İsmail Heniyye ile Özel-2

İsmail Heniyye ile Özel-2

ismail Heniyye ile reportaj

—Tutuklanma dönemi çok acı vericiydi ama sağlam ve büyük bir duruş sergiledik

—Olaya tepki olarak… Yüzleşmeye karar verdik o yüzden intifada fitili ateşlendi

—Hizbullah'la bir ilişkimiz yok… Ancak düşmanımız ortaktır

—Hamas hareketi Müslüman kardeşlerin Filistin'deki cihad koludur

Arap Arenasında meydana gelen olaylara karşı "Hamas'ın" tutumu nedir? 1987 intifadanın ilk kıvılcımın çakmasına neden olan şartlar nelerdir? Hamas'ın askeri kanadı el-Kassam tugaylarıyla İhvan-ı Müslimin "Müslüman Kardeşler" ana örgütüyle ilişkisi nedir? "Hamas" neden askeri kanadına Şehit İzzeddin el-Kassam adını verdi? "Hamas"ın intifadadan beklentileri/hedefleri nedir? İşte tüm bu soruların cevabını Filistin Başbakanı Profesör İsmail Abdusselam Heniyye ile yaptığımız röportajın ikinci bölümünde öğreneceğiz.  

LÜBNAN'DAKİ DİRENİŞ

Direnişin Lübnan'dan çıkmasından sonra Sabra ve Şatilla (17/9/1982) gibi dramatik olaylar meydana geldi. Direnişin Lübnan'dan çıkmasından sonra kampların ortaya çıkması karşısında Müslüman kardeşlerin duruşu nedir?

Bizim tepkimiz bu menfur katliama karşı derin bir nefret ve öfke taşıyan halkımızın tepkisiyle aynıdır. Sabra ve Şatilla katliamını kınayan, protesto eden ve şiddetle reddeden tüm gösterilere katıldık. Hatırlıyorum bu katliamı kınamak için İslam Üniversitesinde öğrenci konferansına benzer bir forum düzenlenmişti. Batı Şeria Üniversitelerinde de buna benzer toplantılar düzenlendi. Tüm kardeşlerimiz bu gösterilere katıldılar. Lübnan'da Filistinli halkımızın uğradığı bu vahşi katliamı nefretle kınayan kızgın ve öfkeli sokak hareketinin bir parçası olduk.   

Lübnan'dan çıkması sonucu bu kampların ortaya çıkmasına neden olan Filistin Liderliğine karşı tutum nedir?

Filistin önderliğine karşı birçok çekincelerimiz vardı. Güney Lübnan'dan çekilmek, Filistinli Mültecileri kamplarda terk etmek stratejik bir hataydı. Zaten bu olaylardan sonra gelişen her olay FKÖ'nün açıkça Siyonist İsrail'le görüşmelere hazırlandığını silahlı mücadeleden vazgeçtiğini ve bilhassa Lübnan'daki Filistinli Mültecileri korumayı bıraktığını gösteriyordu.

Tam olarak 1983 yılında Lübnan'dan çıkış neticesinde aynı yılın Mayıs ayında El Fetih Hareketi ayrıldı. Müslüman Kardeşlerin bu bölünmeye bakış nedir? 

Biz daima halkımızın ve direnişin birliğinden yanaydık. Tek istediğimiz Filistin Arenasının birlik içerisinde kalması, örgüt içinde anlaşmazlıklar olsa bile tarafların birlikte hareket etmesi, taraflar içerisindeki her sorunun kendi bünyelerinde halledilmesidir. Filistinli halkımıza özellikle dışarıda olumsuz etkisi olan bu tür bölünmeleri kesinlikle reddediyoruz.

SUDAN VE LİBYA

Sudan 1985'te Falaşa Yahudilerini Güney Sudan'dan İsrail'e taşıdı. Hareketin bu konuya bakışı nedir?

Hareket bu olayı protesto etti. Bir Arap Devletinin Yahudileri Filistin'e taşımak için köprü görevini üstlenmesi tehlikeli bir örnek olarak değerlendirdi.

Amerika 12/4/1986'da Libya'ya karşı askeri bir saldırıda bulundu. Hareketin Amerikan saldırısına karşı tepkisi ne oldu?

Amerika Arap Devletlerine hep kötü davrandı. Libya hava sahasına girerek uçaklarla saldırdı Biz bunu Müslüman bir Arap Devletine karşı Amerikan saldırganlığının zirveye çıktığı bir olay olarak değerlendirdik. Bu olayları şiddetle ve nefretle protesto ettik, kınadık. Amaç Libya'ya boyun eğdirmek, ablukayı derinleştirmek ve bu ülkeye yaptırımlar uygulayabilmektir. 

İNTİFADANIN BAŞLAMASI

Üniversiteler İntifada için gereken uygun şartların oluşturulmasından önemli ve bariz bir rol oynadı. Bu olayların başında 1986 'da Bir Zeyt Üniversitesinin yaptığı ve Cevad Ebu Selmiye ve Saib Ebu Zehep'in şehit olduğu eylemlerdir. Bu gösteriler neden oluyordu?

Bu, üniversitede düşmanca uygulamalara karşı öğrencilerin protestosuydu. İşgal güçlerine karşı barikatlar kurdular. Çünkü iki de bir üniversiteyi basıyorlardı. Bu olaylar patlak verdi. Öğrencilerle İşgal askerleri arasında çatışma çıktı. İki kişi şehit düşmüştü o zaman. İslam Üniversitesindeki İslami Blok önce eğitimi askıya aldı, sonra üniversite içerisinde bir protesto yürüyüşü organize etti. Bunun üzerine üniversite kuşatıldı. İki şehidin anısına İslam Bloğu üniversitede bir gölgelik oluşturdu. Şehit Cevat Ebu Selmiye ve Saip Zehep adı verildi. Tabi ondan sonra olaylar, çatışmalar ve kuşatma olayları arka arkaya gelmeye başladı. Camiler insanlara çağrı yaparak kuşatmayı kırmak için üniversiteye gitmelerini istendi. Tüm bunlar insanları harekete geçirdi. Sanki Allah(c.c) 7 yıl süren intifadanın başlaması için tüm bunları hazırladı.

6/10/1987 yılında Şucaiye'de İslami Cihad mensubu 4 kişinin şehit edilmesi olayına karşı tutumunuz neydi?

Gazze'de dört mücahidin şehit edilmesiyle (Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun) olay patladı. Biz durumu patlatmak, düşmana karşı koymak için cenaze törenlerine katıldık. Hareket bu olaylarda üzerine düşeni yapmıştır.

Şehadet eylemi İntifada'ya giden yolun başlangıcı mıydı?

Bunda şüphe yok zaten. İntifada başlamadan önce 1986 ve 1987'de buradaki olaylar, üniversitenin kuşatılması, şehadetler, Dir el-Beleh'ten öğrenci İntisar el-Attar'ın öldürülmesi, tüm bu olayların sokak hareketi ve halkın önlenemez öfkesi üzerinde etkisi oldu. Tabi suikast durumu Filistin sokağı üzerinde doğrudan etkili olmuştur. 

29/11/1987 yılında "meşru uçak eylemi" adı verilen ve ilk defa Filistin hava sahasının ihlal edildiği eylemin başarısına karşı Hareketin bakışı ne?

Bu eyleme gıpta, direnişteki ustalığa imrenerek baktık. Gerçekten bu bize ilaç gibi geldi. Çünkü Güney Lübnan'da direniş diye bir şey yoktu. Filistin içerisindeki direniş ise zayıftı. İçten içe hareketlenen bir halk hareketi vardı. Bu uçak eylemi kitlelerin harekete geçmesinde en büyük etkendi.

Uçak pilotunun yanında bir Kur'an-ı Kerim olduğu görülmüş. Bu olayın eyleme bir etkisi var mı?

Bu eylemi yöneten İslami Cemaat liderlerinden  Hafız El Dikmuni'ydi. Bu İslami direnişin uyanmasının işaretleriydi.

EŞ ŞATİ İNTİFADANIN BAŞLANGICI OLDU

7/12/1987'de Gazze halkı feci bir haberle uyandı. Bindikleri otobüse bir tırın taammüden çarpması sonucu dört işçi şehit olmuştu. Gazze halkı ve İslami Hareketin bu olaya tepkisi neydi?

Bu insanlar için feci bir haberdir. Yıllarca süren İntifadanın fitilini ateşleyen bu olaydır desek yanlış demiş olmayız. Hareketin gerek genel liderliği gerekse öğrenci liderliği Siyonist İşgale karşı açıkça yüzleşmek gerektiğini anladı. Tır olayına tepki olarak. Hareketteki kardeşlerimiz Siyonist İşgale karşı koymanın zamanının geldiğini kararlaştırdıklarını hatırlıyorum. Üniversiteki İslami Blok bize yarın düşmanla açık bir yüzleşme olacağını herkesin buna hazır olması gerektiğini bize bildirdi. Ancak o zamanın siyonist askeri hâkimi üniversitenin yaşadığı olayları gözönünde bulundurarak dört gün kapatılmasına karar verdi. Bunun üzerine herkesin bu talimatları kendi bölgesindeki gençlere aktarmasını kararlaştırdık. Yani üniversitede ittifakla kabul edilen kararları herkes kendi gerçek bölgesine aktaracaktı. Bir bölgeden başlaman gerekir dediler. Tabi durum hiçte kolay değildi. İlk defa bir bölge işgali protesto etmek için yürütülecekti. Olay bölgesi Cebaliya'dan sonra Han Yunus'taki kardeşlerimiz başlarında Yahya Es Sinvar, Yahya Musa ve Dr. Abdulaziz Er Rantisi olduğu halde camilerden sokağa aktılar. Açık çatışmalar meydana geldi. Bu intifadanın yavaş yavaş Gazze'deki diğer bölgelere sıçramasına neden oldu. Örneğin şunu hatırlıyorum: Gazze'de Eş Şati bölgesinde kararlaştırdığımız eylemler gerçekleştirildi. Taraftarlarımızdan ikinci günün şafağında sabah namazından önce kampın içine dağılmalarını, araçların hareketini engellemek için barikatlar kurmalarını, işçilere İsrail'e geçiş izni vermemelerini istedik. İlk defa gençlerimiz yüzlerine maske takıp gruplar halinde sokağa çıktılar. Bu durum güneşin doğuşuna kadar devam etti. Bu Şati'de intifadanın  başlamasıydı.  

İntifadanın başlamasından 1991 yılına kadar Gazze'de örgütün lideri kimdi?

İslami Direniş Hareketi Hamas'ı kurma kararı alanlar Şeyh Ahmed Yasin, Üstad Abdulfettah Dehan, Üstad Muhammed Şuma, Dr.Abdulaziz Er Rantisi, Şeyh Salah Şahade, Mühendis İsa En Neşşar ve Dr. İbrahim El Yazuri'dir.

ÖRGÜTÜN DURUMU

Bu dönemde örgütünlenme biçimi nasıldı? 

Piramit şeklindeydi. Her bölgede birimleri, şubeleri ve kolları olan bir liderlik biçimindeydi.

Örgütün iç birimiyle dış birimi arasındaki ilişkinin tabiatı nasıldır?

Bir taraftan koordinasyon bir taraftan temsil ilişkisi şeklindedir.

Örgütün yurtiçi birimiyle yurtdışı birimi arasında bağlantıyı kim sağlıyordu?

Bağlantı ve iletişim halkası olarak daima Şeyh Ahmed Yasin bunu sağlıyordu.

İntifada başlarken Harekete bağlı birimler var mıydı? 

Tüm birimler vardı. Askeri birim, Güvenlik birimi, Davet Birimi, Siyasi ve Enformasyon Komitesi ve yavru aslanlar birimi. Öyle ki intifadanın bir döneminde "Eşbalül Hamas" (Hamas'ın yavru aslanları) diye bir grup ortaya çıktı.

Örgütün bu aşamada karşılaştığı engeller nelerdir?

İntifadanın başında tutukluydum. 24/12/1987 yılında Ensar Hapishanesindeydim. Burada 12 gün kaldım. Yaklaşık olarak 8/1 gibi serbest bırakıldım. Ancak 15/1/1988 'de kardeş Dr. Abdulaziz Er Rantisi, Yahya Es Senvar, Ziyad Ebu Zeyd ve Yahya Musa kardeşlerle beraber tekrar tutuklandım. Fakat 15/7'de tekrar serbest kaldım. Kısa bir dönem kaldım. Yalnız 19/5/1989'da tekrar tutuklandım. Bir kaç ay kaldıktan sonra Mercü'z Zuhur'a sürgüne gönderildim. 17/12/1991'den 17/12/1992'e kadar sürgünde kaldım.

İlk tutuklanmanızın nedeni neydi?

Öğrenci faaliyetlerimden dolayı. Öğrenci Konseyi başkanıydım. İntifadanın başında İslami Bloğun sorumlularından biriydim. Şati'de maskeliler hareketinde gençlik sorumlusuydum. Tabi dosyam istihbaratta mevcuttu. Bu sebeplerden dolayı tutuklandım ve sorgulandım.

İlk tutuklanmayı kabul ettiniz mi?

Hayır kesinlikle

"HAMAS" ADININ BENİMSENMESİ

Müslüman Kardeşler Hareketi niçin "Hareketu'l Mukavemetu'l İslamiyye" (İslami Direniş Hareketi) yani "Hamas" adı altında çalışmayı tercih etti?

Hamas evvela "harekettir" çünkü geniş bir akımdır. "Direniştir" çünkü işgale karşı bir direniştir. "İslamidir" çünkü görüşünde İslam'a dayanmaktadır. Yani isimden de anlaşılabileceği gibi bir cihad hareketidir.

Niçin "Müslüman Kardeşler" adı altında çalışılmadı?

O zaman bu durum zordu. Kardeşler örgütü o zaman bu şekilde açık ve bariz değildi. Kardeşler örgütü çok daha geniş ve değişik faaliyet alanları olan bir örgüttür. Cihad Kardeşlerin faaliyet alanlarından biridir. Cihad kolunu Hamas üstlenmiştir. Hamas eğitim, davet, cihad ve diğer müesseseleri barındıran Kardeşler hareketinin bir parçasıdır.

İslami Direniş Hareketi ilk çıktığı zaman "Hamas" adını kullanmadı. İslami Direniş Hareketi (Hareketu'l Mukavemetu'l İslamiyye) adını kullanıyordu. Ancak duvarların üzerinde kısaca  Ha. Mim. Elif. Sin (HA.M.A.S) şeklinde yazılıyordu. Peki  bu harfleri birleştirip "Hamas" sözcüğünü günışığına çıkaran kim?

Hamas adı ilk olarak 3/1983'te ortaya çıktı. Bu tarihten iki ay önce cezaevindeydik. Sonraları bu ismi bulanın mühendis Hasan el-Kik (Allah rahmet etsin) olduğunu öğrendim.


10/11/1987 yılında İslami Direniş Hareketi "Hamas" adıyla iki bildiri yayınlamasına rağmen Hamas neden kuruluşu tarihini 14/12/1987 olarak kabul ediyor?

Bundan önce Hamas adıyla bazı bildiriler yayınlandı. Ancak bu bildiriler güvenlik konularını içeriyordu. Düşürme üsluplarıyla yüzleşme felsefesini içeriyordu. Ancak Hamas ilk defa  o zaman  intifadadan bahsediyordu. Bu bildiride ilk defa "intifada" kelimesi geçti.

Müslüman Kardeşlerle Hamas arasında fark nedir?

Bir fark yok. "Hamas" hareketi Filistin'de Müslüman Kardeşlerin Cihad ve direniş koludur. Kardeşler ana örgüttür. Liderliği de "Hamas"ın da liderliğidir. Bir söz vardır: "Her İhvani (Kardeşler mensubu) Hamsavidir (Hamaslıdır) ama her Hamsavi İhvani değildir."

HİYERARŞİK İLİŞKİLER

Örgütün dışarıdaki liderleri kim?

Üstad Halid Meşal, Dr. Musa Ebu Marzuk, mühendis İbrahim Guşe, mühendis İmad El Alemi, mühendis Muhammed Nezzal, kardeş Sami Ebu Hatır ve kardeş İzzet er-Rışk. Bunlar Hamas'ın politbüro üyeleridir.

Hamas ve askeri kanadı Şehid İzzeddin el-Kassam tugayları arasında nasıl bir ilişki var?

El Kassam Tugayları, Hamas Hareketinin bir parçasıdır. Ancak güvenlik şartları siyasi birimle  askeri birimin birbirinden ayrılmasını gerekli kıldı. Bu yaklaşık on yıl önceydi. Ancak siyasi birim olsun askeri birim olsun herkes hareketin genel siyasetini uygulamakla görevlidir.

Hamas'ın askeri kandına neden İzzeddin el-Kassam Tugayları adı verildi?

Benim düşünceme göre bu iki nedenden olabilir. Birinci neden: Şeyh İzzeddin el Kassam şehid oluncaya kadar İsrail işgaline karşı silahlı mücadeleye komutanlık yaptı. Bu yüzden direnişin ve şehadetin sembolu oldu. İkinci neden ise kendisi Filistin halkının çok yakından tanıdığı şeyhtir, alim ve hatiptir. Bu yüzden bu isim Hamas'a "asil ve İslami bir boyut" katıyor. Birinci neden Şeyhin Filistin toprakları üzerinde İngilizlerle savaşmasıyla ilgili. Şeyh İngilizlere karşı direndi ve teslimiyeti asla kabul etmedi. Ta ki arkadaşlarıyla birlikte şehid düşünceye kadar. İkinci neden ise benim kendi düşüncem.  

Askeri faaliyet esnasında "el-Mutaridin" denen bir grup ortaya çıktı. El Şati veya Gazze düzeyinde buraya üye kimseyi tanıyor musun?

Şati'de Ahmed Ansiyo, Mari el-Daifi ve Saad el-Arabid. Bölge dışında ise Muhammed Ed Dayf, Muhammed Es Sinvar, Kemal Halife ve 1996 yılında bir grupla hareketten ayrılan Abdulfettah Es Satri.

İntifada esnasında Hareketin faaliyetleri hakkında bize bilgi verir misin? Mesela duvarlara slogan yazma olayı?

Duvarlara yazı yazmak halkın sesidir. Hamas'ın halk sesi. "Hamas" yazısı iki ayrı özellikte yazılıyor. Birinci özellik bu kelimeyi yazmanın güzelliği, ikinci özellik ise slogan birliği. Enformasyon Birimi olay birimi aracılığıyla her platformda çalışanlara sloganlar dağıtıyordu. Bu yüzden her yerde aynı sloganları görürsün. 

Grevler ve grev gözcülüğü?

Grev kararları Hareketin yüksek önderliğince alınıyordu. Grev, grev gözcülüğü ya da herhangi bir konuyu protesto etme kararı hareketin yüksek önderliğinden çıkar kardeşlerimiz de bunu uyguluyordu.

İntifadada taşın ve silah dışı yöntemlerin kullanılması?

Mütevazı ve mevcut imkânlarla sokak hareketinin bir parçası. Taşın şekli halk intifadasının sembolü ve işgale isyan etmenin bir aracıdır.



Peki, işbirlikçilerin öldürülmesi hakkında?

Mecd birimi böyle bir eğilim göstermiş. Bu yüzden kardeşlerimiz dört işbirlikçinin öldürülmesini gerçekleştirdi. Bunlardan ikisi çok tehlikeliydi. Bunlardan biri Gazze'de diğeri ise intifadadan önce Han Yunus'taydı.

Yaralı, esir ve şehit ailelerine yardım konusu?

Allah'ın lütfüyle Hareket bu ailelere maddi manevi her türlü yardıma katkıda bulundu.
 
Siyonistlerin kaçırılması ve öldürülmesi

Hamas'ı gerçekleştirdiği ilk ve en büyük eylem Sasburets ve İlan Sadun'un kaçırılmasıdır. 101 grubu Şeyh Salah Şehada önderliğinde Muhammed Nessar, Muhammed Şeratihe ve Mahmud El Mebhuh adındaki mücahit kardeşlerimiz bu eylemi gerçekleştirdiler.

BAŞKA ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLER

Hamas'ın Lübnan Hizbullah'ıyla ilişkisi nedir?

Aramızda organik hiçbir ilişki yoktur. Ancak düşmanımız ortaktır ve alternatifimiz aynıdır.

Hamas'ın Ürdün ve Mısır Müslüman Kardeşleriyle ilişkisi nedir?

Mısır ve Ürdün'deki kardeşlerle organik bir bağımız yoktur. Fakat Mısır ve Ürdün'deki kardeşlerimizi takdir ediyor onlara saygı duyuyoruz. Onların metodu, kitapları ve eğitimleriyle yetiştik.



Körfez savaşı esnasında Hamas'la Irak arasında bir yakınlaşma oldu mu?

Irak'ın Müslüman Arap devleti olan Kuveyt'i işgal etmesini kınadığımızı ilan etmiştik. Zira işgal mantığını hiçbir şekilde kabul etmiyorduk. Arap arenasındaki anlaşmazlık bize göre halkımızın davasına ve Siyonist işgaline karşı direnişimize zarar veriyor. Ancak Irak'a karşı batı koalisyonu oluşturulduktan sonra bu Amerikan-Haçlı koalisyonuna karşı Irak Halkının yanında yer aldık. Bu yüzden bu dönemde bizimle Irak Yönetimi arasında hiçbir yakınlaşma olmadı.  

İNTİFADANIN HEDEFİ

İntifada sürecine girdiğinizde gerçekleştirmek istediğiniz hedef neydi?

İntifada başladıktan sonra siyasi komite bu durumu kendi arasında tartışarak harekete şu tavsiyede bulundu: İntifadadan amaç işgalin Batı Şeria, Gazze ve Kudüs'ten çıkarılması.   

Hamas İntifada esnasında kitlesel eylemlerin gerekliliğine ikna olmuş muydu?

Direnişi destekleyen, direnişe eleman ve lojistik destek sağlayan kitlesel faaliyetlerdir. İşgale karşı kitlesel halk faaliyeti çerçevesi genişledikçe direniş çok daha başarılı çok daha netice alıcı olur. İşgal silahlı hücrelerle başedemezken koca bir halkla nasıl başedebilir? Camilerde yapılan gösteriler ve çağrılarda Filistin halkından daha geniş katkı ve destek isteniyordu.

Hangisi işgale karşı daha başarılı? Kitlesel halk eylemleri mi askeri eylemler mi?

Hiçbir askeri faaliyet kitlesel faaliyetten bağımsız değildir. Silahlı direniş kendisini koruyacak bir kucağa ihtiyaç duymaktadır. Bu kucak halktır. Kitleler ve halk direniş seçeneği etrafında kenetlendikçe bu daha faydalı olur daha büyük bir başarı getirir. Bu yüzden iki çizgi paraleldir: askeri faaliyet ve kitlesel faaliyet.

dünyabületni

İlk Bölüm İçin Tıklayınız