KUDÜS-DER'den Basın Açıklaması

KUDÜS-DER'den Basın Açıklaması

Kudüs Kültür ve Dostluk-Dayanışma Derneği (KUDÜS-DER) El Fetih çetesi lideri Mahmud Abbas'ın Hamas hareketine karşı sergilediği son ihanetler üzerine bir açıklamada bulunarak...

Kudüs Kültür ve Dostluk-Dayanışma Derneği (KUDÜS-DER) El Fetih çetesi lideri Mahmud Abbas'ın Hamas hareketine karşı sergilediği son ihanetler üzerine bir açıklamada bulunarak, Türkiyeli müslümanları Hamas hareketi ile daha yakın ve güçlü dayanışmaya çağırdı.

Kudüs-Der'in yaptığı açıklamanın metnini sunuyoruz:

MAHMUD ABBAS'IN ŞARON VE OLMERT'TEN NE FARKI VAR?
El Fetih hareketi lideri Mahmud Abbas, Filistin İslami direnişine karşı gerçekleştirdiği ihanet ve alçakça saldırılarıyla aslında siyonist cellatlar Şaron ve Olmert'ten hiç bir farkı olmadığını ortaya koyuyor.
Gazze'de Filistin İslami direniş hareketini tasfiye etmek amacıyla Amerika ve İsrail ile tam bir işbirliği içine giren Dahlan çetesinin, Hamas hükümeti ve El Kassam mücahidlerine karşı kanlı bir darbe hazırlığı yaptığı sırada, Hamas mücahidleri tarafından Allah'ın yardımıyla bozguna uğratılmalarından sonra, Mahmud Abbas çetesinin maskeleri arka arkaya düşmeye başladı.
Gazze'nin Hamas'ın kontrolüne geçmesinden sonra El Fetih karargahlarından ele geçirilen belgelerde, Mahmud Abbas çetesinin siyonistlerle olan işbirliği, Filistin halkının parasını nasıl çaldıkları, ne iğrenç ilişkilere girdikleri ve nasıl yolsuzluklar yaptıkları belgelerle bir bir ortaya serildi.

Hamas hareketinin önde gelen liderlerinden Filistin hükümeti eski dışişleri bakanı Dr. Mahmud es Zahar’ın, ele geçirilen belgelerde El Fetih çetesinin kirli yüzünü, siyonistlerle olan bağlantılarını ortaya koyan daha bir çok belge olduğunu ve bunları zamanla açıklayacaklarını belirtmesi, Mahmud Abbas ve ona bağımlı ihanet çetesinin açığa çıkartılan kirli yüzünün aslında buzdağının görünen küçük bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır.

Gazze'nin Hamas'ın kontrolüne geçmesiyle Amerikalı general Dayton tarafından koordine edilen Amerikan-İsrail projesi de büyük yenilgi almış oldu. Dayton El Fetih hainlerinin sınırsız bir şekilde silahlandırılmasını, mali açıdan güçlendirilmesi ve askeri açıdan eğitilmesini koordine ediyordu.
Ancak Rabbimizin buyurduğu üzere "onların bir tuzağı var idiyse Allah'ın da bir tuzağı vardı" Amerikalı general Dayton'un tüm şeytanca planları, İslami direnişe bağlı olan ve zahiren El Fetih içinde güvenlik komutanlığı yapan şerefli Filistinliler tarafından Hamas'a ulaştırılıyordu. Onlar yakın bir zaman içinde Hamas'ın siyasi ve askeri yapısının çökertilmesini planlarken Hamas mücahidlerinin zamanında gerçekleştirdikleri izzetli bir operasyonla hüsrana uğradılar.

Gazze'de yaşadıkları tarihi ve stratejik yenilgi sonrasında Mahmud Abbas hemen Mısır'ın Şerm el Şeyh kentinde efendileri ile buluştu. Amerika, İsrail, Ürdün ve Mısır baş başa vererek Mahmud Abbas çetesini bütünüyle yıkılmaktan kurtarmanın ve Mahmud Abbas ile el ele vererek Hamas hareketi ve hükümetinin tecrit ve tasfiye edilmesinin planlarını yaptılar.
Mahmud Abbas seri bir şekilde hareket ederek Amerika'nın emir eri Selam Feyyad başbakanlığında gayri bir meşru hükümet ataması yaptı. Tamamen Amerikan-İsrail direktifleri çevresinde kurulan ve hiç bir meşruiyeti bulunmayan bu hükümetin varlık sebebinin sadece Filistin İslami direnişini tasfiye ve direnişi bitirme olduğu hükümetin icraatları ve aldığı kararlarla ortaya çıktı.

Amerikan emir eri Feyyad hükümetinin ilk icraatı, Batı Şeria'da siyonizme karşı direnen Hamas ve İslami Cihad'a mensup Filistinli mücahidleri silahsızlandırma kararı oldu. Amerika ve İsrail'e "direnişi bitirme" sözü veren Feyyad hükümeti, Batı Şeria'daki siyonist işgal güçleriyle de işbirliği yaparak bir çok Filistinli mücahidin şehid edilmesini, birçok Filistinli mücahidin de siyonistler tarafından esir alınmasını sağladı.

Mahmud Abbas ile siyonist rejim arasında yapılan anlaşmayla, Mahmud Abbas'ın imajını kurtarmak amacıyla 250 kadar Filistinli tutsak serbest bırakılırken, hemen ardından yüzlerce Filistinli esir alındı. Filistinlilerin esir alınmasında siyonist işgal güçlerinin yanında El Fetih'in lojistik desteği bulunuyordu. Sözde Filistinlilerin haklarını savunma iddiasında bulunan El Fetih çetesi, Filistinli mücahidlerin siyonistler tarafından esir alınmasına başlıca desteği sunuyordu.

Mahmud Abbas liderliğindeki El Fetih çetesinin ihanetleri gittikçe daha derinleşiyor, Batı Şaria'da Feyyad hükümeti güvenlik güçleri tarafından tutuklanan çok sayıda Filistinliye acımasızca işkenceler yapılıyor, bu işkenceler sırasında birkaç Filistinli mücahid de şehid düşüyordu. Hanımlarının ve çocuklarının gözleri önünde infaz edilen, bir binanın 14. katından aşağı atılarak vahşice şehid edilen Filistinli müslümanlara yeni kurbanlar ekleniyordu.

Mahmud Abbas çetesi artık yüzündeki maskeyi indirmişti. Onlar sahip oldukları tüm güç ve imkanları Filistin İslami direnişini ve meşru Filistin hükümetini yıkmak için kullanıyor, silahlarındaki kurşunları siyonistlerin değil Filistinli mücahidlerin göğüslerine boşaltıyorlardı.

Filistin Hamas hükümetinin kurulmasıyla birlikte, Hamas'ın siyonist İsrail rejimini asla tanımayacağını ve direnişi terketmeyeceğini açıklaması ve bu kararlılığını sürdürmesi üzerine, Amerika ve Avrupa siyonist İsrail rejimiyle birlikte Gazze'ye yönelik insanlık dışı bir ambargo uyguladılar: İslam ve insanlığın amansız düşmanı bu haçlı ve siyonistlerin ambargosu altında Filistinliler ekmek bulmakta bile zorlanır hale geldiler. Hastanelerde çocukların tedavisi bile durma noktasına geldi. Filistin İslami direnişinin diz çöktürülmesi amacıyla Hamas hareketine karşı yapılmadık saldırı, sergilenmeyen düşmanlık kalmadı, her yol ve yönteme başvurdular.
Bu arada BM Güvenlik Konseyi'nde Katar ve Endonezya'nın Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması amacıyla teklif verdiklerinde, Mahmud Abbas'ın BM'deki adamı görülmemiş bir ihanete imza atarak, Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılmasına karşı çıktı. El Fetih de Amerika ve İsrail gibi Gazze'nin boğulmasını, Gazze'deki Filistinlilerin açlık ve yokluğa mahküm edilerek sindirilmesini istiyordu. Kundaktaki bebeklerin çığlıkları bile bu El Fetih hainlerinin yüreğini sızlatmıyordu.

Gazze'deki Filistinliler şunu gördüler ki uygulanan bu insanlık dışı ambargo sadece Amerika, İsrail ve Avrupa'nın eseri değildi; El Fetih de bu ambargocularla el ele vermişti. Kerbela'da İmam Hüseyin, ailesi ve dostlarını muhasara altına alıp Fırat'tın bir damla suyunu bile Peygamber Ehli beytinden esirgeyen zalimler günümüzde Mahmud Abbas, Selam Feyyad, Saib Erekat vb. isimlerle Filistinlilerin karşısına çıkmıştı...

El Fetih çetesi son olarak da, dünya müslümanlarının Filistinlilerin esenliği ve İslami Direniş'in zaferi için Hamas'a yaptığı yardımları durdurmak ve Hamas'ı mali yönden kıskaca alıp boğmak amacıyla yeni bir kanun çıkarma girişiminde bulundular. Tarihin en alçak hainlerinden olan Mahmud Abbas çetesi Kudüs işgalcisi gasıp siyonist rejime kalkan olabilmek için ihanette sınır tanımaz bir hale geldi.

Dünyanın değişik bölgelerinden İslami kardeşlik sorumluluğuyla Filistin'deki kardeşlerimize gönderilen paralara al koymak, ya da bu paraların Filistinli kardeşlerimizin eline ulaşmasını engellemek amacıyla insanın kanını donduran ihanetlere imza atan bu hainler, aslında Türkiyeli müslümalar da olmak üzere Filistin davasını yalnız bırakmayan dünyanın bütün şerefli müslümanlarına şeytanca yüzlerini göstermiş oldular. Mahmud Abbas liderliğindeki El Fetih çetesi, bütün dünya müslümanlarına ve biz Türkiyeli müslümanlara açıkça, "sizin veceğiniz her kuruşa el koyacağım, Gazze'ye gönderdiğiniz paraların bir kuruşunun bile Hamas'ın eline ulaşmaması için elimden geleni yapacağım!" deme alçaklığını göstermiş oldu.

Artık hiç bir kimsenin kalkıp bu El Fetih hainlerinin "kardeş" olduğunu söyleme ve yazma gafletine düşmeyeceğini umuyoruz; bunlar bizim kardeşlerimiz değil, bunların Filistin'in özgürlüğü için kahramanca direnen ve sayısız kurbanlar veren Filistinli mücahidlerin kardeşi değildir. Şaron ve Olmert'ler, Bush ve Rice'ler nasıl Filistinlilerin ve bizim düşmanımız ise bunlar da Filistin davasının ve bizim düşmanımızdırlar.

Biz de Türkiyeli müslümanlar olarak, özelde Kudüs Dostluk ve Dayanışma Derneği (Kudüs-Der) olarak El Fetih çetesinin bu emsalsiz ihanetleri karşısında Türkiye'deki bütün duyarlı kardeşlerimize, El Fetih hainlerine karşı öfke yanardağlarını patlatma ve her zamankinden daha çok Hamas'a destek olma çağrısında bulunuyor, Amerika ve İsrail'in emrinde Filistin İslami direnişini boğmaya kalkan bu hainlere karşı güçlü, etkin ve yaygın bir şekilde Hamas'a destek ve yardım kampanyaları başlatmaya ve tertemiz bir kardeşlik selini Gazze'ye akıtmaya davet ediyoruz.

El ele verelim, ellerimiz Hamas'ın ellerine bağlansın; El ele verelim, ellerimiz hainlerin başında patlasın; el ele verelim ellerimiz ihanetin yuvasını dağıtsın...
"Onlar bir zulüm ve haksızlığa uğradıklarında birbirleriyle yardımlaşırlar" (Şura 39)

KUDÜS-DER (Kudüs Kültür ve Dostluk Dayanışma Derneği)
Kıztaşı cad. No 44/3 Fatih-İSTANBUL
Tel: 0212 621 71 41 Fax: 0212 532 44 77