Kassam Tugayları Yıllar Önceki Eylemleri Üslendi
İslami Direniş Hareketi (Hamas)ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, güvenlik gerekçesiyle zamanında sorumluluğunu üslenmediği eylemler silsilesini...
İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları, güvenlik gerekçesiyle zamanında sorumluluğunu üslenmediği eylemler silsilesini, yaptığı bir açıklamayla hem üstlendi hem de bu eylemlerin ayrıntılarını açıkladı.
İzzettin el-Kassam Tugayları üyesi iki mücahit, 2002 yılında Rişun Litziyun ve Tel er-Rubey'de meydana gelen iki eylemi gerçekleştirmiş, ancak İzzettin el-Kassam o dönemde bu eylemleri güvenlik gerekçesiyle üstlenmemişti.
İzzettin el-Kassam Tugayları, 7 Haziran Cumartesi günü yaptığı açıklamada, aradan geçen beş senenin ardından Ürdün vatandaşı olan Muhammet Cemil Nebil Muammer'in 7 Mayıs 2002 yılında düzenlediği, 20 siyonistin öldüğü ve 60 siyonistin yaralandığı eylemin ayrıntılarını açıkladı.
Tugaylar açıklamasında, şehadet eylemcisi Muammer'in elindeki patlayıcı dolu çantayı, Rişun Litziyun yerleşim birimindeki kumar oynanan bir kulübe girerek patlattığını ifade etti.
Açıklamada Tugaylar, 19 Eylül 2002 yılında meydana gelen bir başka şehadet eyleminin ayrıntılarını da anlattı.
Eylemin Batı Yaka'nın Selfit köyünden olan mücahit Naim Subhi Raddad tarafından gerçekleştirildiğini belirten Tugaylar, mücahidin eylemi düzenleyeceği otobüse binerek üzerindeki bombaları patlattığını belirtti.
Tugaylar açıklamada, 6 kişinin öldüğü bu eylemin işgal güçlerinin Salah Şehhade'ye düzenlediği suikasta misilleme olarak geldiğini bildirdi.
Öte yandan İzzettin el-Kassam Tugayları, yine 2002 yılında Lüdd kentinde bir tren istasyonu yakınlarındaki demiryoluna düzenlenen eylemi de ilk kez üstlendi.
Tugayların üslendiği bir başka eylem ise 23 Mayıs 2002 yılında bir fuel-oil tankerinin patlatılması eylemiydi.
Tugaylar bu eylemlere ilaveten 24 Haziran 2006'da 2 yerleşimcinin öldürüldüğü Beyt Hagay, 16 Ekim 2010'da Goş Itziyun ve yine 16 Aralık 2005'te 6 yerleşimcinin öldüğü Beyt Hagay eylemlerini üstlendi.
Başka Filistinli direniş gruplarının bu eylemleri üslenmesine rağmen kendilerinin o dönemde güvenlik gerekçesiyle sessiz kaldıklarını belirten Tugaylar, "Batı Yaka'daki hücrelerimizin durumu hala iyidir. Filistin halkına karşı işlenen suçlara uygun bir zaman ve mekanda yanıt vermek için beklemektedirler." ifadelerini kullandı.
FİEM
