Netanyahu’ya yakın gazeteci: Tam güvenmesek de eş-Şara, Hizbullah’a karşı istediğimizi veriyor
Suriye'de yaşanan rejim değişikliğinin ardından, "Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah'ın askeri lojistiği ne olacak?" sorusu gündeme oturmuştu.
Kanal 12 baş siyasi analisti ve Netanyahu'ya yakın İsrailli gazeteci Amit Segal, Suriye’deki yeni rejimle İsrail arasındaki siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Suriye geçici hükümetinin lideri Ahmed eş-Şara’nın hayatta kalma siyaseti sebebiyle uluslararası meşruiyeti kazanmak istediğini ifade eden İsrailli gazeteci, Şara’nın bunun kanıtı olarak Hizbullah’ın Suriye’deki lojistiğini kesme hamleleri yaptığını söyledi. İsrail’in tam olarak Şara’ya güvenmediğini belirten Segal, “Yine de yeni rejimin bize bu iyiliğin karşılığını ödediğini görmek güzel.” dedi.
Amit Segal’in konuyla ilgili yazısı şu şekilde:
"İstediğimizi alıyoruz"
İsrail'in Güney Lübnan'daki varlığının iki amacı bulunuyor: Kuzeyde yaşayan sakinleri doğrudan roket atışlarından korumak ve Hizbullah'ın "lojistik oksijen hattını" kesmek. Ancak örgütü tamamen boğabilmek için İsrail'in bir başka ele daha ihtiyacı var: Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın ellerine. Ve bu yardımı almış durumda.
İktidara gelmesinin üzerinden geçen on sekiz ay boyunca eş-Şara'yı yönlendiren tek bir içgüdü oldu: Hayatta kalmak. Yeni Suriye'de bu hayatta kalma mücadelesi üç temel sütunla tanımlanıyor: Gücün merkezileştirilmesi, uluslararası meşruiyet ve finansal toparlanmaya duyulan şiddetli ihtiyaç. Bu çıkarlar tek ve pragmatik bir misyonda birleşti: İran'ın ve vekili Hizbullah'ın Suriye topraklarından çıkarılması. Londra'daki Chatham House araştırma enstitüsüne yakın zamanda gerçekleştirdiği bir ziyarette eş-Şara, Suriye'nin "Hizbullah'ın müdahalesi yüzünden ağır bir bedel ödediğini" ve artık görevinin örgütün kendi topraklarından geçen "yaşam damarını kesmek" olduğunu ifade etti.
Hizbullah lojistiğine yapılan müdahaleler
Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) tarafından yapılan analizler, Suriye'nin tutumunda çarpıcı bir değişime işaret ediyor. Kısa süre önce Suriye güçleri Humus bölgesinde devasa bir kaçakçılık tünelini ortaya çıkardı ve bir "insani yardım" kamyonunun içine gizlenmiş 6.000 adet patlayıcı ile füze parçasından oluşan bir sevkiyatı ele geçirdi. Ayrıca Telegram'da, Lübnan sınırı yakınlarındaki kontrol noktalarında nöbet tutan, Hizbullah kamyonlarını arayan ve Nasrallah posterlerini yırtan Suriyeli askerleri gösteren videolar dolaşıyor. Videoların birinde Suriyeli bir subayın, bir Hizbullah mensubuna, "Suriye'nin sizin arka bahçeniz olduğu günler geride kaldı; artık burada yetki bizde," dediği duyuluyor.
Bu sert müdahaleler, doğrudan askeri engellemelere kadar tırmanmış durumda. 15-19 Nisan tarihleri arasında Suriye güvenlik güçleri, atışa hazır roketatarlar taşıyan bir kamyona el koyarak ve Hizbullah bağlantılı bir hücrenin üyelerini tutuklayarak İsrail'e yönelik düzenlenecek birkaç roket saldırısını engelledi.
"Şara, uluslararası meşruiyet için yapıyor"
Bu eylemler elbette eş-Şara'nın gizli bir Siyonist olmasının sonucu değil. Aksine o, bu şebekenin üzerine giderek uluslararası topluma ve Trump yönetimine, Suriye'nin artık İran'ın ileri bir karakolu olmadığını kanıtlıyor.
Üstelik Suriyeliler bunu bedavaya da yapmıyor. Amerikan kalkınma paketine ve yaptırımların kaldırılmasına ek olarak, Devlet Başkanı eş-Şara bu hafta Avrupa Birliği'nden de önemli bir siyasi ve ekonomik destek gördü. AB misyonu, Suriye ile 1978 tarihli işbirliği anlaşmasının tamamen yenilenmesini önerdi; bu, ülkenin kalkınma bütçelerine, teknik yardımlara ve ticari imtiyazlara erişimini sağlayacak çok çarpıcı bir adım. Bununla birlikte AB, 2,5 milyar avroya ulaşması beklenen daha geniş kapsamlı bir toparlanma planının parçası olarak 2026-2027 yılları için 620 milyon avroluk bir destek paketi açıkladı. Batı'nın haricinde eş-Şara, Körfez'de de krallara layık bir şekilde karşılandı. Çarşamba günü İsrail Bağımsızlık Günü'nü kutlarken, Suriye Devlet Başkanı resmi bir ziyaret için Suudi Arabistan'a giderek Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.
"Şara'ya derin güvensizlik olsa da..."
Hizbullah, Ahmed eş-Şara'nın selefi Beşar Esad'ın en önemli destek direğiydi. Eski bir cihatçı olan eş-Şara'ya aniden Şam'daki 'büyük ödülü' ele geçirme fırsatını sunan şey de aslında İsrail'in Hizbullah'ı felç etmesiydi. İsrail, kendi yürüttüğü bu operasyondan en çok fayda sağlayan isme (eş-Şara'ya) karşı haklı olarak hâlâ derin bir güvensizlik duymaya devam etse de yeni rejimin şimdi bize bu iyiliğin karşılığını ödediğini görmek güzel.(Ajanslar)
