Mescid-i Aksa Kazı Raporu Neden Açıklanmıyor?
Türkiye’nin İsrail’in Mescid-i Aksa çevresinde yaptığı kazılarla ilgili bölgeye heyet göndermesinden çok ümitlendiklerini söyleyen Filistin Yüksek İslâmi Heyet Başkanı...
Türkiye’nin İsrail’in Mescid-i Aksa çevresinde yaptığı kazılarla ilgili bölgeye heyet göndermesinden çok ümitlendiklerini söyleyen Filistin Yüksek İslâmi Heyet Başkanı ve Mescid-i Aksa İmam Hatibi Dr. İkrime Sabri, “Aylardır hiçbir sonuç açıklanmaması, politik ayak oyunlarının bu çalışmanın üzerini kapadığını gösteriyor” dedi. Dr. Sabri, “Türk heyeti bilimsel bir rapor hazırlayıp bunu kamuoyuyla paylaşsaydı bizim de elimiz güçlenecekti. En azından şimdiki gibi tek başımıza olmayacaktık. Ama raporun açıklanmaması noktasında şaşkınlık içerisindeyiz” şeklinde konuştu.
Filistin Yüksek İslâmi Heyet Başkanı ve Mescid-i Aksa İmam Hatibi Dr. İkrime Sabri, Kudüs’te yıllardır süren Siyonist işgal ve mahsun mabed Mescid-i Aksa ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı. 1973’ten beri Mescid-i Aksa’da hutbe veren İkrime Sabri, İsrail’in kutsal mabed etrafındaki kazılarının, 6 ay sonra Fas kapısının yıkılmasına sebep olacağını belirtti.
22 Arap ülkesinden STK temsilcilerinin İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantıya katılmak üzere Türkiye’ye gelen İkrime Sabri ile Green Park Otel’de görüştük:
Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki son durum hakkında bize bilgi verebilir misiniz?
1967’den şu güne kadar Kudüs işgal altındadır. O tarihten beri İsrail tarafından Yahudileştirme politikası sürdürülmektedir. İnşa edilen duvar sayesinde de Kudüs'ün diğer Filistin bölgelerinden tecrit edilmesi de sağlanmıştır. Kudüs büyük bir hapishane konumundadır. İsrail buradaki Arap nüfusun şehri terk etmesi için büyük çaba sarf etmektedir. Bu baskıya rağmen Kudüs’teki Filistin nüfusu her geçen gün artmaktadır. Büyük ekonomik zorluklar içinde olan Kudüslü Müslümanların bu şehir ile olan bağı akide ve iman bağıdır.
"45 YAŞ ALTI KİŞİLER MESCİD-İ AKSA'YA GİREMİYOR"
Mescid-i Aksa’da şu an namaz kılınabiliyor mu?
Sadece Cuma günleri 45 yaş altı kişilerin Mescid-i Aksa’ya girmeleri yasak. Oysaki İsrail sürekli ibadet özgürlüğünden bahseden bir devlet. Fakat Mescid-i Aksa’da Müslümanların ibadetlerini engellemekten geri de durmuyor.
İsrail’in Mescid-i Aksa ve çevresinde kazı çalışmaları sürüyor mu? Bu tahribat devam ederse Aksa’nın yıkılması söz konusu olabilir mi?
Tahribat devam ediyor. Fas kapısı için 6 aylık bir süre söz konusu. Kapı yüksek olduğu için oraya demirden bir köprü yapmayı planlıyorlar. İslâmi eserlerin tamamını oradan yok edecektir.
RAPORUN AÇIKLANMASI İÇİN
MESCİD-İ AKSA'NIN YIKILMASI MI
BEKLENİYOR?
Kazı çalışmaları ile ilgili Türkiye bir heyet göndermişti. Heyet çalışmaları ile ilgili size ulaşan bir sonuç oldu mu?
Bu heyet incelemeler yapıp gitti. Fakat biz rapor hazırlanıp hazırlanmadığı, hazırlandı ise nasıl bir rapor olduğu konusunda hiçbir bilgi alamadık. Gelen grup, raporlarını Ankara’da yazacağını söyleyerek Kudüs’ten ayrıldı. Biz, gelen Türk heyetinin, kazı çalışmalarının Mescid-i Aksa’ya zararı olmadığı yönünde bir rapor hazırladığını duyduk. Fakat bunu teyit edemedik. Herhalde raporun açıklanması için Aksa’nın yıkılması bekleniyor. Açıklanmakta tereddüt edilmesi, Müslümanların lehine olmadığı kanısını uyandırıyor.
Bu kazıların amacı nedir sizce? İsrail tarafı arkeolojik kazılar olduğunu söylüyor. Samimi buluyor musunuz bu gerekçeyi?
Bu kazı çalışmaları Müslümanlara yönelik bir meydan okumadır. Müslüman vakıf mallarına karşı meydan okumadır. Çünkü o bölge tamamen Müslümanların vakıf malları ile doludur. Kazılar Burak duvarına da zarar vermektedir. Biz Türk heyetinin bölgeye gelerek inceleme yapacağını duyduğumuzda çok sevinmiştik. Ancak gördük ki politik ayak oyunları bu çalışmanın üzerini kapadı.
Raporun açıklanması yönünde bir çağrınız olacak mı?
Tabiî ki. Çünkü bu rapor, bizim için çok önemliydi. Türkiye hükümetinin de Mescid-i Aksa konusunda bir hassasiyeti olduğunu biliyoruz. Türk heyeti bilimsel bir rapor hazırlayıp bunu kamuoyuyla paylaşsaydı bizim de elimiz güçlenecekti. En azından şimdiki gibi tek başımıza olmayacaktık. Ama raporun açıklanmaması noktasında şaşkınlık içerisindeyiz.
Türk hükümetine bir kırgınlığınız var mı?
Sadece Kudüslüler değil, bütün Müslümanlar üzgün.
"ÇOK YALNIZIZ"
Kudüs’ün işgali ve Mescid-i Aksa’da uygulanan ibadet yasağı konusunda Kudüslü Müslümanlar dünya Müslümanlarından yeterli destek alamadıklarını mı düşünüyorlar?
Maalesef çok yalnızız. Filistin dışındaki Müslümanlar harekete geçmek için Aksa’nın yıkılmasını mı bekliyorlar? İşgalin sona erdirilmesi için çaba sarfeden kimse yok. Aksa sadece Filistinlilere ait değildir. Mekke ve Medine neyse Müslümanlar için Kudüs de odur. Sorumluluk sadece Filistinlilerin değil, hepimizindir. Türkiye’nin bu konuda daha fazla ihtimam göstermesi gerekir. Çünkü Kudüs birçok Türk tarihi eseri barındırıyor.
Ancak bu, bizim geri adım atacağımız anlamına gelmeyecek. Biz davamızı sürdüreceğiz.
Arap ülkelerinin yeterince çaba gösterdiklerini düşünüyor musunuz?
Hiçbir şey yapmıyorlar. Sadece bir olay olduğu zaman kınama yapıyorlar.
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i kınayan çok sert beyanatları oldu. Onları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Manevi destek anlamında çok önemli mesajlardı bunlar. Kudüslü Müslümanlar, İsrail’e karşı bu tip çıkışları çok önemsiyorlar. Ama genel gidişatta bir değişikliğe sebep olmadı.
Filistin’deki iç çatışmaların dış güçlerin elini güçlendirdiğini düşünüyor musunuz?
Evet kesinlikle. İçerde olan her gerginlik bizim gücümüzü zayıflatıyor. Kazı çalışmaları da Hamas ve El-Fetih çatışmasının yaşandığı bir döneme denk geldi. Daha önce de böyle bir karışıklık döneminde kapıyı yıkmışlardı. Çatışan taraflar İsrail’in elini güçlendirmektedir.
29 Eylül 2000 Cuma günü o dönem Likud Partisi'nin genel başkanı olan, Sabra ve Şatilla katliamlarının sorumlusu olması sebebiyle de "Beyrut kasabı" olarak anılan Ariel Şaron, kutsal Mescid-i Aksa'ya provokatif bir baskın düzenlemiş, ardından patlak veren olaylarda onlarca Filistinli şehit edilmiş, yüzlercesi de yaralanmıştı. Aynı Şaron 1 yılı aşkın zamandır komada… Neler söylemek istersiniz?
O hem ölü hem diri. 1 sene 4 aydır komada. Rabbim ona ölümü gösteriyor, ama öldürmüyor. Dünyada yaptıklarının bedelini daha dünyadayken ödüyor. Normalde bir koma bu kadar uzun sürmez. Bir de bunun öteki dünyası var. Orada vereceği hesap var. Doktorlar hissettiğini, hatta gözlerinden yaşlar geldiğini, fakat konuşamadığını söylüyorlar. Artık o yaşlar pişmanlıktan mı acıdan mı akıyor onu bilemeyiz. O artık Allah’ın elinde.
Mescid-i Aksa’da özgürce namaz kılma özlemi
Müslümanların ilk kıblesinde üstelik İsrail’in silahları altında görev yapmak nasıl bir duygu?
1973 yılından beri Aksa’da hutbe veriyorum. Aksa’ya olan sevgimiz çok fazla. Aksa için Filistinli Müslümanlar onlarca şehit verdiler. İçeride hutbe verirken dışarıda insanların bu kutsal mabed için canlarını vermeleri çok üzücü bir durum. Biz de İsrail’in cami içindeki işleyişe karışma girişimlerini reddettik. Bu işe parmağını sokmayı başaramadı, izin vermedik. Hutbelerimi sürekli kayıt altına alıyorlar.
22 Arap STK’nın İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantısında yaptığınız konuşmada Mescid-i Aksa’da özgürce namaz kılma özleminden bahsettiniz. Bu özlemi biraz açar mısınız bizim için, nasıl bir özlem bu?
Bu özlemi, birlik halinde olmamız durumunda gerçekleştirebiliriz. Bütün İslâm aleminin birleşip Aksa’da özgür namaz kılınması konusunda çaba sarfetmeleri gerekir. Bu esir mabedi özgürleştirebilmek için tüm İslâm alemi harekete geçmelidir. Biz Müslümanız. Müslümanın özelliği de teslim olmaması, geri adım atmaması olmalıdır.
Dr. İkrime Sabri kimdir?
Biz 500 yıllık bir aileyiz. Benden önce babam Aksa’nın 30 sene imamlığını yaptı. 1973’ten beri Aksa’da imam hatiplik yapıyorum. Burada hutbe veriyorum. Biz dedelerimizden ilim aldık ve İslâm ilmi bakımından birikimli bir aileyiz. Kendim El-Ezher mezunuyum, aynı zamanda doktoramı da orada yaptım. Oğlum da şu anda doktora yapıyor. Ben öğretmen olarak hayata atıldım. Arapça öğretmeniyim ve lise, üniversite düzeyinde İslâm hukuku eğitimi veriyorum.
Vakit
