Gül: Yargı Reformuna İhtiyaç Var

Gül: Yargı Reformuna İhtiyaç Var

Yargı reformuna ihtiyaç olduğunu söyleyen Gül...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin bağımsız bir yargıya sahip olmakla birlikte adaletin geç dağıtılmasının yarattığı sıkıntıların yakından bilindiğini belirterek, yargı bağımsızlığını güçlendirecek, adaletin zamanında tecelli etmesini sağlayacak, yurttaşların güven duygusunu pekiştirecek, mahkemelerin ağır iş yükünü azaltacak ve çağdaş standartlar getirecek yargı reformuna ihtiyaç olduğunu söyledi.
Gül, Türkiye Adalet Akademisi’nin yeni eğitim yılına başlaması dolayısıyla düzenlenen törene katılarak bir konuşma yaptı.
Adalet Akademisi’nin Türk yargısının temel kurumlarından olduğunu ve yargı mensuplarının mesleğe en iyi şekilde hazırlanması doğrultusundaki görev ve sorumluluğunu başarıyla yerine getirdiğini ifade eden Gül, Akademi’nin hukuk devleti ilkesinin ve demokratik değerlerin yerleşmesine katkıda bulunduğunu söyledi.
Gül, hukuk sisteminin etkinleştirilmesinde, devlete güvenin ve saygının korunmasında yazılı kurallar kadar bu kuralları uygulayan ve kararlarıyla topluma adalet dağıtan yargı mensuplarının da önemli rol üstlendiğini belirtti.

"KURALLAR UYGULANMALI VE SONUÇLARI GÖRÜLMELİ"
Atatürk önderliğinde kurulan, hedefini muasır medeniyetler seviyesine ulaşma ve önüne geçme olarak belirleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gül, şöyle devam etti:
"Devletimizin temel çerçevesini çizen ilkelerin bir bütün olarak korunması ve kökleştirilmesi, Türkiye’nin ve Türk milletinin dünyadaki konumunu çok daha güçlendirecektir. Vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini koruyan, hukukun evrensel ilkelerini üstün tutan ve demokrasinin teminatı olan hukuk devleti ilkesi, çağdaş devletin en önemli yapı taşlarından biridir. Gerçek anlamda bir hukuk devletinden söz edilebilmesi için temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, hukukun evrensel kurallarına saygı gösterilmesi ve adaletli bir düzenin gerçekleştirilmesi zorunludur. Temel hak ve özgürlüklerin yasalarla güvence altına alınması önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. İnsan haklarının hayata geçirilebilmesi ve bireylere hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi için yasalarla getirilen kuralların uygulanması ve uygulama sonuçlarının görülmesi de gerekmektedir.
Bunlar 1 günlük, 1 gecelik hatta 1 aylık işler değildir. Her şeyden önce zihniyet değişikliğinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz çok iyi kavrıyoruz. Bazen yasalar çıksa bile uygulamada karşılaşılan zorluklar, eğer çok bilinçli bir şekilde değilse, bunu anlayışla karşılayabiliriz çünkü zamana ihtiyaç var. Zihin değişikliğinin çok önemli olduğunu bilmek durumundayız. Ama çıkan kanunların uygulanması söz konusu değilse, uygulamada aksaklıklar varsa o zaman çok büyük bir zafiyetin olduğunu da fark etmemiz gerekir."

"DEVLET GÜÇLÜNÜN YANINDA DEĞİL, HAKLININ YANINDA OLMALI"
Cumhurbaşkanı Gül, hukuk devletinde adalet kavramının önemine de işaret ettiği konuşmasında, adaletin hakim kılınması ve adalet hizmetlerinin görülmesinin devletin anayasal temelinden kaynaklanan ana görevi olduğunu söyledi. Gül, bunun, devletin güvenilirliğinin ve itibarının korunmasının da önde gelen şartı olduğunu vurguladı.
Adaletin yolunun insan haklarını gözetmekten, eşitlikten, herkesin hakkını vermekten geçtiğini anlatan Gül, devletin, vatandaşlarına karşı adil olmak ve eşit davranmak zorunda olduğunu kaydetti.
Adalet duygusunu zedeleyecek davranışlardan herkesin kaçınması gerektiğinin altını çizen Gül, "Devlet, gücü elinde bulunduranların yanında değil, her zaman ve her şartta, haklının yanında olmalı, eylem ve işlemlerinde adaletin gücünü tesis etmeyi amaçlamalıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, ayrım yapılmaksızın ve üstünlük gözetilmeksizin herkesi kapsayan hukuk kurallarının, adaletin sağlanmasının en önemli aracı olduğunu, kuralların da adalet ilkesine dayanması gerektiğini söyledi.

"YARGI REFORMUNA İHTİYAÇ VAR"
Gül, şöyle devam etti:
"(Bu ülkede adalet yok), ya da (Yapanın yanına kar kalıyor) gibi yanlış ve yönlendirmeye açık kanıların yerleşmesini engellemek konusunda devlete, yargı kurumlarına ve toplumun tüm kesimlerine görev düşmektedir. Bu nedenle adalet hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesini, yani yargılamanın mükemmel şekilde yapılmasını sağlamak konusu üzerinde özenle durmak durumundayız. Bağımsız yargı demokrasimizin ve Cumhuriyetimiz’in teminatıdır. Türk milletinin yargıya olan inancı tamdır.
Bugün bağımsız bir yargıya sahip olmakla birlikte, adaletin geç dağıtılmasının yarattığı sıkıntıları yakından biliyoruz. Bu durum, hiç şüphe yok ki, toplumun yargıya güvenini haksız şekilde sarsmaktadır. Bu nedenle yargı bağımsızlığını güçlendirecek, adaletin zamanında tecelli etmesini sağlayacak, yurttaşların güven duygusunu pekiştirecek, mahkemelerin ağır iş yükünü azaltacak ve çağdaş standartlar getirecek bir yargı reformuna ihtiyaç olduğunu göz ardı edemeyiz. Bu yönde yapılan çalışmalar var. Bunların kısa sürede gerçekleşmesini ümit ediyorum."