Mescid-i Aksa"yı sahiplenme seferi
El-Beyarık Müessesesinden Abdunnasır Halit Ağbariye, Selahaddin Eyyubinin Kudüsü fethetmesine dayanan El-Beyarık Seferlerini Kudüste yeniden başlattıklarını söyledi.
Ağbariye, Selahaddin Eyyübi'nin başlattığı proje ile dünyanın dört bir yanından Müslümanların Kudüs'e doğru meşalelerle harekete geçtiğini, bu güzel âdeti Mescid'i Aksa için Kudüs'te yeniden başlattıklarını dile getirdi.
Ağbariye, "El-Beyarık Seferleri ile Mescid-i Aksa ve Kudüs-ü Şerif'e her ay on binlerce Müslüman'ın getirilmesi, İsrailli şirketlerin gözetiminde, binlerce turisti Mescid-i Aksa'ya getirip beyinlerini yıkayan ve Mescid-i Aksa'nın Süleyman Mabedi kalıntıları üzerine bina edildiği gibi asılsız iddiaları yerleştirmeye çalışan işgalci İsrail'in turizm projesine de önemli bir karşı duruştur" dedi.
El-Beyarık Müessesesi'nden Abdunnasır Halit Ağbariye, El-Beyarık seferlerini anlattı. Projenin tarihçesinin Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü fethetmesine dayandığını söyleyen Ağbariye; "Kudüs'ü fetheden büyük kumandan fetihten sonra büyük bir proje başlattı. Dünyanın dört bir köşesinden Müslümanlar bayrak veya meşaleler taşıyarak bu kutsal beldeye doğru sefere çıktılar. El-Beyarık da bayraklar ve meşaleler anlamına gelmektedir. Şimdi biz bu güzel adeti Mescid'i Aksa için yeniden başlatıyoruz" dedi.
SELAHADDİN EYYUBİ'NİN İZİNDEN YÜRÜYORUZ
Amaçlarının on binleri Kudüs ve Mescid-i Aksa'da toplamak ve İslâm ümmetinin evlatlarının kalbinde Mescid-i Aksa'nın kıymetini yüceltmek, bunun yanı sıra İslâm ümmetinin düşmanlarına bu ümmetin Mescid-i Aksa'ya olan derin sevgi ve büyük alakasını hatırlatmak olduğunu söyleyen Halit Ağbariye; "Bu amaçla günümüzde Selahaddin Eyyubi'den gelen bilgi ve tecrübeler de dikkate alınarak Filistin'in el-Celil, el-Muselles, en-Nikab ve sahil şehirleri olan Akke, Hayfa, Yafa, el-Ludd, er-Remle gibi tüm köy ve şehirlerinden Mescid-i Aksa'ya ibadet kastıyla gitmek isteyen herkes için her gün ücretsiz seferler düzenlenmesini kararlaştırdık. Bunun için kurulan bu müessese, 'el-Beyarık Seferleri' adı altında faaliyet yürütmeye başladı. Başlangıçta çok mütevazı bir şekilde günde bir veya birkaç sefer gerçekleştiren el-Beyarık Müessesesi, zaman içinde bazen onlarca bazen de yüzlerce sefer düzenleyecek duruma geldi" diye konuştu.
BU SEFERLER BÜYÜK BİR MECBURİYETTİR
El-Beyarık Seferleri projesinin başlatılmasındaki en önemli faktörlerden birinin işgalci İsrail'in Aksa intifadası başladıktan sonra bölgeye giriş çıkışı inanılmaz derecede kısıtlaması olduğunu dile getiren Ağbariye; "Bu durumda biz Müslümanların yapması gereken ise; mübarek Mescid-i Aksa'yı her türlü insanî destekle ihya edip mescit içindeki Filistinli varlığını artırmak ve bu kutsal mekânı bu şekilde desteklemektir. İşgalci İsrail'in Gazze'de yaşayan kardeşlerimizin Mescid-i Aksa'ya gidişini yasaklaması bu işin önemini ortaya koymuştur. Bu durum özellikle 2000 yılından sonra Batı Yaka'da yaşayan kardeşlerimiz için de geçerlidir. Daha sonra işgal güçlerinin Kudüs şehrini Batı Yaka'dan ayıran ırkçı utanç duvarını örmesi Mescid-i Aksa'ya karşı olan baskı ve muhasarayı artırmıştır. Bu baskı, Kudüs şehrinin etrafındaki kutsal mekânlar ile Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın irtibatını kesen ırkçı utanç duvarının örülmesiyle had safhaya ulaşmıştır. Yaşananlar, Mescid-i Aksa'ya yönelik bu seferlerin artırılmasına olan ihtiyacı her geçen gün daha da açık bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi.
EL-BEYARIK SEFERLERİ BİR DEVRİMDİR
El-Beyarık Seferleri'nin temel hedefinin namaz kılan ve Mescid-i Aksa için canını ortaya koyan binlerce Müslüman'la Mescid-i Aksa'yı ihya etmek olduğunu söyleyen Ağbariye; "Bu anlamda 'El-Beyarık Seferleri' Mescid-i Aksa'ya yardım ve onu destekleme projesidir. Özellikle de işgalci İsrail'in Mescid-i Aksa'yı işgalinin tohumları ekildikten ve onu ele geçirme planları yapıldıktan sonra. Mübarek Aksa'ya olan rağbetin devam etmesi için mücahitlerin orada daha çok bulunmalarını sağlayarak geçmişteki parlak günlerini ve öncü kimliğini canlandırmamız lazım. Bu da Mescid-i Aksa'yı cemaat ve itikâfa girenlerle doldurmak ve her an içinde bulunmak suretiyle onu mamur etmekle mümkün olacaktır. Bugün aylık olarak hesapladığımızda Mescid-i Aksa'ya gelenlerin sayısı 30.000'e ulaşmaktadır. El-Beyarık Seferleri otobüslerinin yola çıkmasıyla beraber büyük işler başarılmıştır. Namaz kılanların ve Kudüs mücahitlerinin her gün Kudüs'te varlık göstermeleri, Mescid-i Aksa'nın yalnız olmadığını ortaya koyarken, her türlü düşmanlığa karşı Allah'ın inayetiyle şekillenen bir engel ve İsrail kurumlarını planlarından ödün vermeye zorlayan güçlü bir endişe kaynağı olmuştur.
MESCİD'İ AKSA İSRAİL'İN TURİZM MERKEZİ DEĞİLDİR
El-Beyarık Seferleri'yle Mescid-i Aksa ve Kudüs-ü Şerif'e her ay on binlerce Müslüman'ın getirilmesi, İsrailli şirketlerin gözetiminde, binlerce turisti Mescid-i Aksa'ya getirip beyinlerini yıkayan ve Mescid-i Aksa'nın Süleyman Mabedi kalıntıları üzerine bina edildiği gibi asılsız iddiaları yerleştirmeye çalışan işgalci İsrail'in turizm projesine de önemli bir karşı duruştur. El-Beyarık Seferleri ve bu seferlere katılan erkekler, kadınlar, gençler ve çocuklardan meydana gelen kalabalık gruplar, işgalci İsrail kurumlarının Aksa'ya girecek Müslümanların sayısını sınırlayarak yürüttükleri siyaset ve icraatlarına karşı bir cevap teşkil etmiştir. Böylece İsrail'in Mescid-i Aksa'nın Müslümanlardan arındırılması projesi başarısız olmaktadır. Ayrıca bizzat Kudüslülerin ve ticarethane sahiplerinin söylemlerine dayanarak şunu söyleyebiliriz ki, durgunluk ve işlerin bozukluğundan sonra ticaret merkezlerinde yeniden bir canlanma meydana gelmiş ve ev, gayrimenkul ve dükkân satımları sona ermiştir. Bu canlılık, Kudüs'ten halkını çıkartmak isteyen İsrail kökenli kuruluşları ve İsrail yerleşim planlarını tehdit etmektedir. Bunu göz önünde bulunduran el-Beyarık Seferleri, bir anlamda İsrail'in yerleşim planlarını durdurmuş, Kudüs'ün ve ticari mekânların Kudüslülerin ellerinden alınmasına mani olmuştur.
MESCİD'İ AKSA DERSLERİ HIZLA BÜYÜMEYE BAŞLADI
Mescid-i Aksa'da verilen günlük derslerin sayısı ve katılımcıları da artmış olup, bu durum Aksa mücahitleri çevresinde İslâm şuuru ve bilincinin yayılmasına yardımcı olmaktadır. Mescid-i Aksa'da ilmî ders halkaları oluşturma fikri, insanları bilinçlendirmede Mescid-i Aksa'nın 1967 yılındaki işgalinden sonra zayıflayan rolünü ve mesajını yeniden canlandırma düşüncesi üzerine oturtulmaktadır. El-Beyarık Seferleri Filistin içinde, özellikle de Kudüs halkının genelinde büyük küçük demeden dinî uyanış ve bilinçlenmesinin artmasına vesile olmuştur. Bu anlamda bu seferler, gençliğin hayatında önemli bir durak hâline gelmiş olup çoğu zaman Mescid-i Aksa'ya yapılan seyahat Allah'a tövbe yolunda ilk gün olmaktadır. Kudüs ve çevresindeki halkı günlük olarak Mescid-i Aksa'ya götüren el-Beyarık Seferleri projesinin önemi her geçen gün artmaktadır" diye konuştu.
MESCİD'İ AKSA'YA ULAŞMAMAMIZ İÇİN BİN TÜRLÜ ENGEL KOYUYORLAR
Mescid-i Aksa'ya ulaşımı zorlaştıran birçok engelin olduğunu söyleyen Ağbariye şöyle devam etti; "Batı Yaka ve Gazze'de hâlen uygulanmakta olan muhasara, buralarda yaşayan halkın Mescid-i Aksa'ya ulaşımını devamlı olarak engellemektedir. Aksa yolu üzerinde bulunan ana caddelerde ve özellikle de Kudüs girişindeki polis ve asker engellerinin artması ve yine Mescid-i Aksa'nın girişinde sayıları yüzleri bazen de binleri bulan polis ve askerler girişleri engellemektedir. Kudüs'ün tüm ana ve tali girişlerinde askerî abluka olması da Kudüslülerin Mescid-i Aksa'ya ulaşmalarını zorlaştırmaktadır.
İsrail polis birlikleri tarafından eski Kudüs girişlerinde ve Mescid-i Aksa kapılarında tekrarlanan ve kasıtlı olarak yapılan kışkırtmalar ile teftiş baskınları, bazen hem kadınlara hem de erkeklere yapılan eziyetler de yıldırma amaçlıdır. Ve elbette Mescid-i Aksa'ya girmesine izin verilenlerin sayısına getirilen sınırlamalar ile bazı Kudüslülerin İsrail rejimi tarafından alınan kararlarla aylarca Mescid-i Aksa'ya girmelerinin yasaklanması bizi El-Beyarık Seferleri konusunda daha da hırslandırmaktadır.
Bütün bu yaşananlar, Mescid-i Aksa'nın mağrur suskunluğunu bozmaması için onu İsrail kurumlarının planlarından ve uzanan kirli ellerinden korumayı hedefleyen el-Beyarık Müessesesi'ni faaliyetlerini yoğunlaştırmaya, hizmetlerini geliştirmeye ve projelerini tamamlamaya itmektedir."
MUSTAFA R. ÖZGÜR - VAKİT
