"Görevim, Öcalan"ı susturmaktı"

"Görevim, Öcalan"ı susturmaktı"

Ergenekon davasının tutuklu sanığı Erol Ölmez, mahkeme heyetine sunduğu 14 sayfalık yazılı dilekçesinde çok çarpıcı bilgiler verdi.

'Görevim, Öcalan'ı susturmaktı'
Ölmez dilekçesinde, 1990'da askerken hayatının tamamen değiştiğini, usta birliğinde kendisini keşfeden kod adı "Çerkez Ali" olan kişinin askerliğini sonlandırarak kendisini çok özel bir birimin içine aldığını anlattı. Bosna Hersek'te savaştığını belirten Ölmez, bu süreçte çok sıkıntı ve zorluklar çektiğini dile getirerek, "1993 ortalarında İtalya Cenova'da bir süre otelde kaldım. Yanıma Çerkez Ali geldi. Abdullah Öcalan'ın geleceğini, Roma'da ve Milano'da kalacağının istihbaratını aldıklarını söyledi. Benim görevim ise ebediyyen Apo'yu susturmaktı. Öcalan'ı 6 gün bekledik. Ankara'dan otele gelen bir telefonla, gelmeyip Şam'a gittiğini öğrendik. Beni Türk Konsolosluğu'na bırakıp, pasaportsuz olarak, bir Türk gemisine yerleştirdiler. Gemiyle Derince Limanı'na geldim. Sonra tekrar Çerkez Ali ile görüştük. Çerkez Ali çok kuvvetli bir devlet adamıdır" ifadelerine yer verdi.
Dilekçesinde, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasını sabotaj olarak nitelendiren Ölmez, bunun üstünün örtülüp faili meçhul bırakılacağını belirterek, "Bunun kaza değil de sabotaj olduğunu bilmekteyim. Başkanım daha birçok konunun şahidi olarak artık susmayacağımı, gerçeklerin günyüzüne çıkmasının zamanı geldiğini söylemek isterim.
Sebebi ise benim cezaevine girdiğim günden beri yalnız bırakılmam. Kimse sahip çıkmadı. Zaten ilk şart, 'Başına bir hal gelirse kendinle başbaşasın' denildi. Bu konuları ciddiye almanızı isterim. Muhsin Yazıcıoğlu'nun susturulmasını isteyen kişi, şu an bir siyasi partide siyasi kimliğe sahip, aynı zamanda da milletvekilidir. Yazıcıoğlu'nun ölümüne sebep olan kişi, aynı zamanda MİT'e çalışan Amerikan destekli kişidir. Bunları size anlatmamdaki sebep, vicdanımın rahatsız oluşudur" diye konuştu.
"BBP LİDERİ'NE YAPILAN SABOTAJDIR"
17 Kasım 2007 tarihinde Ankara'da özel bir toplantıda kendisi, Çerkez Ali ve bir milletvekilinin yer aldığını, toplantıdaki konunun Muhsin Yazıcıoğlu'nun nasıl susturulacağı olduğunu öne süren Ölmez, "Bunun karşılığında 10 milyon dolar para verilecekti. 2008 yılında olması beklenen bu konu, Ergenekon furyası patlayınca 2009 yılına kalmıştır. BBP Lideri'ne yapılan, aslında sabotajdır" dedi.
"SAKAL BIRAKIP MOLLA OLDUM"
Erol Ölmez ile sanıklardan Kahraman Şahin arasında geçen telefon görüşmesi, Ergenekon'un birinci iddianamesinde yer almıştı. Molla kılığına girdiğini söyleyen Ölmez'in 17 Eylül 2007 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde, İsmailağa Cemaati'nde istihbarat çalışması yaptığı belirtiliyordu. Görüşmede, "Sakal bırakıp Molla oldum" ifadesi geçiyordu.