Hürmüz Boğazı’nın Kapalı Kalmasının ABD'ye Maliyeti!
Uluslararası petrol ve enerji uzmanı: Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ABD borcunu 40,8 trilyon dolara çıkarabilir
Uluslararası petrol ve enerji sektöründe uzman olan ekonomist Dr. Memduh Selame, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının ABD ekonomisi ve küresel piyasalar üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.
Arabi21’e özel açıklamalarda bulunan Selame, boğazın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda ABD’nin toplam borcunun 2026 yılı içinde 40,8 trilyon dolara ulaşabileceğini belirtti. Selame’ye göre bu durum, Washington yönetimini bütçe açığını kapatmak için yeni ekonomik adımlar atmaya zorlayabilir.
Enerji ekonomisi profesörü Selame, “Boğazın kapalı kalması ABD bütçe açığında büyük bir artışa yol açacaktır. Bu durum ABD Merkez Bankası’nı (Fed) açığı kapatmak için dolar basımını genişletmeye zorlayabilir. Bunun sonucunda küresel ölçekte enflasyon ciddi şekilde artabilir ve dünya ekonomisi üzerinde büyük baskı oluşabilir” dedi.
ABD de ağır şekilde etkilenecek
Selame, ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından en fazla etkilenecek ülkelerden biri olacağını ifade etti.
ABD’nin küresel fiyat artışlarından kendisini izole edemeyeceğini vurgulayan Selame, ülkenin günde yaklaşık 8 milyon varil petrol ithal ettiğini hatırlattı.
Ayrıca eski ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol fiyatlarını düşük tutmak için OPEC+ üzerinde üretimi artırma yönünde sürekli baskı kurduğunu belirten Selame, Trump’ın hedeflediği fiyat aralığının varil başına 49–60 dolar olduğunu söyledi.
Ancak bugün petrol fiyatlarının bu seviyenin çok üzerine çıktığını ifade eden Selame, fiyatların iki ila iki buçuk katına kadar yükseldiğini kaydetti.
Selame, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı askeri güçle açmasının da kolay olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Eğer ABD boğazı güç kullanarak açabilecek olsaydı bunu çoktan yapardı. Ancak petrol tankerlerine eşlik edecek savaş gemilerinin İran füzeleri tarafından hedef alınma riski çok yüksek. Bir Amerikan savaş gemisinin kaybedilmesi ordunun moralini ciddi şekilde etkileyebilir.”
Küresel ekonomik büyüme daralabilir
Enerji uzmanına göre Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması durumunda küresel ekonomik büyüme ciddi şekilde daralabilir.
Selame, savaş öncesinde %3,3 olarak öngörülen küresel büyümenin savaş sürecinde %1,3’e kadar düşebileceğini, boğazın iki aydan daha uzun süre kapalı kalması halinde ise %1’in altına hatta sıfıra yaklaşabileceğini söyledi.
Ayrıca küresel ekonominin karşı karşıya kalacağı ek maliyetlerin de oldukça yüksek olacağını belirten Selame, şunları ifade etti:
Sanayi üretim maliyetleri artacak
Gıda üretim maliyetleri yükselecek
Küresel ithalat fiyatları artacak
Selame’ye göre boğazın iki ay kapalı kalması dünya ekonomisine yaklaşık 5 trilyon dolarlık ek zarar verebilir.
Irak işgalinden daha pahalı olabilir
Selame, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasının ekonomik maliyetinin 2003 Irak işgalinden daha ağır olabileceğini de söyledi.
Irak işgalinin küresel ekonomiye toplam maliyetinin 6 trilyon doları aştığını hatırlatan Selame, mevcut krizin ise 6 ila 8 trilyon dolar arasında bir maliyet doğurabileceğini ifade etti.
Petrol fiyatlarında sert yükseliş
Selame’ye göre savaşın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının en hızlı etkisi petrol fiyatlarında büyük sıçrama şeklinde görüldü.
Uzman, Brent petrolünün varil fiyatının 65 dolardan 120 doların üzerine çıktığını, boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde fiyatların 120 doların da çok üzerine çıkabileceğini belirtti.
Bu durumun küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturacağını söyleyen Selame, petrol fiyatlarındaki yükselişin aynı zamanda gıda ve temel tüketim mallarında da ciddi fiyat artışlarına yol açacağını vurguladı.
Büyük ekonomiler de etkilenecek
Selame, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin Çin, Hindistan ve Avrupa ekonomilerini de doğrudan etkileyeceğini söyledi.
Hindistan petrol ihtiyacının büyük kısmını ithal ettiği için ciddi mali baskı yaşayabilir.
Avrupa Birliği, zaten yüksek enerji fiyatları nedeniyle yavaşlayan ekonomide yeni bir durgunluk riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Çin görece daha avantajlı
Selame’ye göre Çin de büyük ölçüde petrol ithalatına bağımlı olsa da bazı avantajlara sahip.
Çin’in günde yaklaşık 17 milyon varil petrol tükettiğini, bunun 12 milyon varilini ithal ettiğini belirten Selame, ülkenin:
güçlü finansal kapasitesi
Rusya ile enerji iş birliği
doğrudan boru hatları
sayesinde krize diğer ülkelerden daha iyi uyum sağlayabileceğini ifade etti.
OPEC’in rolü sınırlı kalabilir
Selame, mevcut krizde OPEC+’ın etkisinin sınırlı olacağını da söyledi.
Bunun başlıca nedenlerinin:
üretim kapasitesinin sınırlı olması
OPEC petrolünün büyük bölümünün yine Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi
olduğunu belirtti.
Krizin çözümü Hürmüz Boğazı’nın açılması
Selame’ye göre krizin temel çözümü Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması.
Ancak İran’ın ABD ve İsrail’in saldırıları devam ettiği sürece boğazı açmayacağını belirten Selame, bu durumun krizin merkezini oluşturduğunu söyledi.
Enerji uzmanı ayrıca küresel enerji üretiminin artırılması için her yıl yaklaşık 600 milyar dolarlık yatırım gerektiğini ve bunun uzun yıllar boyunca sürdürülmesi gerektiğini de vurguladı.
Selame son olarak, alternatif enerji kaynaklarının şu an için petrolün yerini tamamen alamayacağını belirterek şunları söyledi:
“Yenilenebilir enerji elektrik üretiminde önemli rol oynasa da petrol; ulaşım, sanayi, petrokimya ve küresel tedarik zincirleri için vazgeçilmezdir. Bu nedenle petrol ve doğal gaz, 21. yüzyıl boyunca dünya ekonomisinin bel kemiği olmaya devam edecektir.”
