Güneşi ağlatan Çeçen köyü
Zumsoy köyü Rus-Çeçen savaşlarının trajik bir sembolü olarak Çeçenya'nın yüksek dağlarında duruyor. Bir zamanlar ataları nesiller boyunca bu taşlık arazide tarım yapan birkaç aileye ev sahipliği yapan bu köy...
Zarema Mukuşeva iki yılını yaşamı belgeleyerek Zumsoy'da geçirmiş olan Caharkale'den genç bir insan hakları savunucusu. Mukuşeva'nın 'Ağlayan Güneş: Çeçenya Dağlarında Savaşın Etkisi' isimli filmi yakın bir zaman önce Washington'da gösterildi. Radio Liberty muhabiri Heather Maher'in Mukuşeva ile yaptığı röportaj Ajans Kafkas Türkçe'ye çevirdi:
Filmin adına nasıl karar verdiniz?
Bu ismi seçtik çünkü köyde yaşayan çocuklardan birinin çizdiği bir resmi hatırladık. Resimde köy, yanan evler ve gökyüzünde ağlayan güneş vardı. Bu ismin çok anlamlı olacağını ve savaş sırasında burada yaşayan kişilerin duygularını ve durumu açıklayacağını düşündük.
Zumsoy köyünü nasıl keşfettiniz?
Burası Çeçenya'da çok yüksek ve dağlık bir köy. Buraya Rus askerleri tarafından gerçekleştirilen bir temizlik operasyonunu duyduğumuz içlin geldik. Bu köyü operasyondan sonra ziyaret ettik çünkü bunu belgelemek istiyorduk. Memorial insan hakları organizasyonu daha önce hiç film çekmemişti. Bu bizim projemiz. Bu film ayrıca Witness (İnsan hakları ihlallerini kameralarla belgeleyen Amerikan insan hakları organizasyonu) ile işbirliği içinde yapıldı.Burada filmi hazırlarken iki yıl geçirdik ama aslında film yapmak gibi bir niyetimiz yoktu. Sadece gelen ve giden insanları gözlemliyor ve gördüklerimizi kameraya alıyorduk.
İki yıl içerisinde bir çok şeyi görüntülemiş olmalısınız. En nihayetinde filme ne koydunuz?
Olay Çeçenya dağlarındaki Zumsoy köyünde geçiyor. Köy olağan üstü çünkü çok eski tarihi bir köy. Filmdeki kişiler iki aile ve iki yıldır onların kaderini takip ediyoruz. Özellikle savaş sırasında 15 yaşındaki kardeşi Rus askerler tarafından kaçırılan Mehdi Muhayev'i izledik. Diğer kardeşi tutuklandı ve acımasız bir işkenceden sonra sakat kaldı. Daha sonra karakterimiz hapse atılır. Federal askerler tarafından tutuklandıktan sonra birkaç gün ortadan kaybolur ve ayrıca onu ciddi suçlarla suçlama girişimi vardır. Diğer ana karakterde babası 103 yaşında olan Zumsoy'daki okul öğretmeni. Herkes köyü terk ettikten sonra öğretmen bir insan hakları organizasyonu için kaçırılan insanlarla ilgili çalışmaya başlar. Film bu kişilerin hayat tarzlarını, içinde bulundukları durumu ve Rus askerleri tarafından nasıl tehdit edildiklerini gösteriyor. Aynı zamanda köyün çevresini, hava saldırılarını, temizlik operasyonlarını ve köy tamamen boşalana kadar ailelerin nasıl birbiri ardına köyü terk etmek zorunda kaldıklarını konu alıyor. Filmimiz Çeçenya'daki dağlık köylerini terk etmek zorunda kalan insanların trajedisini ve savaşın nasıl yerel halkı ana vatanını terk etmeye zorladığını gösteriyor.
Rus askerleri yaptıklarını dağlarda yaşayan kişilerin halen dağlarda faaliyet gösteren Çeçen gerillalara erzak deposu olarak hizmet ettiğini söyleyerek haklı göstermeye çalışıyor. Amacımız sadece bu sosyal sorunu göstermek değil, aynı zamanda omuzlarındaki savaşın yükünü çekmek zorunda kalan Çeçenya'nın sıradan insanlarının hayatlarını da göstermek. Hayatlarının ve kaderlerinin savaş tarafından nasıl değiştirildiğini ortaya koymak.
Çok duygu yüklü bir film yaptınız. Filmi gördüklerinde izleyiciler nasıl bir tepki veriyor?
Filmde izlemesi benim için bile oldukça güç olan bazı sahneler var. Bu olayları gözümle görmüş olmama rağmen halen izlemek çok zor. Mesela Rus askerlerinin temizlik operasyonu yaptıkları sahneyi izlediğinizde ürperiyorsunuz. Çeçenya'nın dışında yaşayan yani Çeçenya'yı terk etmek zorunda kalan Çeçenlerin özellikle de güzel dağları ve dağlarda yaşayan insanları gördükten sonra çok üzüldükleri anlar oldu. Filmi Moskova'da gösterdik ve Rusya'nın birkaç şehrinde daha göstermek istiyoruz. Bana göre sıradan Rus vatandaşlarının fikrini değiştirmek Putin gibi insanların fikrini değiştirmekten daha önemli.
Bir film yapımcısı ve insan hakları savunucusu olarak savaş yılları boyunca kurbanlarla ve sıradan insanlarla birlikte çalıştınız. Sizce Çeçenya'daki savaşın uzun süreli etkileri neler olur?
Savaş sadece yıkım ve akraba ve arkadaşlarınızın ölümünü getirdiği için değil aynı zamanda her an yeniden yeşerebilecek olan kin düşmanlık tohumlarını serptiği için çok korkunç bir şey. Çeçenya'da yetim çocukları evlatlık edinen bir çok aile var ve bu çocuklar küçüklüklerinde beri Rus askerlerini, temizlik operasyonlarını ve maskeli adamları duyarak ve görerek yaşıyor. Bu şekilde büyüyorlar. Yetişkin olduklarında sizce politik görüşleri ne olur? Bu büyük oranla çocukluk tecrübeleri tarafından şekillendirilir. Bir keresinde Memorial için çalışırken bir aileyi ziyaret etmiştim ve etrafı beş küçük erkek çocuğu tarafından sarılmış olan yaşlı bir kadın vardı. Çocuklardan birini göstererek, "Bu en büyük oğlumun oğlu", diğerini göstererek "Bu en küçük oğlumun oğlu" ve bir diğerini göstererek de "Bu da ortanca oğlumun oğlu" dedi. Yaşlı kadının oğulları ve kocası Rus askerler tarafından tutuklanmışlar ve hiçbirinden haber alınamamış. Babasız büyüyen bu çocukları düşünüyorum. Bahçelerinde 'savaş oyunları' oynuyorlar. Bence büyüdükleri zaman onlar ailelerinden çok daha radikal olacaklar. Ben küçükken arkadaşlarım da savaş oyunları oynardı. Bazıları Rus askeri olurdu diğerlerine de, "Siz Almansınız, Nazi askerleri' derlerdi. Kimse Nazi askeri olmayı istemezdi hepsi Rus askeri olmak isterdi. Ama şimdi oynanan savaş oyunlarında tüm çocuklar Çeçen savaşçı olmak istiyor. Artık hiçbiri Rus askeri olmak istemiyor.
Ajans Kafkas
