"Peruklarınızı Takın Okulunuzu Bitirin"
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan, Kardelenler projesi ile kızların eğitim alması için çalışmakla...
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan, Kardelenler projesi ile kızların eğitim alması için çalışmakla, başörtülü kızların okula girmesini istememek arasında bir tezat görmediğini belirtti.
Saylan, "Üniversitede okumak isteyenler affa girsinler, peruklarını taksınlar okullarını bitirsinler. Sonra tekrar gözden geçirsinler nelere alet olduklarını" ifadelerini kullandı.
Saylan, darbeciler tarafından idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'i hatırlatarak, "Menderes ne dedi ? 'Odunu koysam mebus yaparım. Siz isteseniz şeriatı bile getiririz' dedi. Bunlar geçmişte olan şeyler. Ne oldu sonuçta ? Onlar ne oldu ?" dedi.
Hindistan'da katıldığı bir kongreden dönen Türkan Saylan, havalimanında bir basın açıklaması yaptı. ÇYDD üyesi kadınlarca karşılanan Türkan Saylan, başörtüsü tartışmaları sonrası hemen Türkiye'ye döndüğünü dile getirdi. Konuşmakta güçlük çektiğini ve çok heyecanlı olduğunu belirten Saylan, "Çok önemli bir aşamadan geçiyoruz. İnsan dışarıdan kendisine bakıldığı zaman daha fazla farkediyor durumu" şeklinde konuştu.
Türkan Saylan tartışmaları 1960 darbesi ve Menderes'in idamı ile ilişkilendirerek şunları söyledi: "Biz asılız. Herkesin bunu bilmesi gerekiyor. Biz asılız ve vekillerimiz var. Seçtik veya başkaları seçti. Saygı duyuyoruz. Çoğunluğu aldılar. Dolayısıyla bizim istemediğimiz bir şeyin Türkiye'de olması mümkün değil. Olur. 'Ben yaptım oldu'. Menderes ne dedi? 'Odunu koysam mebus yaparım. Siz isteseniz şeriatı bile getiririz' dedi. Bunlar geçmişte olan şeyler. Ne oldu sonuçta? Onlar ne oldu? Türkiye ne oldu? Niye Türkiye karışsın? Yasalarımızda ne varsa onun uygulanması gerekiyor. Anayasamızda ne varsa, AİHM karar vermiş. Aczmendileri düşünün. Acmendilerden bir grup 'Ben de üniversiteye bu kılıkla geleceğim' derse. Öteki üç renkli bayrağını taktı 'Ben böyle geleceğim' derse. Onlara da mı izin vereceğiz? Bir kurallar dizini içinde yaşıyoruz, hepimizin bir sistemin içinde olması gerekiyor. Bu sistemin cezalandırmaları var. Bu çocuklar okuldan dışlanmışlar, peruk taksınlar okullarını bitirsinler. Bir af ilan edilsin. Biz ona da karşı değiliz. Çözüm üreten insanlarız. Bu kızlarımızın artık arka bahçe değil ön bahçe olarak AKP tarafından kullanılması ağırımıza gidiyor kadınlar olarak. Sonuna kadar savaşacağız. Bu savaş demokratik yollarla olacak. ikincisi sivil itaatsizlik denen çok çağdaş yöntemlerle olacak. Peşini bırakmayacağız. Biz hemcinslerimizin üzerinden siyaset yapılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu böyle biline."
"Kardelenler projesi ile kız öğrencilerin okuması için büyük çaba sarfediyorsunuz. Ama bir yandan kız öğrencilerin okumasını istememeniz bir tezat oluşturmuyor mu ?" şeklindeki soruyu Saylan, "Hayır oluşturmuyor" diye yanıtladı.
Türkan Saylan, Kardelen Projesi kapsamında eğitimine destek verdikleri kızlarla ilgili, "O kızlarımız da eğer bu kurallara uymazlarsa eğitim dışı kalmak zorundalar. Kurallara uydukları sürece eğitimlerini devam ettirecekler. Bizim de kurallarımız var onlar için" dedi.
Kuralların değiştirileceğinin hatırlatılması üzerine Saylan, "Bu kural kurallara uymamak şeklinde değiştirilecek. Biz o kuralların işlemesinden yanayız. Bizim kızlarımızın da bu kurallara uyması gerektiğine inanıyoruz. Ortada bir tezat yok. Üniversitede okumak isteyenler affa girsinler, peruklarını taksınlar okullarını bitirsinler. Sonra tekrar gözden geçirsinler nelere alet olduklarını. Ben onların evlatlarım, hemcinslerim olarak siyasete alet edildiklerini hatta ön bahçe olduklarını düşünüyorum. Yazık oldu bu çocuklara. Zararın neresinden dönülürse kardır" ifadelerini kullandı.
"MHP'NİN PAYANDALIĞINI AFFETMİYORUM"
Dışarıda Türkiye'nin örnek görüldüğünü anlatan Türkan Saylan, "Bangladeşli'si, Afgan'ı, Hintli'si, Mısılı'sı...Ne zaman bu tarz kongrelere gitsem, benim etrafımı sararlar. 'Sen Atatürk'ün Türkiye'sinden geliyorsun. Ah bizim de Atatürk'ümüz olsaydı. Böyle kavga içinde olmazdık, savaşlar içinde olmazdık.' diyorlardı. Ama şimdi ben ne diyeceğim onlara? Yani öyle bir zor durumdayız ki bunun asla olmaması lazım. Bu uygun birşey değil. Çoğunluğuna sahip diye anayasayı nasıl değiştirebilir? Hele MHP'nin payandalığını hiç affetmiyorum. Nerelerden nerelere kadar geldik" ifadelerini kullandı.
Türkler olarak dışarıda, "Ne güzel insanlarsınız, ne kadar akıllısınız. Atatürk Türkiye'sinin insanları işte böyle olur" diyerek karşılandığını iddia eden Türkan Saylan, şöyle devam etti:
"1986'da Hindistan'da Gandi ödülü almıştım, cüzzam çalışmaları için, Türkiye'nin geleceği için. Bu yüzden çok büyük bir prestijimiz vardı. Bu sefer gerçekten ne diyeceğimi şaşırdım. Herkes, orada Amerikalı'sından tutun İsveçli'sine, Norveçli'sine, Afrikalı'sına, Asyalı'sına, Japonuna kadar herkesle bu konuyu konuştuk. 'Hayır, merak etmeyin' dedim. Biz kadınlar başta olmak üzere buna izin vermeyeceğiz, bu anayasa değişikliğinin olmaması lazım, yanlıştır, bunun önüne geçeceğiz bir şekilde. Gerçekten inanılmaz bir şey."
"Yabancıların endişesi nedir?" şeklinde sorulan soruya Saylan, "Bize, 'Türkiye nereye gidiyor? Yani çağdaş Türkiye, Atatürk Türkiye'si nereye gidiyor? Sizi de mi örttürecekler ? Yani nereye gidiyorsunuz ? Üniversiteler provası olacak, her isteyen istediğini yapacak mı? Demokrasiyi siz böyle mi anlıyorsunuz? Bir kurallarınız yok mudur? Bu kurallar anayasaya kadar gidip de orada değişebilir mi?' diye sordular. Dolayısıyla çok zorlandım. o anda Türkiye'de olmak istedim. Gelişimi bir gün öncesine aldım" şeklinde konuştu.
