İsrail"den tohum alımına tepki
Gazzede katliam yapan gözü dönmüş İsrail, fiyatı altının gram fiyatından fazla olan domates ve patates türü genetik müdahaleye maruz kalmış (Frankeştayn) tohumları, Türkiyeye satıyor
İsrail'in yürüttüğü alçak savaş her geçen gün derinleşerek devam ederken sivil toplum kuruluşları birbiri ardına İsrail mallarına karşı boykot başlattı.
Buna rağmen gram fiyatı altının gram fiyatından fazla olan domates ve patates türü genetik müdahaleye maruz kalmış (Frankeştayn) tohumlardan, elmasa kadar birçok malı İsrail'den almaya devam ediyoruz.
VAHŞETE TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü vahşete Türk halkından ciddi tepkiler gelirken, sivil toplum kuruluşları ise Türkiye ile İsrail arasındaki yıllık 2.5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çekerek İsrail'e verilecek en güzel cevabın "İsrail'i boykot" olacağı belirtiliyor. Türkiye'nin İsrail ile yaptığı ticaretin en başında gelen ürünlerden biri ise İsrail'den aldığımız genetiği ile oynanmış sebze ve bitki tohumları olduğu belirtildi. Topraklarının 3/4 tarıma elverişli olan Türkiye, gen teknolojisine gerekli yatırımı yapmadığı için İsrail'den genetiğiyle oynanmış ve birçok bilim adamının Frankeştayn domates olarak tanımladığı domates ve benzeri tohumlukları, altının kilo fiyatından daha yüksek bir fiyata aldığı ve bu tohumlara her yıl milyonlarca dolar ayırdığı belirtildi.
Türkiye'de, Tarım Bakanlığı bünyesinde 50'den fazla araştırma enstitüsü ve binden fazla araştırma uzmanı bulunmasına rağmen, sebze bitkileri tohumunu başta İsrail ve Hollanda'dan alması ise dikkat çekici bulunuyor.
Türkiye'de yerli ve yabancı 110 firma bu alanda üretim yapmak istiyor. Ancak mevzuattaki eksiklik giderilemediği için Türk tarımı, tohum üretiminde mesafe kat edemiyor ve İsrail gibi çöl üzerine kurulmuş tarıma elverişli toprağı yok denecek kadar az olan ülkelere mecbur bırakılıyor. Bu sebepten Türkiye her yıl 70 milyon dolardan fazla bir parayı tohum ithal etmek için ayırıyor.
BAKANLIK, ÇALIŞMA BAŞLATTIĞINI BELİRTTİ
Tarım Bakanlığı yetkilileri ise başta İsrail, Hollanda ve ABD'den ithal edilen tohumluk bitkilerin önüne geçebilmek için çalışma başlattığını belirtti. Genetiği ile oynanmış, kısırlıktan kansere kadar birçok hastalığa sebep olduğu iddia edilen bu tohumların önüne geçmek için Çukurova, Sabancı, Akdeniz, Ankara ve Uludağ Üniversiteleri ile işbirliği yaptığı belirtilirken, Bakanlık yetkilileri 4-5 yıl içerisinde Türkiye'nin kendi "sağlıklı" tohumlarını yetiştireceğini belirtti.
2007'deki tohum ithalatı 1.700 ton
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise Türkiye'deki tohumculuk sektörünün teknolojik olarak dışa bağımlılığının bir an önce azaltılması gerektiğini belirterek "İlgili ülkelerden temin edilen tohum fiyatlarının yüksekliği sebebiyle maliyetleri artan ve rekabet etmekte zorlanan çiftçimizin yanı sıra döviz kaybına uğrayan ülkemizde yerli üretimin artırılması gereklidir. Tarım Bakanı bu bağlamda yaptığı çalışmaları bir an önce hızlandırmalıdır" dedi.
Türkiye'nin en çok patates tohumu ithal ettiğini belirten Bayraktar, bu süreci şöyle özetledi:
"1995 yılında 5 bin 646 ton patates tohumu ithal edilirken, 2000 yılında 15 bin 524 ton ithalat yapılmıştır. 2006 yılına geldiğimizde 17 bin 893 tona ulaşan patates tohumu ithalatı 2007 yılında 15 bin 270 ton olmuştur. Sebze tohumluğu ithalatına baktığımızda ise 1995 yılında 316 ton sebze tohumu ithal edilirken, 2000 yılında bin 140 ton ithalat yapılmıştır. 2006 yılına geldiğimizde 3 bin 452 tona ulaşan sebze tohumu ithalatı, 2007 yılında bin 619 ton olmuştur."
vakit
