"Musevi Kürt Devleti Kurulmak İsteniyor"
Muhsin Yazıcıoğlu, Irak’ın terör üreten bir bataklığa dönüştüğünü dile getirerek, Amerika ve İsrail’in birlikte yürüttüğü...
Muhsin Yazıcıoğlu, Irak’ın terör üreten bir bataklığa dönüştüğünü dile getirerek, Amerika ve İsrail’in birlikte yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Irak’taki bölünme senaryolarının yavaş yavaş sahneye konduğunu, bu senaryolardan birinin de Irak’ın kuzeyinde Musevi Kürt Devleti kurmak olduğunu ifade etti.
BBP Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, Irak’ın kuzeyinde Musevi Kürt Devleti kurulmak istendiğini bildirdi. Yazıcıoğlu, parti genel merkezinde Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Üstün Bol, Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer ile beraberindeki 23 şube başkanını kabul etti. Toplantıda konuşan Yazıcıoğlu, Amerika ve İsrail’in birlikte yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Irak’taki bölünme senaryolarının yavaş yavaş sahneye konduğunu anlattı. Yazıcıoğlu, bu senaryolardan birinin de Irak’ın kuzeyinde Musevi Kürt Devleti kurmak olduğunu ifade etti.
“IRAK, TERÖR ÜRETEN BİR BATAKLIK OLDU”
Yazıcıoğlu, “Biz komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması ve toprak bütünlüğü içerisinde demokratik bir yapıya kavuşarak, Irak halkının iradesiyle bir sivil otoritenin Irak’ı yönetmesini savunuyoruz” dedi.
Yazıcıoğlu, Irak’taki otorite boşluğundan en çok etkilenen ülkelerden birinin Türkiye olduğuna dikkat çekerek, Irak’ın Türkiye açısından terör üreten bir bataklık haline geldiğini dile getirdi. Terörü kesin olarak gündemden çıkaracak bir ilişki oluşturulması gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu’nun çözüm önerileri şöyle: “Irak-Türkiye arasındaki sınırın yeniden belirlenerek, daha güvenli hale getirilmesi, Irak’ın tümünü temsil edecek bir otoritenin ortaya çıkarılması, Irak’ta Türkiye’ye yönelik terör örgütlerinin barındırılmaması gibi temel beklentilerimiz var.”
“MEVCUT ANAYASA DARBE VE DARBECİLERİ KORUYOR”
Yeni Anayasa taslağı konusuna da değinen Yazıcıoğlu, şunları söyledi: “Mevcut Anayasa, anti demokratik bir ortamda darbe yöneticilerinin hazırlattığı ve sonra milletimize dayatmış olduğu bir Anayasa’dır. Bu Anayasa, toplumsal mutabakatı temsil etmiyor. Hem ülkenin ihtiyaç duyduğu özgün bir Anayasa’nın yapılması için hem de Türkiye'nin psikolojik olarak demokrasi açısından artık rahatlaması için bir Anayasa’ya ihtiyaç vardır.”
Vakit
