"Gül'den Orduya Koz Çıkmaz"
Umman gazetesi el Vatan'da gündemi konu edinen bir makale
Gül'den orduya koz çıkmaz
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk'ün, rejimin zirvesinde İslami eğilimli ve eşi başörtülü birisinin oturacağını hayal etmesi mümkün değildi. Atatürk böyle olacağını bilseydi, laikliği temel almaz, İslami sembollerin kaldırılmasına çalışmazdı. Bugün demokrasi, kendisini Türkiye'ye getirenlere acımasız davranıyor. Demokrasi, laikliğin aşırılık yanlısı değerlerine sırtını dönüyor; laik Türklerin eğiliminin tersi yönünde yol alıyor.
Anadolulu Abdullah Gül, kendi partisinden vekiller de dahil herkese karşı koydu ve sonuna kadar gitmekte ısrar etti. Aşırı laiklerin eleştirileri onu vazgeçiremedi. Laik muhalefetin Gül'ü eleştirmedeki taşkınlığı arttıkça, eski bakanın cumhurbaşkanlığı ısrarı da arttı. Gül yapacağını yaptı ve sonuna kadar gitti. Kimsenin adaylığını engelleme hakkına sahip olmadığını biliyordu. Böylelikle, herkesi köşeye sıkıştırdı. Ya ordu demokrasiye darbe yapacak ve Türk tarihinin iç ve dış platformlardaki 'beyaz sayfası' sona erecek, ya da çoğunluğun iradesine boyun eğilecek ve demokrasi doğal sürecinde bırakılacak.
Gül, AKP içindeki tartışmanın netleşmesi sonrası yeniden aday olma kararı aldı. AKP, geçen mayıstaki gibi bir siyasi krizi engellemek için Gül'ü yeniden aday göstermeye yeni bir yöntem bulmaya çalışıyordu. Erdoğan son ana kadar partisinden birden fazla aday göstermeyi yeğlerken bazı partililer Gül'ün ordu ve muhalefetle yeni bir sayfa açmak için adaylıktan vazgeçmesini arzuladıklarını gizlemiyordu. Ne var ki Gül ve partisindeki bazı çevreler seçmenlere bunu anlatamayacakları için geri adım atmamakta veya ödün vermemekte ısrar etti. Son kamuoyu yoklamaları, Türklerin yüzde 65'inin Gül'ün adaylığını desteklediğini teyit ediyordu.
Gül hem muhaliflerinin hem de destekçilerinin karşısında bir tür psikolojik savaş yürüttü. Başta CHP olmak üzere laiklerin eleştirilerine fazla önem vermedi. CHP, Gül'ün seçilmesinin, Anayasa'nın cumhurbaşkanına önemli atama yetkileri veren 104. maddesiyle çeliştiğini, bu yetkilerin Cumhuriyet ilkelerine karşı çıkan birisine verilmesinin laik sistemin geleceğini tehdit edebileceğini gerekçe gösteriyordu.
Ordu gerginliği sürdürecek
Gül'ün destekçileriyse, AKP'nin muhalefete boyun eğmesi durumunda daha da fazla ödün vermek zorunda kalacağını ifade ediyor. Onlara göre muhalefet, hükümetle herhangi bir anlaşmazlıkta siyasi kriz çıkarma veya ordunun müdahale ihtimalini ima eden tehditkâr üslubundan asla vazgeçmeyecekti.
Acaba ordu Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanıyla nasıl bir ilişki kuracak? Kanımca ordu Türkiye'deki bu tarihi dönüşümü durdurmak için askeri bağlamda harekete geçmeyecek ve başlangıçta, laik değerler çiğnenirse ve laik Cumhuriyet sisteminin temelleri kaldırılırsa müdahale edeceği yönündeki tehditlerle baskıyı artıracak. Tıpkı Genelkurmay Başkanı Org. General Yaşar Büyükanıt'ın önceki dönemlerde yaptığı gibi... Ordu, birçok münasebette Gül'ü sıkıntıya sokacak, bazı kararlarını iptal etmeye ve yavaşlatmaya çalışacak.
Her halükârda Gül, yeterli sağduyu ve siyasi tecrübeye sahip; askeri kurumu kışkırtmayacak ki böylelikle saatler geriye gitmesin ve Türkiye kendisini yeni bir Atatürk karşısında bulmasın.
(Umman gazetesi Vatan, 29 Ağustos 2007)
HALİL EL ENANİ
radikal
