Kazan’dan Vakit ve Doğan’a Cevap

Kazan’dan Vakit ve Doğan’a Cevap

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Şevket Kazan, Vakit Gazetesi’nde yayınlanan “Kirli Gazetecilik” başlıklı manşet haber üzerine bir açıklama yaptı.

Kazan’dan Vakit ve Doğan’a cevap

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Şevket Kazan, Vakit Gazetesi’nde yayınlanan ve kamuoyunda tartışma konusu olan “Kirli Gazetecilik” başlıklı manşet haber üzerine bir açıklama yaptı. Kazan açıklamasında, Vakit Gazetesi’nin haberi çarpıtarak verdiğini ve kendisinin asla şahıslara yönelik bir ifade kullanmadığını belirtti. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Adalet Eski Bakanı Şevket Kazan, geçtiğimiz günlerde Vakit Gazetesi’nde yayınlanan ve kamuoyunda tartışma konusu olan “Kirli Gazetecilik” başlıklı manşet haber üzerine bir açıklama yaptı. Kazan, açıklamasında hem Vakit’e hem de Aydın Doğan’a cevap verdi. Şevket Kazan’ın kamuoyunun doğru şekilde aydınlanması için yaptığı açıklamada, “12 Ocak 2008 tarih ve 2229 Sayılı Vakit Gazetesinin birinci sayfasında “Kirli Gazetecilik” başlığı altında, benim ve muhataplardan Aydın Doğan’ın adı zikredilerek ve sözlerim tamamen çarpıtılarak yapılan bir yayın ve bu yayına karşı şahsımı kastederek Aydın Doğan tarafından (Zırva 1, 2…) şeklinde verilen cevaplara karşı bu açıklamayı yapmak zarureti hâsıl olmuştur” denildi. Sözlerim çarpıtıldı Vakit Gazetesi’nden Yusuf Melih isimli muhabirin kendisini telefonla aradığını fakat söylediklerini çarpıtarak verdiğini açıklayan Kazan, “Adı geçen kişi benden 28 Şubat dönemini anlatan Refah Gerçeği (Cilt 3) kitabının yazarı olmam münasebetiyle bu konuda ne diyeceğimi sordu. Ben de kendisine “Birkaç yıldan beri 28 Şubat’ın atmosferini, yaşanıldığı tarihten farklı olarak değerlendiren bir hayli itirafçı gazete yazarı olduğundan” bahsettim. O günlerde olanlarda aktif rol oynayan Holding sahibi Dinç Bilgin’in 10 sene sonra da olsa itiraflarının anlamlı olduğunu adeta günah çıkartmak gibi bir durumu ortaya koyduğunu ifade ettim... Daha sonra özellikle Genelkurmay Brifinglerinin yapıldığı tarihlerde, rantiyeci medya çevrelerinin büyük sıkıntıda olduklarına ve bu sebeple borçlarının ertelenmesine, eğer böyle hareket edilecek olursa Hükümetin üzerine daha fazla gelmeyeceklerine dair aracılarla haber gönderildiğini ve bunu Refah Gerçeği kitabımda yazdığımı belirttim. Ben konuşmamda ve kitabımda “rantiyeci medya” dedim, “Doğan Grubu” dedim, “Dinç Grubu” dedim, “Uzan Grubu” dedim ama Aydın Doğan demedim” diyerek Vakit Gazetesi’nin sözlerini doğru yansıtmadığını ve çarpıtarak verdiğini belirtti. Şahıslara yönelik ifade kullanmadım Kazan açıklamasına şöyle devam etti: “Vakit Gazetesi muhabirine yaptığım açıklamaları müteakip, gazetenin yayın politikasını çok iyi bildiğim için, söylediklerimin saptırılmaması hususunu bilhassa belirttim ve yayınlanacak haber metninin en geç saat 14.30’a kadar mutlaka şahsıma fakslanmasını ve onayım alındıktan sonra basılmasını ısrarla rica ettim ve bu sözü aldıktan sonra telefon görüşmemiz bitti. Ne var ki ilgililer Parti Merkezine saat 17.00’ye kadar yayınlayacakları yazıyı göndermediler. Saat 17.00’de partiden ayrıldıktan sonra Vakit gazetesinden 11.01.2008 tarihinde saat 17.22’de çekilmiş ve benim beyanatımla ilgili 2 sayfalık bir faks ve yine aynı tarih ve aynı saatte yine gazete tarafından çekilmiş Aydın Doğan’ın şahsıma cevaplarını içeren iki faks Genel Merkezden bir görevli tarafından evime getirildi. Faksları incelediğimde gazete tarafından bir oyunla karşı karşıya bırakıldığımı gördüm. Evvela benim beyanatım henüz gazetede çıkmamıştı. Gazetede çıkmayan beyanatıma nasıl olmuş da Aydın Doğan cevap vermişti. Saniyen beyanlarım fahiş biçimde tahrif edilmişti” Kazan Vakit Gazetesi Muhabiri ile yaptığı konuşmasında, Rantiyeci medya tabirini kullandığını “Doğan Grubu, Dinç Grubu ve Uzan Grubu ifadelerini kullandığını ama asla şahıs ismi kullanmadığını belirterek, “ Sözlerim sanki muhatabım Aydın Doğanmış gibi çarpıtıldı ve bu çarpıtmalara “Ahlaksız Teklif” gibi çirkin ifadeler eklendi” dedi.


Milli gazete