"Laikliği Ya Çıkarın Yada Tanımlayın"

"Laikliği Ya Çıkarın Yada Tanımlayın"

Avukat Cüneyt Toraman, laikliğin Anayasa’dan tamamen çıkartılması gerektiğini söyledi.

Laiklik ilkesinin, batıda, 17. yüzyılda, aydınlanma çağının başlamasıyla, 18. yüzyılda, kilise ile devlet arasındaki çatışma sonucu ortaya çıkmış bir kavram olduğunu hatırlatan Cüneyt Toraman, “Laiklik ilkesi, Türk hukuk sistemine, 1937 yılında girmiş olup, o tarihten bu güne kadar, laikliğin tanımı yapılmamıştır. Laiklik adı altında, din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik uygulamalar, millet-devlet kaynaşmasını önlemiştir” dedi.

Cüneyt Toraman, laiklik ilkesinin uygulandığı ülkelerde de, laikliğin tanımı konusunda görüş birliği olmadığını, laikliğin tanımının yapılmamasının, bu ilkenin herkese göre farklı yorumlanmasına, kişiden kişiye değişen bir laiklik uygulamasına neden olduğunu söyledi. Toraman, şunları söyledi: “Laiklik ilkesi, (Batı'da) kilise-devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen bir kavram olduğuna göre, bu kavramın Türkçe’deki karşılığı, “cami-devlet” arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi olmalıdır. Oysa ülkemizde, hiçbir zaman, batıdaki anlamıyla bir “cami” olmamıştır ki bu kavram ile cami-devlet ilişkileri düzenlensin! İki toplum arasındaki (tarih, kültür, din vs.) derin farklılık, laiklik ilkesinin ülkemizde, yoğun bir şekilde tartışılmasına neden olmuştur. Gerçekten, batı için anlamlı (ve yararlı) olan bir ilke, ülkemiz açısından bitmek bilmeyen tartışmalara sebebiyet vermiştir”

“LAİKLİĞİN TANIMI YAPILMALI”

Avukat Cüneyt Toraman, laiklik ilkesinin, mutlaka Anayasa'da yer alması durumunda, laiklik ilkesinin tanımının yapılmasında da zorunluluk bulunduğunu belirterek, “Zira, yukarıda açıklandığı üzere, laiklik ilkesinin hukuk sistemimize girdiği tarihten bu güne kadar, laikliğin tanımı olmadığı için, “ifade özgürlüğü” veya “din ve vicdan özgürlüğü” kapsamındaki pek çok fiil, yasaklamaya maruz kalmıştır” dedi.

vakit