Kudüs Operasyonu Maharet Ürünü
Soykırıma uğrayan ve uluslararası toplum tarafından yalnız bırakılan savunmasız Filistin halkına karşı yapılan siyonist katliamlara bir cevap olarak...
Soykırıma uğrayan ve uluslararası toplum tarafından yalnız bırakılan savunmasız Filistin halkına karşı yapılan siyonist katliamlara bir cevap olarak gerçekleştirilen Kudüs operasyonu, gerek seçilen zaman ve mekan, gerekse uygulama yönünden içinde çok büyük ustalıklar barındıran bir operasyondur.
Kudüs operasyonu, zamanlama olarak işgalcilerin katliamlarının zirvesine çıktığı bir döneme denk gelirken, gerçekleştirilen mekan olarak ise çok isabetli bir seçimi yansıtıyordu.
İsrail basınında da çıkan haberlere göre, seçilen mekânın fanatik Yahudi ve Siyonist din adamları yetiştiren bir okul olması, hedefin gelişigüzel seçilmediğini açık bir biçimde gösteriyordu.
1924 yılında dini siyonizmin fikir babası sayılan Haham İzak Kok tarafından Filistin topraklarında kurulan Mirkaz Hariv adlı okul, İsrail’deki en kanlı ve şiddet yanlısı hahamları yetiştirmekle ünlü.
Konuyla ilgili bir makale hazırlayan, İsrail’in öldürülen başbakanı İzak Rabin’in basın ve halkla ilişkiler müdürlüğünü yapmış olan Aytan Habir, direnişçilerin Kudüs operasyonuyla, İsrail’in en çok korunan kalelerinden birine saldırı düzenleyerek girilmesi en imkansız yerlere bile girebilecekleri mesajını vermeye çalıştıklarını söyledi.
Habir, Maariv gazetesinde yayınlanan makalesinde, direnişçilerin söz konusu okulla ilgili önceden inceleme yaptığını, okul çevresine gelerek öğrencilerin hareketleri ve yaşam biçimleri hakkında bilgi topladığını dile getirdi.
Fanatiklerin Okulu
İsrail basınında yer alan bilgiler, söz konusu okulun İsrail’de aşırı sağı ve fanatik hareketleri besleyen bir okul kimliğinde olduğunu ortaya koyuyor.
Başka bir anlamda bu okul, İsrail devletinin sahip olduğu Siyonist ideolojinin altyapısını besleyen hayat damarlarından biri.
Kurucu bir ideoloji olarak siyonizmin sağ ve sol versiyonlarının İsrail işgal yönetiminin yaşamını mümkün kılan bir ideolojik çizgi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu okulun Siyonistler açısından ne kadar büyük bir öneme haiz olduğu görülecektir.
Nitekim yerleşimcilerin aşırı sağcı Goş Aymonim hareketinin önderlerinin tamamının ve Hannan Burat ve Hayim Dorkman adlı aşırı sağcı ve ırkçı parlamento üyelerinin bu okuldan mezun oldukları belirtiliyor.
Dini Okul ve Büyük Çaplı Savaş Talepleri
Okul kuruluşundan bu yana aşırı siyonist görüşleriyle bilinen hahamlar tarafından yönetildi. Okulun kurucusu Haham İzak Kok’un ölmesinden sonra yerine oğlu Haham Zivi Yehuda Kok geçti. Onun ölümünden sonra da Haham Abraham Şabira geçti. Onun 2007 yılında ölmesinden sonra ise oğlu ve okulun şu anki yöneticisi Haham Yakup Şabira geçti.
Okulun öğrencilerinden Moşe Livinger ve Elyazer Vildman, Haham Kok’un beklenen Mesih’in gelebilmesi için bölgede büyük bir savaşın çıkması gerektiğine inandığını söyledi.
Zivi Kok’un öğrencilerinden biri olan Haham David Samson, Likut Partisi lideri Benyamin Netanyahu’nun Haham Kok’tan ders aldığını ve Netanyahu’nun babasının baba Haham Kok’la koordineli çalışan Japutinski’nin sekreteri olduğunu ifade etti.
Haham Zivi Yehuda Kok’un vefatından sonra okul yönetiminin başına geçen Haham Abraham Şabira, dünyanın değişik yerlerinden toplanarak getirilen Yahudi göçmenlerin Filistin topraklarında yerleşmelerini teşvik eden bir hahamdı.
Haham Abraham Şabira, aynı zamanda Oslo sürecinde, İsrail askerlerinin işgal ettikleri Filistin topraklarından çıkmasını yasaklayan bir fetva yayınlamasıyla da tanınıyor. İsrailli kaynaklar bile, bu okulun sadece dini bilgilerin öğretildği bir okul olmadığını aynı zamanda askeri bir eğitim birimi gibi çalıştığını ve ırkçılığın merkezi olduğunu ifade ediyor.
Siyonizm konusunda uzman olan araştırmacı Adnan Ebu Amir, Kudüs operasyonunun işgalcilerin kendilerini en güvende olduklarını zannettikleri bir yerde gerçekleştirilmesinin önemine işaret ediyor. Ebu Amir, bu saldırıya hazırlıksız yakalanan İsrail’in, saldırı öncesinde herhangi bir istihbari bilgi alamamasının, operasyonun ne kadar ustalıkla hazırlandığının göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Ebu Amir, düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor: “Kudüs, işgalcilerin kendileri için kale mesabesinde gördükleri en sağlam sığınaklarından biri. Burada da saldırıya maruz kalmaları işgalciler için psikolojik olarak büyük bir darbe oldu.”
FİEM
