İran Büyükelçisi'nden Terörle Mücadelede Çağrısı
İran'ın Ankara Büyükelçisi Gholam Rıza Bagheri, Türkiye'nin terör örgütü PKK konusunda asıl işbirliği yapması gereken gücün İran ve Suriye gibi yerel aktörler olduğunu belirterek...
İran'ın Ankara Büyükelçisi Gholam Rıza Bagheri, Türkiye'nin terör örgütü PKK konusunda asıl işbirliği yapması gereken gücün İran ve Suriye gibi yerel aktörler olduğunu belirterek, "Bölgenin asıl sahibi bizleriz" dedi.
Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan İran Büyükelçisi Gholam Rıza Bagheri, "İran, Türkiye'nin doğuya açılan bir penceresidir, aynı şekilde Türkiye de İran'ın batıya açılan bir kapısıdır. Karşılıklı olarak birbirlerinin ihtiyaçlarını tamamlıyorlar" diyerek, iki ülke arasındaki ilişkilerin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Irak konusunda ABD'den çok bölge ülkeleriyle işbirliği yapmasının önemine işaret eden Bagheri, "Bu bölgenin sahipleri her halükarda bizleriz" diyerek kalıcı çözümün ancak bölge ülkelerinin dayanışmasıyla mümkün olacağının altını çizdi. Bagheri, "Terörizm maalesef ülkelerimizin baş belası. Bu meseleden dolayı ülkelerimiz büyük hasar görmekte. Maalesef bunun da uzantısı dışa bağlanmakta. Eğer dış yardımları olmazsa, teröristler bu kadar etkin ve kalıcı şekilde bölgemizde boy gösteremez. O nedenle bölge ülkelerinin işbirliği ana nedenlerini kurutacak ve terörle mücadeleyi kolaylaştıracaktır. Bu konuda hem Irak merkez hükümetinin, hem Türkiye'nin, hem de İran ve Suriye'nin görüşleri var" dedi.
Kuzey Irak'tan kaçan PKK militanlarının İran'a sığınması ihtimaline karşı yeterli tedbir alınıp alınmadığı sorusuna Bagheri, "İran sınırı hiçbir sızıntıya imkan vermeyecek şekilde her zaman sıkı bir şekilde korunmaktadır. Güvenlik güçlerimiz ve ordumuz işbaşındadır. Ve mümkün olduğunca sınırlarımız her türlü yasadışı sızma ve eyleme karşı donatılmaktadır" cevabını verdi.
Dünyada 400'den fazla nükleer reaktör bulunduğuna ve Fransa'nın enerjisinin yüzde 75'ini bu yolla sağladığına dikkat çeken Bagheri, İran'ın da tarım, tıp, madencilik gibi değişik alanlarda bu enerjiyi kullanarak kalkınmak istediğini söyledi. Büyükelçi, İslam devrimi öncesinde İran'daki nükleer santrallerin Alman, Kanadalı ve Fransız şirketleri tarafından kurulmaya başlandığını, ancak sonraki yıllarda şirketlerin tek yönlü olarak bu mutabakatı feshettiklerini belirtti. Amaçlarının tümüyle barışçıl olduğunu vurgulayan Bagheri, iddiaların temelsiz olduğunu söyledi. Amerikan istihbarat örgütünün yayınladığı raporun da İran'ın 2003'ten sonraki nükleer faaliyetlerinin silah üretimine yönelik olmadığını belirttiğini hatırlatan Bagheri, BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet edilmelerinin yersiz olduğunu savundu. "Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek" diyen Bagheri, İran'ın hala işbirliğine ve çözüme açık olduğunu belirtti. Bagheri, "İran'la nasıl işbirliğine girebilecekleri, İran'ın potansiyelinden dünya barışı ve kalkınması için, bölgenin huzuru ve sükuneti için nasıl yararlanabileceklerinin yoluna baksınlar. Biz bu yönde her türlü işbirliğine açığız. Ama uluslararası kanun çerçevesinde tanınmış haklarımızdan vazgeçmeye hiç niyetimiz yok. Topyekun halkımız bu projenin arkasında. Biz halkımızın kalkınması için bu projeyi yürütmekte kararlıyız. Amacımız yalnız barışçıl kalkınmaya yönelik. Onun dışında söylenenler tamamen yalandır. Ajansla işbirliğine hazır olduğumuzu açıklamıştık ve devam etmeye de razıyız" diye konuştu.
"NÜKLEER SİLAHLARIN ÜLKEYİ SAVUNMADA ETKİSİ YOKTUR"
"Peki ama bölgede başka ülkelerin nükleer silahları varken, İran neden kendi savunmasını nükleer silah da ekleyerek güçlendirmek istemesin?" sorusunu temkinli şekilde karşılayan Bagheri, "Hem dini açıdan hem insanı açıdan sakıncalı buluyoruz. Hiçbir şekilde bu silahların kullanılmasına inanmıyoruz. Öte yandan bu silahların ülkeyi savunmada etkili olduğuna da inanmıyoruz. Görüyorsunuz şimdi Pakistan'da var, Hindistan'da var. Barış yolunda hangi problemlerin çözümünde etkili oldu? Görüyoruz ki, bunlar insani açıdan hem de dini açıdan sakıncalı. Bizim böyle bir silahın üretilmesine müsaademiz yoktur. Hem pratikte görüyoruz bunların ülkeyi savunmada hiçbir etkisi yoktur" şeklinde konuştu.
"Uranyumun Türkiye gibi üçüncü bir ülkede zenginleştirilmesi ve İran'a sağlanmasına nasıl bakıyorsunuz?" sorusuna ise Bagheri, "Uluslararası bir kanun ve düzenleme var. Biz buralarda öngörülen haklarımızdan yararlanmak istiyoruz" yanıtını verdi.
Yılda 1 milyon 200 bin otomobil üretimiyle İran'ın dünya sıralamasına girdiğini belirten Büyükelçi Gholam Rıza Bagheri, Türkiye'deki talebe yetişmekte zorlandıklarını söyleyerek, "Dolmuş, otobüs ve traktörlerin Türkiye'de üretilmesi konusunda işbirliğimiz var. Sanayi Bakanlığı'ndan izinler alındı. Bazı yerler tahsis edildi, yani iş yürümekte" dedi. Söz konusu tesislerin Bursa ve Gaziantep'te kurulmasının öngörüldüğünü ifade eden Bagheri, açılış tarihi için ise gün vermedi.
"TÜRK FİRMALARI İRAN ÖZELLEŞTİRMESİNDE ÖNCELİKLİ, HEDEF 20 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİNİ AŞMAK"
Türkiye-İran ticaret hacminin 8 milyar doları aştığını ancak bunun gerçek potansiyeli yansıtmadığını kaydeden Bagheri, "İlk aşamada 20 milyar doların üzerinde olması gerekiyor. Ve bu potansiyel mevcuttur. Ümit ediyorum ki, yakın zamanda bu potansiyeli yakalayacak, hatta daha yüksek bir ticaret hacmine sahip olacağız" dedi.
Özelleştirme çalışmalarına da hız verildiğini kaydeden İran Büyükelçisi, "İran ekonomisinin asıl kısmı devletin elindedir. Eğer bu hacmi özelleştirmelere açılırsa çok derin etkiler yaratacaktır. Hem ülkemizin ekonomisi hakkında hem de diğer ülkelerle ekonomik ilişkilerimizin gelişmesi doğrultusunda. Şimdi bu konuda bazı uygulamalar gerçekleşmektedir ve ne mutlu ki, geçen günlerde İran'ın bir petrokimya tesisini bir Türk şirketi (Gübre TAŞ) aldı. 700 milyon dolar civarında bir alım gerçekleşti" şeklinde konuştu.
Türkiye'deki özel sektörün İran'da geniş bir faaliyet ortamı bulacağını söyleyen Bagheri, "Türk firmalarının İran'da iş yapması için şartlar daha da müsait olacaktır" dedi.
Kapılarının Avrupa'dan gelecek yatırımcılara da kapalı olmadığını belirten Bagheri, şöyle konuştu:
"Özelleştirme olacak fabrikalarda bir kısıtlama söz konusu değildir. Bizim şartları kabul edip bu özelleştirmeye katılmak isteyenler, herhangi bir meşru ülkenin üyesi iseler bizim bu faaliyetlerimizde ortak olabilirler." Türkiye ile yaşanan doğalgaz kesintisi sorunlarını aşmak için yeni bir hattın gündemlerinde olduğunu da dile getiren Bagheri, "Türkiye'ye iç tüketimimizden bağımsız bir boru hattının kurulması ihtiyacına varmış oluyoruz. Bu doğrultuda şimdi görüşmelerimiz sürdürülmektedir. Yeni projenin detaylarını görüşüyoruz. Ümit ediyoruz ki, bu boru hattını kısa zamanda hayata geçirerek ilişkilerimizde yaşanan aksaklıkları gideririz" diye konuştu.
İnşaatın önümüzdeki kışa yetişip yetişmeyeceği sorusuna ise Bagheri, "O projenin nereden başlayacağını, nasıl olacağını ve detayı belli olduktan sonra kestirilebilecek teknik bir meseledir. Ona ben zaman vermek durumunda değilim" karşılığını verdi.
ajanslar
