Mültecilerin Yaşadığı İnsani Felaket Sona Ermeli
MAZLUMDER'in mültecilerle ilgili basın açıklaması...
Mültecilerin Yaşadığı İnsani Felaket Sona Ermeli
Dün gece İzmir’in Seferihisar İlçesi Sığacık sahili açıklarında Mülteci teknesinin batması sonucu en az 40 mültecinin hayatını kaybettiği ve ölü sayısının artabileceği ifade edilmektedir.Yaşanan bu facia, mültecilerin Türkiye karasularında son dönemde yaşadıkları en acı olaylardan biridir.
Türkiye, insan kaçakçılığı ve mülteci akını ile en fazla karşılaşan geçiş ülkelerinden biri olma özelliğini sürdürmektedir. Özellikle Ege Denizi sığınmacıların kullandıkları en yoğun kaçış yollarının başındadır ve çok sayıda mültecinin Ege sularındaki macerası ölümle sonuçlanmaktadır.
Yıllardır vurguladığımız gibi Türkiye iltica ve sığınma hukuku ile ilgili özel yasaları hayata geçirememiş ve AB üyelik sürecinde yerel mevzuatta yapmayı taahhüt ettiği düzenlemeler konusunda bir ilerleme sağlayamamıştır. Türkiye, hali hazırda Mültecilerin Statüsüne İlişkin Çerçeve Sözleşmedeki “coğrafi çekinceyi” korumaya devam etmektedir.
Sayıları her geçen gün artan ve Büyükşehirlerde çok daha belirgin bir şekilde varlıkları hissedilen sığınmacılar her insan gibi temel haklara sahiptir. Bununla birlikte sığınmacılar son derece kötü koşullarda yaşamlarını sürdürmekte, özellikle sağlık, barınma ve beslenme hakkı bakımından içler acısı konumda bulunmaktadır. Mültecilere yönelik ayrımcı uygulamalar ve hoşgörüsüzlük giderek ürkütücü boyutlara ulaşmaktadır.
MAZLUMDER, yetkili çevreleri mültecilerin can güvenlikleri başta olmak üzere temel haklarını koruma altına almaya, aynı zamanda insan kaçakçılığı ile daha fazla mücadele etmeye çağırmaktadır.
MAZLUMDER, sığınma hakkının yeni anayasada mutlaka ayrı bir maddede düzenlenmesini, özel iltica yasasının biran önce çıkarılmasını ve uluslararası çerçeve sözleşmedeki coğrafi çekincenin kaldırılmasını talep etmektedir.
MAZLUMDER Genel Başkanı
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
Dün gece İzmir’in Seferihisar İlçesi Sığacık sahili açıklarında Mülteci teknesinin batması sonucu en az 40 mültecinin hayatını kaybettiği ve ölü sayısının artabileceği ifade edilmektedir.Yaşanan bu facia, mültecilerin Türkiye karasularında son dönemde yaşadıkları en acı olaylardan biridir.
Türkiye, insan kaçakçılığı ve mülteci akını ile en fazla karşılaşan geçiş ülkelerinden biri olma özelliğini sürdürmektedir. Özellikle Ege Denizi sığınmacıların kullandıkları en yoğun kaçış yollarının başındadır ve çok sayıda mültecinin Ege sularındaki macerası ölümle sonuçlanmaktadır.
Yıllardır vurguladığımız gibi Türkiye iltica ve sığınma hukuku ile ilgili özel yasaları hayata geçirememiş ve AB üyelik sürecinde yerel mevzuatta yapmayı taahhüt ettiği düzenlemeler konusunda bir ilerleme sağlayamamıştır. Türkiye, hali hazırda Mültecilerin Statüsüne İlişkin Çerçeve Sözleşmedeki “coğrafi çekinceyi” korumaya devam etmektedir.
Sayıları her geçen gün artan ve Büyükşehirlerde çok daha belirgin bir şekilde varlıkları hissedilen sığınmacılar her insan gibi temel haklara sahiptir. Bununla birlikte sığınmacılar son derece kötü koşullarda yaşamlarını sürdürmekte, özellikle sağlık, barınma ve beslenme hakkı bakımından içler acısı konumda bulunmaktadır. Mültecilere yönelik ayrımcı uygulamalar ve hoşgörüsüzlük giderek ürkütücü boyutlara ulaşmaktadır.
MAZLUMDER, yetkili çevreleri mültecilerin can güvenlikleri başta olmak üzere temel haklarını koruma altına almaya, aynı zamanda insan kaçakçılığı ile daha fazla mücadele etmeye çağırmaktadır.
MAZLUMDER, sığınma hakkının yeni anayasada mutlaka ayrı bir maddede düzenlenmesini, özel iltica yasasının biran önce çıkarılmasını ve uluslararası çerçeve sözleşmedeki coğrafi çekincenin kaldırılmasını talep etmektedir.
MAZLUMDER Genel Başkanı
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
