Özköse:“Burası cennetten bir bahçe gibi”

Özköse:“Burası cennetten bir bahçe gibi”

22 günlük efsanevi bir direniş ile İşgalci Siyonist Rejime çok acı bir yenilgi tattıran Gazzelilerin morallerinin çok iyi olduğu ve Türkiye halkından...

GAZZE'DE CENNET KOKUSU VAR

22 günlük efsanevi bir direniş ile İşgalci Siyonist Rejime çok acı bir yenilgi tattıran Gazzelilerin morallerinin çok iyi olduğu ve Türkiye halkından İşbirlikçi Abbas'ı protesto etmemizi bekledikleri Adem Özköse aracılığıyla Türkiye halkına iletildi. Adem Özköse:"Burası cennetten bir bahçe gibi"

"İşgalci Siyonist Rejimin başlattığı acımasız hava saldırısı ile insanlık tarihinin şahit olduğu en insafsız katliamlardan birine maruz kalan Gazze'de maneviyat oldukça yüksek." diyen Adem Özköse, 02 Şubat'ta Ankara'da yayın yapmakta olan 92.1 Radyo Denge'de katıldığı canlı yayın bağlantısında çok çarpıcı ve duygulandırıcı açıklamalarda bulundu.

"TÜRK HALKINA GAZZELİLERİN SELAMINI İLETMEK ÜZERİME BİR BORÇTUR"
Canlı yayın bağlantısının başlangıcında Adem Özköse; " Herkesle görüşme imkanımız oluyor. Direnişçiler, Gazzeli anneler, çocuklar. Hepsi ama hepsi "Lütfen Türk insanına, Türkiyeli Müslümanlara selamlarımızı iletin. Bizim onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyin." diyorlar. Açıkçası üzerimizde böyle bir yük var. " diyerek Filistin halkı ile Türkiye halkı arasında oluşan bu büyük sevgiye vurgu yaptı.

"BU SAVAŞTAN EN ÇOK ETKİLENENLER ÇOCUKLAR"
Gazze'de geçirdiği ilk günlerdeki anılarında Gazzeli çocuklara dair bir anısını paylaşan Özköse şöyle konuştu: " Han Yunus civarlarında gezerken oynayan çocukların fotoğrafını çekmek istedim. Ufak bir kız çocuğu ile göz göze geldik. Ben fotoğraf makinesini yavaşça çıkarmaya çalışırken o bunun bir silah olduğunu sandı. Aniden korkarak ve kulaklarını var gücü ile tıkayarak olanca hızıyla "ümmi, ümmi(anne, anne)" diye haykırarak kaçtı." "Bombalama sesi yetişkinleri bile etkileyen bir korkutuculuktadır. Çocuklar ise bundan çok daha yoğun etkilenirler. O çocuk fotoğraf makine mi silah sandı. Korku ile kaçarken de o korkunç sesleri bir daha duymamak için kulaklarını kapatıyordu."

"SÜREKLİ SES BOMBASI ATARAK HALKIN MORALİ BOZULMAYA ÇALIŞILIYOR."
"Gazze'de savaş tam olarak bitmiş değil. Bugün F-16'lar Refah Bölgesini bombaladılar. 1 şehid ve 4 yaralı var. Sürekli üzerimizden F-16 savaş uçakları geçiyor. Halkın moralini bozmak için sürekli ses bombaları atıyorlar. Buna karşılık da direnişçiler İsrail tarafına 4-5 tane füze attılar. Burada savaş bitmiş gibi bir görüntü yok."

"İNSANLAR ÇOK MUTLULAR. EVLERDE ZAFER YEMEKLERİ VERİLİYOR."
"Her şeye rağmen insanlar çok mutlular. Zafer yemekleri veriliyor. Bütün insanlar şunu söylüyorlar; "6 Gün Savaşlarında İsrail ta Mısır'a Sina Çölü'ne kadar gitmişti. Biz İsrail'i Gazze'ye sokmadık." Ben gezdim cepheyi ve İsrail gerçekten de sadece çevre bölgelerde gezinebilmiş. İzzettin El Kassam Tugayları şöyle diyor; "Biz 20.000'i aşkın savaşçıya sahibiz. Bu savaşta sadece 6-7 bin civarında savaşçıyı cepheye sürdük. Bu savaşçılarımızla da büyük bir zafer kazandık." Ki bunun bir zafer olduğu çok açık çünkü İsrail savaş başlamadan önce açıkladığı hedeflerin hiçbirini gerçekleştiremedi."

"GAZZE'DE CENNET KOKUSU VAR. EVLERDE ŞEHADET HAVASI VAR. İNSANLARIN ÖVÜNCÜ ŞEHİDLER"
"Gazze'yi anlatırken şunu söylemek gerekiyor. Gazze'de cennet kokusu var. Şehadet kokusu var. Evlere girdiğinizde insanlar şehadet havası var. İnsanlar kendilerini "Ben şehid babasıyım. Ben şehid anasıyım. Ben şu şehidin yakınıyım" diye tanıtıyorlar. İnsanların övünç kaynağı şehidler. Çok yoğun bir manevi hava var. Gazze bana dünyadan ayrı bir ada gibi geliyor. Bir cennet bahçesi gibi.
"Şehid Nizar Reyyan ve Said Sıyam'ın oğulları ile görüştüm. Hiç birisi yakınları kaybetmiş insanlar gibi değiller. Hatta Said Sıyam'ın evine biraz hüzünlü girdim. Oğlu bana; "Niye böyle hüzünlüsün. Bak, biz çok neşeliyiz" diyerek sitem etti. Burada şehadet kültürü, cihad kültürü çok güçlü, çok kuvvetli. Gazzeliler sahabeyi hatırlatıyor.

"BURADA DÜNYANIN HERYERİNDEN FİLİSTİN SEVDALISI İNSANLAR VAR. FİLİSTİN İÇİN ÖLECEĞİM"
"Burada dünyanın her yerinden Kudüs sevdalısı, Filistin sevdalısı insanlar var. Dün akşam İtalya'dan Victor adında bir genç ile tanıştım. Bu genç deli gibi Filistin sevdalısı. 2 kere İsrail tarafından gözaltına alınmış. İsrail cezaevinde yatmış. Niçin buradasın, ne istiyorsun diye sorduğumda "Ben Filistin için can vermek istiyorum. Filistin için ölmek benim için en büyük şereftir." dedi.
Biz de burada bir grup gazeteci olarak, bazı entelektüeller ve sanatçılar da, Brezilya'dan, İspanya'dan dünyanın farklı farklı yerlerinden gelmiş insanlar olarak Gazze'de kalmayı düşünüyoruz, burada kalmaya çalışacağız. İnsan Gazze'yi gördükten sonra Gazze'yi terk etmek istemiyor. Filistine olan bu sevdamızı gören Filistinliler bundan çok memnun oluyor.

"İSRAİL BASKETBOL TAKIMININ KOVULMASI BURADA İNSANLARA BAYRAM YAŞATTI"
"Türkiye'de Filistin için yapılan her şeyin çok büyük bir önemi var. Bunu mutlaka söylemem lazım ki insanlar beni gördüklerinde İsrailli basketbol takımının kovulmasından çok memnun olmuşlar. İnsanlar bunu sürekli anlatıyorlar. İsrail Konsolosluğunun ablukaya alınması da insanları çok etkilemiş. Bu yüzden yapılan her eylemin çok büyük önemi var.
Başbakanın Davos çıkışı da burada bayram yaşattı. Gazzelilerin en mutlu günlerinden biri oldu diyebilirim. Burada büyük bir miting düzenlendi ve Türk bayrakları ve Recep Tayyip Erdoğan resimleri ile doldu. Erdoğan için "Gazzeliler seni çok seviyor" yazıldı heryere. Burada Türk olmak ayrıcalık. Türk olduğumu öğrenenler bana hediyeler veriyorlar. Ceplerim hediyelerle dolup taşıyor. Türk halkından büyük beklentileri var insanların. Şeyh Ahmed Yasin'in oğlu "Ben inanıyorum ki Ambargoyu da delecek olanlar Türk halkıdır." şeklinde konuştu. Keşke halkım burada olabilse de Gazzelilerin kendilerine olan sevgilerini görebilseler.

"GAZZELİLER ASLA TESLİM OLMAZLAR, OLMAYACAKLAR"
"Gazzeyi tanıdıktan sonra diyebilirim ki Gazze asla teslim olmayacak. Burada şehidlere gıpta ile bakılıyor. Bu bilinç teslimiyeti asla kabul etmez. "Ne olursa olsun Kudüs'e geri döneceğiz. Kudüs başkentimiz olacak" diyorlar. Gazze bizlere ders veriyor. Bizleri birleştiriyor. Ben gelecek hakkında çok iyimserim. İnşallah zafer bizim olacak."

"AMBARGO SAVAŞTAN DAHA TEHLİKELİ"
"Ambargo'yu kırmalıyız. Eğer ambargo kalkmazsa açlıktan ölümler başlayabilir. Ambargo savaştan daha tehlikeli. Bundan sonra asıl yapılması gereken ambargoyu kırmaktır. Gazzeliler "savaş bize şehadeti getiriyor fakat ambargo yavaş yavaş ölüm saçıyor"şeklinde konuşuyorlar. Başta İHH olmak üzere tüm yardım kuruluşlarımız canla başla çalışıyor. Diğer ülkelerin yardım ekipleri kapılarda beklerken bizim kuruluşlarımız bir yol bulup içeriye giriyorlar. İHH bir çocuk hastanesi inşaatına başladı bile. Şehid ailelerine 1.000 Avro dağıttı. Nakdi yardımlarınız içeriye giriyor. Yardımlarınız boşa gitmiyor.

"BUNDAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER"
"Birincisi, yardım kuruluşları desteklenmeli. Bağışlarınız sürmeli. Asla durmamalı.
İkincisi, ambargonun kırılmasına yönelik proje ve eylemler gerçekleştirmeliyiz.
Üçüncüsü, bu savaş yoğun ya da hafif hep sürecek. Bu konu hep gündemde tutulmalı.
Dördüncüsü, Abbas'ın Türkiye ziyaretini protesto etmemiz yönünde Filistin halkında çok büyük bir beklenti var. Bunu bizden mutlaka bekliyorlar. Çünki işbirlikçiler Reyyan ve Sıyam'ın evlerini Siyonistlere bildirdiler. Şehadetlerinin ardından helva dağıttılar. İsrail'den daha tehlikeliler."

"LÜTFEN BU GECE ÇOK EŞOFMANLARINA ÇOK DİKKAT ET!"
"Ümmi Nidal ile görüşmem de Türk halkına olan selamlarını iletti. "Bizleri asla unutmayın, teheccüd namazlarınızda ve dualarınızda bizlere yer ayırın. Özellikle bayanlar Gazze'yi unutmasınlar. Gazze için çalışsınlar. Kadınlar bir yerde çalışıyorlarsa orada zafer yakındır" şeklinde konuştu. Burada çok yüksek bir bilinç var. Burada ölüm ve hayat iç içe geçmiş. Fakat Gazzeliler bir düğün gibi şehadeti bekliyor.
Bir baba kızları arasındaki konuşmayı bana şöyle aktardı: "Savaş sürerken 8 yaşındaki büyük kızım, 7 yaşındaki kız kardeşine gece yatmak üzere iken şöyle dedi "Bu akşam bombalanabilir evimiz. Bu akşam giydiğin eşofmanlarına dikkat et. İçini göstermesin. Uygun olsunlar ki yaralandığında insanlar seni görebilirler. Biz kızız insanlar senin vücudunu görmesinler." İşte Gazzedeki ruh haline, bilince bakın. Ölüme ne kadar yakınlar."

"GAZZELİLERE ACINAMAZ"
"Gazzelilere kesinlikle acıyamazsınız. Burada onurlu insanlar, onurlu bir halk var. Gazzeliler, şehadet için yaşıyorlar. Filistindeki hava çok farklı. Sabah namazları çok büyük kalabalıklarla kılınıyor. İnsanların alınlarında secde izleri var. Biz asıl kendimize bakmalıyız. Gazzeliler sahabeyi hatırlatıyor.

"BU BİR YÜRÜYÜŞTÜR. MESCİD-İ AKSA'DA RAHATÇA İBADET EDENE KADAR SÜRMELİDİR."
"Filistin özgür olana kadar gözlerimize uyku girmemeli. Bu insanlığımızın, Müslümanlığımızın bir gereği. Filistin ve Kudüs sadece Filistinlilerin değildir, tüm İslam ümmetinindir. Mescid-i Aksaya karşı sorumluluklarımız vardır. Buradaki 17-18 yaşındaki gençler şehadet için birbiri ile yarışıyorlarsa bizlerin de üzerimize mutlaka sorumluluklar düşüyor. Bu bir yürüyüştür ve Kudüs'te son bulacaktır.

Röportaj: BARIŞ SAĞLAM
"Gazze için CANLI YAYIN" adlı program
Kaynak: www.dengeradyo.com
RADYO DENGE FM 92.1
Ses dosyasını indirmek için: http://uploaded.to/?id=n0w5k0