İran’dan ABD ve İsrail’e üslerini açan ülkelere uyarı: Saldırının kaynağı karşılık görebilir

İran’dan ABD ve İsrail’e üslerini açan ülkelere uyarı: Saldırının kaynağı karşılık görebilir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesine yönelik saldırılarda ABD ve İsrail’e üs, tesis veya askeri imkân sağlayan üçüncü ülkeleri uyardı.

İran’dan ABD ve İsrail’e üslerini açan ülkelere uyarı: Saldırının kaynağı karşılık görebilir

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesine yönelik saldırılarda ABD ve İsrail’e üs, tesis veya askeri imkân sağlayan üçüncü ülkeleri uyardı. İran’ın saldırının başladığı noktaya karşılık verme hakkına sahip olduğunu belirten Bekayi, “İran’ın bütünlüğünü ve güvenliğini savunurken hiçbir müsamaha göstermeyeceğiz” mesajını verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri ve ekonomik baskıları, Bulgaristan’daki Amerikan askeri varlığı, Hürmüz Boğazı ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında açıklamalarda bulundu.

Bulgaristan’daki ABD tanker uçaklarına dikkat çekti

Bekayi, ABD’ye ait bazı KC-135 havada yakıt ikmal uçaklarının Bulgaristan’dan ayrıldığına ilişkin haberleri takip ettiklerini söyledi.

İran’ın Bulgar halkıyla herhangi bir sorunu bulunmadığını vurgulayan Bekayi, buna karşın üçüncü ülkelerin topraklarının veya askeri tesislerinin İran’a karşı kullanılmasının farklı değerlendirileceğini belirtti.

Bekayi, üslerini, tesislerini veya askeri teçhizatını İran’a yönelik saldırılarda ABD ve İsrail’in kullanımına açan ülkelerin hukuka aykırı saldırılara destek vermiş olacağını savundu.

İran’ın kendi topraklarına yönelik bir saldırının başlangıç noktasına karşılık verme hakkının bulunduğunu belirten Bekayi, ülkesinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasında taviz vermeyeceğini söyledi.

İki Amerikan KC-135 tanker uçağının Bulgaristan’daki Bezmer Hava Üssü’nden ayrıldığı, Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov tarafından da doğrulandı. Sofya yönetimi ise uçakların Bulgaristan’daki görevleri sırasında yalnızca müttefik ülkeler üzerinde eğitim uçuşları gerçekleştirdiğini ve İran’a karşı operasyonlarda kullanıldığı iddiasını reddetti.

“ABD ile işbirliğinin sonuçları olur”

Bekayi, İran’a karşı yürütülen Amerikan politikalarına üçüncü ülkelerin destek vermesine ilişkin de uyarıda bulundu.

İranlı sözcü, ABD’nin İran’a yönelik olası deniz ablukasına yardımcı olunmasının da uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu savunarak, Washington’ın saldırgan politikalarıyla işbirliği yapılmasının “sonuçları olacağını” söyledi.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırım ve ekonomik baskı politikalarının Tahran’ı geri adım atmaya zorlamayı hedeflediğini belirten Bekayi, “azami baskı”, ağır yaptırımlar ve ekonomik savaş olarak nitelendirilen politikaların İran’ı teslim olmaya zorlamayı başaramadığını ileri sürdü.

ABD yönetimi ise İran üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırmaya hazırlanıyor. Reuters’ın aktardığına göre Washington, İran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülke ve kuruluşları hedef alacak ikincil yaptırımların kapsamını genişletmeyi planlıyor.

Hürmüz Boğazı açıklaması

Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol trafiğinin önemli ölçüde arttığı yönündeki açıklamaları da reddetti.

İranlı sözcü, bu yöndeki iddiaları ABD ve İran karşıtı tarafların yürüttüğü “psikolojik ve medya savaşının bir parçası” olarak değerlendirdi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin Tahran’a giderek İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı konusunda görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor. Görüşmelerde boğazdaki deniz ulaşımı ve bölgesel güvenliğin ele alınacağı bildirildi.

Bekayi: İsrail’in Suriye saldırıları “Büyük İsrail” hedefinin parçası

Bekayi, İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırılarını da sert sözlerle eleştirdi.

Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlal edildiğini belirten İranlı sözcü, İsrail’in saldırılara sunduğu gerekçelerin hukuka aykırı eylemleri meşrulaştırmadığını söyledi.

Bekayi, İsrail’in Suriye’de izlediği politikanın Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Lübnan’daki eylemlerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini savundu.

İranlı sözcü, İsrail’in bölgedeki eylemlerini “Büyük İsrail” olarak adlandırılan genişlemeci hedeflerin takip edilmesi olarak nitelendirdi.

Kaynak: Press TV