Mehmet GÖKTAŞ
israil yoktu ama zirvenin lideriydi!
Hiç abartmıyoruz, bu zirvenin en güçlü lideri Siyonist Netanyahu’dan başkası değildi.
32. NATO zirvesine katılmadı, zaten katılamazdı çünkü resmen üye değildi. Ama toplantının her oturumunda o vardı, 32 liderin ensesinde Netanyahu’nun sıcak nefesi vardı, her toplantıda onun karanlık ruhu dolaşıyordu. Bütün liderler biliyordu ki, ağızlarından çıkan her kelime duyuluyor, yüzlerindeki her ifade izleniyor ve kaydediliyordu. Hem bunların başında da Trump geliyordu, yansımaları aynı anda takip ediyor sözlerini ölçüp biçip konuşuyordu. “Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorum, saygı duyuyorum” der demez ardından “Netanyahu’yu da seviyorum” diye ekliyordu, üstelik “iyi bir savaşçı başbakan” diye döktüğü kanları ve sürmekte olan Siyonist işgali de onaylıyordu.
Yani Trump denilen sapkın israili Netanyahu’dan daha iyi temsil ediyordu. Gazze, Lübnan hakkında hiç kimseye bir tek kelime söyletmedi, eğer bu toplantıya Netanyahu katılsaydı belki birileri onun yüzüne karşı bir iki söz söyleyebilirdi.
Evet, bu zirvenin tartışmasız galibi Netanyahu idi. Baksanıza israli kızdıracak işler yaptığı için İspanya başbakanının eşi vize alamadığı için Türkiye’ye gelemedi.
Ve hepsinden de önemlisi Trump denilen bu azgın, israil adına Türkiye’den İran İslam Cumhuriyetine saldırı başlattı. Türkiye için bu bir zillet değil midir? Yarın hangi yüzle bakacağız komşumuzun yüzüne? Bugünlerin havası çok çabuk geçecek, biz komşularımızla hem de Müslüman komşularımızla baş başa kalacağız.
Bir başka mesele, biz bloklardan blok tercih etmeyi konuşmuyoruz ama unutmayalım ki Rusya bizim komşumuzdur, Türkî cumhuriyetlerin de her birinin komşusudur. NATO’cular def olup gidecekler ve biz Rusya ile baş başa kalacağız, onu tedirgin etmek ne kadar akıllıca bir iştir?
Rabbim akıbetimizi hayreyleye, Cumanız mübarek olsun!