Kudüs yine işgal altında

Kudüs yine işgal altında

Kudüs-ü Şerif, Haçlı işgalinin yıldönümünde yine işgal altında. 15 Temmuz 1099 yılında Barbar Haçlı Orduları tarafından işgal edilen Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid’i Aksa’nın şehri, bu defa Irkçı Siyonistlerin işgali altında kan ağlıyor.

Kudüs-ü Şerif, Haçlı işgalinin yıldönümünde yine işgal altında. 15 Temmuz 1099 yılında Barbar Haçlı Orduları tarafından işgal edilen Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid'i Aksa'nın şehri, bu defa Irkçı Siyonistlerin işgali altında kan ağlıyor.

Avrupa'dan sürüler halinde İslâm beldelerine karşı saldırıya geçen kalabalık Haçlı Orduları, girdikleri tüm toprakları yağmalayarak Kudüs önlerine kadar gelmişlerdi. 15 Temmuz 1099 tarihinde ise 40 günlük bir kuşatmadan sonra Kudüs-ü Şerif'e girerek tam anlamıyla katliam yapmışlardı. 88 yıl boyunca işgal altında kalan Kudüs, Selahattin Eyyubi tarafından kurtarılmıştı. Savaş ise Papa II. Urban'ın 1095 yılında Clairmount kongresinde bütün Avrupalıları teşvik etmesi ile ortaya çıkmıştı. Bu kongrede Avrupalı pek çok kral ve başkan, Müslümanların elinden Beyt-i Makdisi ve Mesih'in kabrini kurtarma parolasıyla hazır bulunmuştu. Bu kongrede Papa, itaat eden günahkâr kulların hatalarını bağışladığını ilan ederek, onlardan ölen kişilere cennete girecekleri güvencesini vermişti.

MESCİD'İ AKSA'NIN AVLUSUNDA 70 BİN MÜSLÜMAN'I KATLETTİLER
Şehrin işgalinden sonra Haçlılar, Tenkardın nişanını İslâm dünyasının kalbi olan mescidin üzerine yerleştirirler. 15 Temmuz 1099 Cuma sabahı mübarek Mescid-i Aksa'nın avlusunda ise korkunç bir katliam yaptılar. Haçlılar sadece bu mübarek mescide sığınan 70 binden fazla Müslüman'ı acımasızca katletti. Araştırmacı Landi, Mescid-i Aksa'da Raymond'un işlediği katliamı anlatmaya çalışarak şunları yazmıştı; "Meydanlarda ve caddelerde ayaklardan, ellerden ve başlardan kümeler görüyordum. Düşmanların bu korkunç katliamına bakmak imkânsızdı. İnsan leşleri her mekâna saçılmış ve katledilenlerin kanı yeryüzünü kana bulamıştı." Araştırmacı Will Durant ise "Medeniyetin hikayesi" adlı kitabında şunları aktarıyordu; "Müslüman kadınlar mızraklar ve kılıçlar sokularak öldürülüyor, annelerinin kucağından zorla alınan bebekler, surların üzerinden itilerek ya da kafaları direklerde parçalanarak öldürülüyorlardı."

ŞEHİRDE CANLI BIRAKMADILAR
İşgal esnasında birçok noktadan şehre giren Haçlılar, Müslümanlara acımasızca bir tavırla saldırıya geçmiş, tavuk keser gibi insanları doğramaya başlamışlardı. Bu insafsız tavır karşısında şaşıran Müslümanlar, Mescid-i Aksa ve Kubbetu's-Sahra'ya sığınmışlar ve burada yeni bir savunma hattı oluşturmak isterken Haçlılar tarafından katledilmişlerdi. Aç kurtlar gibi şehrin içine dalan Haçlılar, görülmemiş bir zulüm örneği sergileyerek şehirde yaşayan Müslümanların bütününü katlettiler. O gün neredeyse Kudüs'te tek bir canlı bırakılmamış ve Haçlılar canlılardan tamamen arındırılmış bir şehre girmişlerdi.

88 YIL SONRA MİRAÇ KANDİLİ'NDE YENİDEN FETHEDİLDİ
88 yıl Haçlı işgalinde kalan Kudüs-ü Şerif, nihayet 27 Receb Cuma günü, Miraç gecesinde tekrar İslâm hakimiyetine geçti. Haçlılar, Kudüs'e 88 yıl önce girdiklerinde şehirde Müslüman bırakmazken, şehri fetheden büyük kumandan Selahattin Eyyubi ise kimsenin kılına dahi dokunmadı. Bu güzel Sultan, şehri terk eden Hıristiyanların hasta, zayıf, kötürüm durumdaki anne ve babalarını, çoluk çocuğunu sırtlarında taşıyıp götürürlerken arz ettikleri manzarayı görünce, son derece üzülmüş ve hemen bunlara binek verilmesini emretmişti. Ayrıca varacakları yere kadar kendilerine yetecek yemek ve kumanya dağıtılmıştı. Haçlılar tek bir canlı dahi bırakmazken, Selahattin Eyyubi, din adamlarına mal ve eşyalarından istediklerini taşıyıp götürebileceklerini söyledi. Hatta Kudüs Patriği Herakleios, kiliselerdeki altın, gümüş ve her türlü kıymetli eşyayı alıp götürmüştü.