eğitiminin güçlendirilmesi ve ihlallere zamanında müdahale edilmesi gerektiğini vurguladı.
Pezeşkiyan, “Hükümet ve uygulayıcılar olarak çevre ve doğal kaynakların tahribatı karşısında sorumluyuz; bu değerlerin kolayca yok olmasına izin vermemeliyiz” dedi.
“Dünyaya yukarıdan bakınca hepimizin aynı gemide olduğunu görüyoruz”
İnsanın doğaya bakışının değişmesi gerektiğine işaret eden Pezeşkiyan, “Bazen Dünya’ya yukarıdan baktığımızda bu güzel kürenin sonsuz bir galakside hareket ettiğini ve hepimizin bu başıboş gemide birlikte yaşadığını görüyoruz. Ancak bu güzelliğin değerini bilmek yerine birbirimize saldırıyor ve içinde yaşadığımız çevreyi tahrip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, uzaktan bakıldığında Dünya’nın küçük ve güzel göründüğünü, mesafe arttıkça daha da küçüldüğünü belirterek, “Bu, evrenin büyüklüğü karşısında ne kadar küçük olduğumuzu gösteriyor; buna rağmen yaşam alanımız olan sınırlı çevreyi tahrip ediyoruz” diye konuştu.
“Çevre tahribatı gelecek nesillerin yaşamını zorlaştırıyor”
Çevre ve doğal kaynakların tahribatının sonuçlarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı, “Doğa tahrip edildiğinde bunun sonuçları kuraklık, su kıtlığı ve çok sayıda sorun olarak ortaya çıkıyor. Böyle bir durumda koşulları kolayca eski haline döndürmek mümkün olmuyor ve topluma ağır maliyetler yükleniyor” dedi.
Su temini ve kentlerin genişlemesine ilişkin sorunlara değinen Pezeşkiyan, “Tahran su kıtlığıyla karşılaştığında su temini için çok büyük harcamalar yapıldı. Ancak sorun şu ki kaynaklar sınırlı olmasına rağmen faaliyetlerimizi ve tüketimimizi artırmaya devam ediyoruz. Tüketimimiz mevcut kaynaklardan fazla olursa yakın gelecekte daha ciddi sorunlarla karşılaşacağız ve halkın yaşamı daha da zorlaşacak” değerlendirmesinde bulundu.
Kalkınmanın doğal kapasitelere uygun olması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, “Kalkınmanın göstergelerinden biri kaynaklar ile tüketim arasında denge kurulmasıdır. Tüketim kaynaklardan fazlaysa bu süreç gerçek kalkınma olarak görülemez. Bazıları nehirleri, dağları ve doğal kaynakları tahrip ederek büyük bir iş yaptıklarını sanabilir; ancak bu aslında yanlıştır ve sonuçlarına dikkat edilmelidir” dedi.
“Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerin çevre tahribatından yararlanıyor”
Çevre sorununun uluslararası boyutuna işaret eden Pezeşkiyan, “Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerdeki çevre tahribatından yararlanıyor. Bu ülkelerin kaynakları ve rezervleri çıkarılıp üretim sürecinde kullanılıyor; çevre tahribatının önemli bir bölümü ise kaynak sağlayan ülkelerde kalıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, çevre yönetimi yöntemlerinin iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu sorunları çözmek için eğitimimizi düzeltmeli, uygun kurallar belirlemeli ve ihlal edenlere doğru şekilde müdahale etmeliyiz. Kurallara uymayan ve doğal kaynakları kötüye kullanan kişiler çevreyi tahrip etmeye kolayca devam edememeli” dedi.
“Neden doğa tahrip edildikten sonra harekete geçiyoruz?”
Çevre ihlallerine müdahalede gecikmeyi eleştiren Pezeşkiyan, “Birçok kez söyledim: Bazen çevrenin ve doğal kaynakların tahrip edilmesine izin veriyoruz, aradan uzun süre geçtikten sonra inceleme ve takip talimatı veriyoruz. Oysa tahribat sürerken bunu durdurmamız gerekir” diye konuştu.
Pezeşkiyan, “Bugün internet, uydu görüntüleri ve denetim araçlarıyla birçok faaliyet ve ihlali tespit etmek mümkün. Neden dağların, ormanların ve doğal güzergâhların tahrip edilmesine izin verip aylar sonra harekete geçiyoruz?” dedi.
Cumhurbaşkanı, “Hükümet ve uygulayıcılar olarak bu durum karşısında sorumluyuz; çünkü çevre ve doğal kaynakların bu kadar kolay yok olmasına izin vermemeliyiz. Görevlerimizi yerine getirirken gevşeklik gösterirsek genişleyen ihlallerle mücadele ve sorunların çözümü de zorlaşır” değerlendirmesinde bulundu.
Ülkenin bazı bölgelerinde, özellikle Urmiye ve Batı Azerbaycan’da inşaat ve arazi kullanımı değişikliklerine işaret eden Pezeşkiyan, “Bazı bölgelerde bahçeler ve villalar, durumlarının düzeltilmesi artık zorlaşan araziler üzerine inşa edildi. Bu tür sorunlar ülkenin farklı bölgelerinde var; başlangıçta doğru yönetimle bunların oluşmasını engellemeliyiz” dedi.
“Biyolojik çeşitliliğin korunması sağlıklı yaşam için gerekli”
Ormanların, hayvan türlerinin ve diğer doğal unsurların önemine değinen Pezeşkiyan, “Ormanlara ve farklı çevre türlerine baktığımızda bu güzellikleri görmekten keyif alıyoruz. Ancak bu kaynakları yok edersek gelecekte orman, şelale, dağ ve su kalmaz; yaşam da niteliğini yitirir” dedi.
Doğal ve toplumsal kuralların bozulmaması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, “Doğru yolu bilmeli ve tahribatı önlemeliyiz. Birçok doğal koşulu tahribat sonrasında eski haline getirmek çok zor, bazen imkânsızdır; bu nedenle tahribatı önlemeye öncelik verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, doğada bulunma deneyimine ilişkin olarak, “Öğrenciyken dağa gider ve çadır kurardık. Üniversite yıllarında da doğadan, ormanlardan ve şelalelerden keyif alırdık; bu ortamlarda bulunmak insana yeni bir ruh hali verirdi. Doğa insanın yaşamını ve ruh halini değiştirebilir; bu nimetin değerini bilmeliyiz” diye konuştu.
“Bu kadar imkâna rağmen halkın sorun yaşaması kabul edilemez”
Ülkenin imkânları ve halkın geçim sorunlarına değinen Pezeşkiyan, “Değerli kaynak ve imkânlara sahip bir ülkede yaşıyoruz; ancak halk hâlâ geçim ve yaşam alanında sorunlarla karşılaşıyor. Bu nimetlere rağmen halkın yaşam koşullarının olması gerektiği gibi olmaması kabul edilemez” dedi.
Pezeşkiyan, “Bu kaynaklar ve nimetler, doğru şekilde kullanıp halkın yaşam koşullarını iyileştirelim diye bize verildi. Bu sorunları çözme sorumluluğu bize aittir ve daha iyi koşullara ulaşmak için herkesin yardım etmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, işbirliği ve anlaşmazlıklardan kaçınma gereğini vurgulayarak, “Birbirimizle kavga etmemeliyiz; çünkü anlaşmazlık ve çatışma sorunların çözümüne yardımcı olmaz. Mevcut koşulları onurla ve başımız dik şekilde aşabilmek, halk ve şehitlerin kanı karşısında mahcup olmamak için el ele vermeliyiz” dedi.
Eğitim, bilinçlendirme ve dayanışmanın ülke sorunlarının çözümü için gerekli olduğunu belirten Pezeşkiyan, “Bu hedefe eğitim, işbirliği ve dayanışmayla ulaşılabilir. Bilinç olmadan anlayış ve birlikteliğe ulaşılamaz; birlikte yaşama ve doğayı doğru kullanma konusundaki bilgimizi artırmalıyız” dedi.
“Minab çocukları terörist miydi ki terörizmle mücadele adına öldürüldüler?”
Cumhurbaşkanı, konuşmasının bir bölümünde terörizmle mücadele iddiasıyla bölgede müdahale eden güçlerin tutumunu eleştirdi. Pezeşkiyan, “Komşu ülkelerimiz Müslüman ve birbirimize yardım edebiliriz. Kavga etmemeliyiz; oysa teröristler, yağmacılar ve suçlular güvenlik, barış ve huzur sağlama iddiasıyla sahneye çıkıyor” dedi.
Minab’a yönelik saldırıya işaret eden Pezeşkiyan, “Teröristlerin terörizmle savaştıklarını açıklamaları çok tuhaf. Öğrenciler terörist miydi? Çocuklarımız ve ailelerimiz terörist miydi ki onlara saldırdılar?” diye sordu.
İnsan hakları gibi kavramların araçsallaştırılmasını eleştiren Pezeşkiyan, “Bazen medyada başka ülkelerde insan haklarına uyulmadığı iddia ediliyor; ancak kendileri insanların hayatını alan ve aileleri yasa boğan eylemlerde bulunuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı, savaşların ve suçların büyük bölümünün kendilerini barış savunucusu olarak tanıtan güçler tarafından işlendiğini savunarak, “Yeryüzündeki tüm bu savaşlar ve suçlar, bu kravatlı suçlular tarafından işleniyor” ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlama kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, “Bölgenin güvenliğini kendimiz koruyabiliriz; dünyanın öbür ucundan birinin gelip zorbalıkla bölge güvenliğini sağlamaya çalışmasına gerek yok” dedi.
Pezeşkiyan’dan çevrenin korunmasında halk katılımı vurgusu
Çevre görevlilerinin çabalarını takdir eden ve mesleğin risklerine değinen Pezeşkiyan, “Çabalarınız için teşekkür ederim. Çevre görevlileri büyük bir iş yapıyor; onların karşılaştığı risk ve sorunların azaltılması için çalışmalıyız” dedi.
Doğal kaynakların korunmasında kamu katılımının önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Halk bu süreçte yanımızda olmalı ve gerekli bilinci edinmeli. Halkı her alanda sürece dahil edersek çevrenin korunması ve gözetilmesi, bu sorumluluğu tek başımıza üstlenmemizden çok daha etkili olur” diye konuştu.
Pezeşkiyan, ülkenin sorunlarını aşmak için birlik ve işbirliği gerektiğini vurgulayarak, “Dayanışma ve birliktelikle mevcut durumu onurla aşabilir, halk için huzur, güvenlik ve uygun bir yaşam oluşturmaya çalışabiliriz” dedi.
