Haber Ajanda, Haksız Saldırılara Cevap Verdi
Haber Ajanda Dergisi bazı yazılı ve görsel medya organlarının haksız saldırılarına cevap verdi.
Basın Açıklaması…
Dergimiz Haber Ajanda, “Türkiye’nin Örtülü Gerçeği: Başörtüsü” başlığı altında ele aldığı kapak konusu ile bazı yazılı ve görsel medya organlarının “haksız” saldırısına uğramıştır.
Millet olarak tek yumruk olmamız gereken tehlikeli bir süreçten geçtiğimiz bugünlerde kökü dışarıda olan yönlendirmelerle iç barışı ortadan kaldıracak girişimleri masaya yatırmak ve okuyucularımızı bu konularda bilgilendirmek, Haber Ajanda olarak bizim kuruluş ilkemizdir. Hiçbir sermayeye, gruba, cemaate veya herhangi bir siyasî parti ve ideolojiye bağlı olmadan, dinî ve millî değerlerimiz doğrultusunda yayın yapmak da 20 sayıdır vazgeçmediğimiz ve bundan sonra da vazgeçmeyeceğimiz bir başka kabulümüzdür.
Bu ilke ve kabullerimiz çizgisi doğrultusunda ele alıp işleyeceğimiz onlarca konulardan biri de tabiî ki “başörtüsü”ydü. “Başörtüsü”, Türkiye’nin “kangrenleşmiş” bir gerçeğidir ve maalesef bu “kangren”in üstü de sıkı sıkıya örtülmüştür. Bugüne kadar karşısında olan “laik” kesim ile yanında olan “İslamî” ve “demokrat” kesimlerin örtüyü kaldırıp altına bakmakla yetinmesi, konulan teşhislerin doğru ve gerçekçi olmasını engellemiştir. İşte biz, ciddî ve cesaret isteyen bir kararlılıkla 19’uncu sayımızda “başörtüsü”nü kapak konusu yaptık ve çuvaldızı dahli olan herkese batırdık. Bugüne kadar bir eşi dahi olmayan bu objektif çalışmada “laik” kesimin yanında “İslamî” kesim de eleştirildi… Siyasî partiler, Diyanet, ilahiyatçılar, akademisyenler, gazeteciler, yazarlar ve “tesettürlü” kızlar da bu eleştirilerden paylarını aldılar. Sözün özü: Haber Ajanda olarak bu dosyayla amacımız, taraflar arasına sıkışıp kalmış, dinî hassasiyetten başka hiçbir amacı olmayan ve bugüne kadar “kayıkçı kavgası”ndan tek taraflı zarar görmüş “gerçek mağdurlar”ın mazlumiyetini gözler önüne sermekti.
Ancak konu, her zamanki gibi yine “kayıkçı kavgası”na çekilerek amacından saptırılmaya çalışılmıştır. 16 yazarın makalesinin, bir anket çalışmasının ve 6 söyleşinin bulunduğu 54 sayfalık bir dosyadan, sadece Abdurrahim Karakoç’un yazısının üç ayrı paragrafından “cımbız”la birer cümlenin çıkartılıp birbirine eklenmesini ve bunun da haber yapılarak yayınlanmasını hangi objektif gazeteciliğe, hangi vicdana sığdırabiliriz?! Ya, bir kalemden çıktığı belli olan bu servis haberi sorgu sual olmadan olduğu gibi sütunlarına alan sözüm ona bağımsız ve objektif habercilik yapan internet gazetecilerine ne demeli!?
Hele hele kızı ve yeğenlerinin de başı açık olan yazarımız Abdurrahim Karakoç’un cımbız marifetleriyle “başı açık olanlara” üstelik birçok başı açık bayan yazara sahip olan bir dergide hakaret ettiğini iddia ederek hem yazarımızın hem de dergimizin hedef gösterilmesine ne demeli!?
“Meclis’te Skandal Dergi” manşetini atarak kelimelerin ayıplıklarına “güya” dikkat çekenlerin, “sahte” haberciliklerinin yanı sıra bizzat sayfalarında veya sitelerindeki “fiili” ayıplarını görmezlikten gelmeleri, bizlere deve kuşlarının o müthiş duruşlarını hatırlatmaktadır.
Saygılarımızla…
Yavuz Selim
Haber Ajanda Dergisi
Genel Yayın Yönetmeni
