Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

'Hesap Gününü' hesaba katmaz mısınız?

Derin Gerçekler

Algı yapan, kendini kandırır. İnsanları kandırıp bugünlerini kurtardıklarını zannedenler yanılıyorlar. Her şeyi gören, duyan, bilen, Kader’e, Rızka ve Ecel’e hükmeden bir Allah (cc) var.. Hayır da Şer de onun iradesi içindedir. Ve bu dünya bizim için bir imtihan yeridir.

Ölümden sonra bir hayat var. Cennet var, Cehennem var! Ve o Kitabın sözünü ettiği gün geldiğinde son pişmanlığın faydası olmayacak. Kim zere-i miktar iyilik ya da kötülük yapmışsa, karşılığını görecektir. Bu gün kazanmış gözükenler, Haksız kazançlarının karşılığında cehennem yakıtı alacaklar, kimin malı canlı haksız bir şekilde zarara uğramışsa, karşılığını fazlası ile alacaklar ve pişman olmayacaklar. Bugün ezilmiş, horlanmış, dışlanmış gözükenler ise İyiliklerinin karşılığını ise kendilerine kat kat fazlası ile ikram edilecek.

Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bu böyle.

Şüphesiz ameller niyetlere göredir. Eğer siz çaldığınız malın, paranın bir kısmı ise, cami yaptırıp, soygununuzu gizlemeye çalışıyorsanız, Allah bunu görür ve bilir. Onun işin Şeriat kitabında “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” denmiştir. Ve bu anlamda denir ki, Cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir.

Kimi hocalar, hacca gidenin, Cuma’yı kılanın bütün günahlarının af olacağını söylerler. Kul hakkı bu kapsamda değil. Hatta “Kamu malı” “yetim malı” hükmündedir. Onların namazları bile kabul olmaz. “Vay o namaz kılanların haline ki“ diye başlayan ayete bakın. Helalleşmeden, helallik almadan olmaz. Kaldı ki, bilerek kasten bu işi hem yapan, hem yaptıranlar yok mu, o yoldan çıkanların alınları mühürlenmişse, “Tebbet Yeda” diye başlayan ayette haber verildiği gibi Ebu Leheb gibiler artık iman da edemezler. Onlar Şeytanı kıskandıracak işler yapan İnsin Şeytanına dönüştürülürler..

Torpil de, Rüşvet de, ihaleye fesat karıştırmak, başkasının ya da kamunun toprağına tecavüz, tehdit, şantaj, Mafyoz ilişkiler, Riba, her türlü dolandırıcılık, Fuhuş, alkol, uyuşturucu, dedikodu, iftira, hased, 5 Temel emniyete tecavüz, 10 emre uymamak, Hırsızlık, dolandırıcılık, Hava, su, toprağa zarar vermek, ekinleri talan edip, hayvanları haksız yere öldürmek, fıtratı bozmak, bunlar ve buna benzer şeyler kul hakkına giren şeylerdir. Sınav sorularını çalanlar, haksız makam ve unvan sahibi olanlar, yalan söyleyenler, bunların hepsi insanı Allahtan uzaklaştırır ve Şeytana yaklaştırır.

Yönetenler, yönettiklerinin suçuna ortak olduğu gibi, yönetilenler yönetenlere karşı eli ile, dili ile, kalbi ile muhalefet etmiyorlarsa yönetenin suçuna ortak olurlar. Kimi kimi zorlayarak ve gönüllü olarak birlikte hareket ediyorsa, Herkes suçu ve suça iştiraki nispetinde verilecek ceza da pay sahibi olacaktır.

Onun işin Şeriat bizi uyarır: “İçinizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden siz de helaka sürüklenebilirsiniz” diye. Onlar “biz ıslah edicileriz” diye geleceklerdir. Her söze inanmayın, her güzel söz söyleyene de kanmayın. Onlar “bozguncuların ta kendileri” olabilirler. Niyet sanki, Şeriat kitabının ilk suresi olan Fatiha’da günde 40 kez “Bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hak’da toplanmamızı nasip et” diyoruz ki? Çünkü başka türlü, Gazaba uğrayanlardan oluruz, nimet verilenlerden değil.

Mü’min feraset sahibi olmalı. Aynı delikten tekrar tekrar ısırılmamalı. Bilmediği şeyin peşine düşmemeli, istişare ve şuradan, adaletten ayrılmamalı, ehliyet ve liyakate dikkat etmeli. Yaşadığı zamana, mekana ve aynı zamanda kişi ve olaylara karşı adil şahitlik etmeli. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olmalı. Zalim anne-babası da olsa, mazlum düşmanınız da olsa. Yani bırakın rakibiniz olmasını, düşmanınız bile olsa bu böyle. Yani düşmanınız hakkında her şeyi yapmak, her şeyi söylemek mübah değil. Hatta, Taife giden peygamberin ayak izinden yürüyerek, onlar bizim yolumuza diken dökseler, arkamızdan küfretseler, ayağımız taş atsalar bile, biz onları güzel söz ve hikmetle Hakka davet etmeliyiz. Ta ki, 5 temel emniyeti ortadan kaldıran tehdit gerçekleşene kadar. O zaman bize savaş için de izin verildi, Gazze örneğinde olduğu gibi.

“Bizde yanlış yapan olmaz” diyene inanmayın . Nefs taşıyan her insan ve insanın bulunduğu her yerde yanlış yapanlar olabilir. İnsin Şeytanları “ıslah edici postu”na bürünüp sızabilir de. Ajanda olabilir, münafık, yanar döner biri de.

Ya hu Resulullah bile tevbe istiğfar ederken size ne oluyor. Ya hu Peygamberler bile, kimi zaman da yanındakilerinin sorumluluğunu üslenip “İnni küntü minezzalimiyn” diyor da, size/bize ne oluyor.

Hani AK Parti, CHP, HDP, hangisi olursa olsun, ya da DİB, TSK, MİT farketmez, MÜSİAD, TÜSİAD olsun içlerindeki “FETÖ’nün zihniyet ikizleri”ne dikkat etme uyarısı birilerini rahatsız ediyorsa, onlar daha çok dikkat etsinler o bu sözlerden rahatsız olanlara. Ya hu, her insanın bir nefsi yok mu? O “Nefis” de Şeytanın dostu değil mi? Her insanın içinde nefsine taht kurup oturan bir Şeytan yok mu? Şeytanın olduğu yerde Şeytanın inşa ve cin dostlarına açılan bir oda yok mu? Hannasın vesvesesi yok mu içinizde. Şeytan oradayken onun dostlarının orada olmaması mümkün mü?

Aslında Müslümana gelen Şeytanla, Gayri Müslüm’e gelen, sağcısına, solcusuna, milliyetçisine, liberaline, Laikine Şeriatçısına, zenginine, fakirine, memuruna, işçisine, köylüsüne, alimine, cahiline, meşhuruna, münzevisine, yönetene, yönetilene gelen Şeytan aynı Şeytandır. Şeytanın ırkı yok. Şeytana tabi olanlar, bu dünyada birbirleri ile savaşsalar bile onlar aynı Şeytanın ümmetidirler.

Ey İnsanlar! Tevbe edin, aranızda ortak bir kelimeye gelin. Aynı atanın çocuklarısınız. Doğduğunuz ana-babayı siz seçmediniz, doğduğunuz toprağı da, zamanı da siz seçmediniz. Tıpkı derinizin rengi ve cinsiyetinizi de siz seçmediniz. Neden bundan dolayı birbirinize düşmanlık edersiniz. Kardeş olun.. “Fikri kavmiyyeti tel’in ediyor peygamber.” İlk haram, ilk günah, ilk lanet ırkçılığadır. Her türlü kör taassub ve bunun sonucu taraftarlık ırkçılıktır. Partizanlık, İdeolojik taraftarlık, Mezhepçilik, Tarikatçılık, Müslümancılık bile böyle.

Gelin tevbe edelim, gelin bir diğer adı “Selam/Barış” olan “Allah’ın ipi”ne tutunalım, kardeş olalım. Gelin bunun için dua edelim ve Allahtan istediğimizi, onun adına biz kendi ellerimizle gerçekleştirmek için bir araya gelelim. Çünkü O Allah, “Bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istiyor”. 3 aylara girerken, Kur’anla tanışmak-barışmak ister misiniz?

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 297 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar