Kalibaf: İsviçre’de İran’ın 12 Milyar Dolarlık Dondurulmuş Varlığının Serbest Bırakılması Kararlaştırıldı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsviçre’de yürütülen görüşmelerde İran’ın dondurulmuş varlıklarından 12 milyar doların serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Kalibaf, ayrıca nihai anlaşmaya ulaşılıncaya kadar İran’ın petrol ve petrokimya ürünleri satışına yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırıldığını belirtti.
Gerektiğinde mutabakat zaptının maddelerini takip etmek ve ortaya çıkabilecek ihtilafları çözmek amacıyla Vance ile görüşmeler yapılması konusunda da koordinasyon sağlandığını ifade eden Kalibaf, İran’ın ABD’ye hiçbir zaman güvenmediğini ve gelecekte de bu tutumu sürdürmesinin hikmetli olacağını söyledi.
Kalibaf, Lübnanlıların evlerine dönüşünü sağlamak ve işgalci İsrail güçlerinin Lübnan’dan çekilmesini takip etmek amacıyla bir koordinasyon merkezi kurulacağını açıkladı. Bu merkezin aynı zamanda ateşkes ihlallerine ilişkin anlaşmazlıkları da ele alacağını belirtti.
İsviçre’deki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’yla ilgili yaşanabilecek herhangi bir sorun ya da olay için bir temas merkezi kurulması konusunda da anlaşmaya varıldığını aktaran Kalibaf, ABD ile Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün güvence altına alınması konusunda ortak mekanizmalar üzerinde mutabakata varıldığını söyledi.
Kalibaf, “İran ve ABD, Lübnan’ın güvenliği ve toprak bütünlüğünü garanti altına almak zorundaydı. İsviçre’deki kararlı tutumumuz sayesinde bu kabul edildi ve bu dosyayı sürekli takip ediyoruz” dedi.
Siyonistlerin müzakerelere şiddetle karşı çıktığını belirten Kalibaf, “Çünkü bu görüşmelerde kendi sonlarını görüyorlar” ifadelerini kullandı.
İsviçre müzakerelerinin başlamasından bu yana işgalci İsrail’in Lübnan’a yönelik bombardımanlarının durduğunu ve halkın önemli bir bölümünün evlerine döndüğünü söyleyen Kalibaf, uygulamada herhangi bir sorun yaşanması halinde İran’ın hem füzelerle hem de müzakere yoluyla karşılık verebileceğini vurguladı.
Kalibaf, diplomasi ile askeri alanın birbirine zıt olduğu yönündeki düşüncenin yanlış olduğunu belirterek, “Ne kadar büyük askeri başarılar elde edersek edelim, bu zaferlerin meyvesini ancak siyasi ve hukuki olarak tescil ederek alabiliriz. Sahada gösterilen çaba ve fedakârlıklar diplomasi olmadan sonuç vermez” dedi.
Kaynak:
