"Gürültücü subaylar bizi temsil etmez "

"Gürültücü subaylar bizi temsil etmez "

Başörtüsü yasağının sona erdirilmesi konusunda atılan siyasi ve hukuki adımlara en sert tepkiyi gösteren bazı emekli asker derneklerine cevap geldi.

BAZI EMEKLİ ASKER DERNEKLERİNİN BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI ISRARINI DEĞERLENDİREN EMEKLİ KD. ALBAY ERGENEKON:

Başörtüsü yasağının sona erdirilmesi konusunda atılan siyasi ve hukuki adımlara en sert tepkiyi gösteren bazı emekli asker derneklerine cevap geldi. Türkiye’nin birçok yerinde görev yapan ve son görev yeri Adıyaman’da sıkı yönetim komutanı olan Emekli Jandarma Kıdemli Albay Necabettin Ergenekon, gürültücü subayların kendilerinin temsilcisi olamayacaklarını söyledi.
Emekli askerlerin başörtüsü yasağının kalkması yönündeki adımları protesto etmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Emekli Subaylar Derneği’nin yapmış olduğu hareketi bütün askerlere mâletmek yanlıştır. Dernek başkanı kendi düşüncesine göre bir hareket yapmıştır. Memlekette demokrasi olduğu için herkes kafasına göre bir şeyler yapıyor. Tabiî bunların doğruluğu-yanlışlığı tartışılır.
LAİKLİK TAHRİBAT YAPIYOR
Başörtüsü yasağını ve yasağı kaldırmaya yönelik adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başörtüsü meselesine neden karşı çıkılır? Laiklik meselesi ortaya atılıyor, laikliğin başörtüsüyle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. İşin püf noktası şûradadır: Bugüne kadar laikliğin bir tarifi yapılmamış. Laikliğin tarifini Anayasa’ya koymak gerekli. Çünkü laiklik Türkiye’de amacından saptırıldı ve tahribat yapmaya başladı. Laiklik bu değildir efendim. Laikliğin esası dindedir; siz kendi inancınızı yaşıyacaksınız, ben de kendi inancımı yaşayacağım. Siz bana hoşgörüyle bakacaksınız, ben de size. Şimdi bazı kızlarımız başlarını örtüyor, bazı kızlarımız da örtmüyorlar. Bazısı kısa etek giyerken, bazısı giymiyor. Yani bunlara ses çıkarmazken türbanlılara neden ses çıkarıyorsunuz kardeşim! Üniversite ortamında değil sadece, Türkiye’de demokrasiyi ve hoşgörüyü yaymak gerekli. Bu, netice itibariyle inanç özgürlüğüne dayanır. Bu Kur’an’da gerek Ahzab Sûresi’nde, gerekse Nûr Sûresi’nde açıkça belirtilmiştir. Bazı çevreler dine alerjisinden dolayı böyle bir tepki gösteriyor.
UÇURUMUN KENARINDAYIZ
Teknoloji çağında yaşıyoruz, dünya gelişiyor. Büyük Ortadoğu Projesi denen şey kapımıza dayanmış, biz bir uçurumun kenarındayken bunlar bu gencecik kızların başlarıyla uğraşıyorlar. Aşmalıyız bunları.
Bu sorunları aşmak için ne yapmak lazım?
Üç konunun düzeltilmesi lazım; başörtüsü, İmam-Hatip’ler ve Kur’an Kursları... Başörtüsü yasağı kalkmalı. Ayrıca bu katsayı rezaletine de son vermek lazım. Nerede bir haksızlık varsa, orada mutlaka anarşi vardır. Kur’an Kursları’na gelecek olursak; çok dikkatli olmak lazım. Yahudi kendi kafasına göre bir İncil yazdı. Tevrat’ı da değiştirdi. Bir zamanlar Kur’an-ı Kerim’i de değiştirmeye kalktılar. En kaliteli kağıda, en güzel baskılarla bir Kur’an bastılar. Ama İslâm’da hafızlık müessesesi bulunduğundan hafızlar bunu okudu ve dur dedi. Bu yanlış. Şimdi bakıyor ki böyle bir müessese var, İslâm’da ve İslâm’ı dejenere etmek için hafızlık müessesesini bitirmesi gerekli. Bunun için de Kur’an Kursları’nı kapatması lazım. Bu konuların bir an önce düzeltilmesi gerekli.