Ordu Muhteşem Bütçesi İçin Kriz İster
Ordu hâlâ ülkenin en saygı duyulan kurumu. Muazzam personel sayısını ve cömert bütçesini haklı çıkarmak için, generaller üstünlüğü korumak amacıyla krizi sürdürmeye ihtiyaç duyabilir…
Damien McElroy
Abdullah Gül soyadını bir çiçek adından alıyor, fakat Türkiye'nin son beş yıldaki başarılı dışişleri bakanının oturduğu cumhurbaşkanlığı koltuğu muhtemelen pek de dikensiz olmayacak. Başkomutan sıfatıyla Gül, ülke tarihi boyunca gücünü başbakanlardan ve bakanlardan daha fazla kullanmış olan üst düzey komutanları idare etmek için bütün diplomatik yeteneklerini kullanmak zorunda kalacak.Zira, muhafazakâr İslamcı Gül'ün en yüksek göreve yükselmesi her seferinde generallerin direnciyle karşılaştı. Pazartesi günü bile, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt internet sitesinde laik prensipleri yok etmeye çalışan 'şer odaklarına' karşı konulacağına ant içen bir bildiri yayımladı. Generallerin gönderme yaptığı odaklar kimse için bir şifre niteliği taşımıyor, ancak bu ordunun Gül'ü kuşatmak üzere başvuracağı taktiklerin ne olacağı konusunda Türkleri meraklandırdı.
Türkiye bilinmeyen sularda
Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle Türkiye bilinmeyen sulara girdi. Ordu kendisini Atatürk'ün laik devletinin koruyucusu sayıyor. Atatürk, Osmanlı'nın dini unsurlarını kapı dışarı etmişti.
O, Osmanlı'nın dini ve geleneksel unsurlarının kaynaşmasını, Türkiye'yi modern bir Avrupa ülkesi olarak inşa etme projesine en büyük tehdit olarak görüyordu. Türk akademisyen Soner Çağaptay, Atatürk'ün laik modelini, din özgürlüğünü değil, dinden özgürlüğü garanti etmek üzere inşa ettiğine dikkat çekiyor.
85 yıldan uzun süredir, Türk cumhurbaşkanları dikkat çekici kişiliğe sahip olanlardan hislerini belli etmeyen karakterdeki kişilere kadar çeşitlilik gösterdi. Kadın ve erkeğin alenen birbirlerine dokunmasının bir tabu olmaktan çıkması için köylüler için dans derslerine başkanlık eden Atatürk'ün heyecanını çok azı taşıdı. Fakat tümü her türlü İslami bağlılık gösterisine ortak bir düşmanlığı paylaştı.
Gül şimdi bu kalıbı yıkıyor. Kendisi işadamları gibi giyinse de, eşi başörtüsü takıyor. Başörtüsü Türkiye'de rakip tanımayan bir bölücü güç. Üniversitelerde giyilmesi yasak. Devlet dairelerinin düzenlemelerinde de engelleniyor. Ancak yeni first lady başörtüsü takmasının yanında, bu yasak nedeniyle Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştu. (Davayı kazanamadı.)
Yeni görevinde Gül, İslami faaliyetlerin alanını genişletmek amaçlı bir gündemin peşinden gitmek ya da ülkenin unvandan ibaret temsilcisi olarak hareket etmek arasında bir seçimle karşı karşıya. Geçen ayki genel seçimlerde partisi oyların yüzde 47'sini alırken, ortada İslam'a karşı yürüyüşler için sokaklara milyonları dökebilen katı bir Kemalist çekirdek de var. Ordu ve bu kalabalıklar Gül'ün cumhurbaşkanlığı için hazirandaki ilk girişimini engellemek üzere de birleşmişti.
Gül'ün İslami temellere sahip partisi AKP'nin seçim zaferine rağmen, önemli Türkiye uzmanlarından Hugh Pope, Kemalist kurumların teokratik bir rejimin zorla kabul ettirilmesi tehlikesine karşı tetikte olduğunu düşünüyor.
Ordunun konumunu 'maraza çıkmadığı sürece meseleye dokunma' şeklinde görmek yanlış olur. Cumhurbaşkanı, ordunun iktidardaki hükümetten bağımsızlığının garantörü. Cumhurbaşkanının Milli Güvenlik Kurulu'na desteğiyle, ordu kendi bütçesinin oluşturulmasında söz sahibi olabiliyor, personelleriyle ilgili kararlar alabiliyor ve devlet kademelerine yetkililerin atanmasında nüfuz sahibi olabiliyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı geçen ay bu şekilde, 10 yetkilinin görevlerine dini nedenlerden dolayı son vermeye zorladı. Erdoğan itiraz etti, ancak imzaladı.
Gül, orduyla bölünmeye yol açacak çatışmalardan kaçınacağına söz vermişti. Bu vaadi nedeniyle sık sık testlere maruz kalacak. Erdoğan resmi pozisyonlar için bir aday listesi hazırladı. Bu liste dini bağları nedeniyle daha önce veto edilen kişilerden oluşuyor. Zinaya hapis cezası öngören ve daha önceden veto edilmiş kanunların yeniden ortaya dökülmesiyse orduyu tahrik edebilir. Ancak kritik an, hükümet üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran yeni bir anayasa hazırlayana kadar ertelenebilir.
Bu, Erdoğan'ın dini bir manifestoyu uygulama konusunda ne kadar ileri gideceğine dair kararına bağlı. Hem Erdoğan hem de Gül, yeni, muhafazakâr, ticari bir sınıfın temsilcileri olarak en üst seviyelere yükseldi. AKP'nin Hıristiyan Demokratların İslami dengi olduğunu öne sürüyorlar. Ekonomi yönetimleri enflasyonu yüzde 70'ten 6.9'a düşürdü. Büyük bütçe açıkları şimdi istatistiksel olarak önemsiz oranlarda. Enerji kesintilerinin bu yaz sıcak hava dalgalarıyla birleşmesiyse gelecekte sorunların özelleştirme ve altyapıda yoğunlaşacağını gösterdi.
Çatışmadan kaçınmak zor değil
İktidardaki partinin cumhurbaşkanı tercihine karşı 'sert' veya 'yumuşak' darbe düzenlemekten en azından şimdilik açıkça geri adım atan ordu, muhtemelen temkinli davranmayı tercih edecek.
Ordu hâlâ ülkenin en saygı duyulan kurumu. Muazzam personel sayısını ve cömert bütçesini haklı çıkarmak için, generaller üstünlüğü korumak amacıyla krizi sürdürmeye ihtiyaç duyabilir. Irak'ta üslenmiş Kürt gerillalara karşı son dönemde yaptığı yığınak da buna uygun görünüyor. Iraklı Kürtlerin iç savaşın enkazının ortasında bağımsızlık yönündeki herhangi bir adımı, ulusal bir acil durum sebebi gibi görülecektir. Gül akıllı ve ordu da ölçülüyse, yeni cumhurbaşkanının dönemine çatışma değil, caydırma damgasını vuracak. (29 Ağustos 2007)
