Financial Times: İsrail, Lübnan'da kasıtlı ve sistematik yıkım uyguladı

Financial Times: İsrail, Lübnan'da kasıtlı ve sistematik yıkım uyguladı

Financial Times ve Lighthouse Reports'un görsel soruşturması, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde on binlerce ev, okul, tarım arazisi ve ormanı kapsayan sistematik bir yıkım gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

Financial Times gazetesi ile kar amacı gütmeyen Lighthouse Reports gazetecilik kuruluşunun ortaklaşa yürüttüğü görsel soruşturma, İsrail işgal güçlerinin Lübnan'ın güneyinde sistematik bir yıkım gerçekleştirdiğini ortaya çıkardı. Soruşturma, on binlerce ev, okul, tarım arazisi ve ormanın hedef alındığını belgeledi.

Uydu görüntüleri, mevcut veriler ve doğrulanmış görüntülerin analizi, hasarın büyük kısmının İsrail güçlerinin Nisan 2025 ortasında boşaltılan köyleri ele geçirmesinin ardından meydana geldiğini gösterdi. Bu durum, geniş alanları yaşanmaz hale getirirken, su ve enerji altyapısından sağlık hizmetlerine kadar medeni yaşam için gerekli sistemleri tahrip etti. Hukuk uzmanları ve insan hakları örgütleri bu taktiğin, halkın geri dönüşünü engellemek üzere tasarlandığını belirtiyor.

Uluslararası tepkiler ve "çorak arazi" oluşturma iddiası

Uluslararası Af Örgütü Genel Müdür Yardımcısı Kristine Beckerle, yaşananları "Güney Lübnan halkına yönelik geniş kapsamlı, uzun süreli ve organize bir saldırı" olarak nitelendirdi. Beckerle, altyapı, hayati tesisler ve sağlık hizmetlerinin yerle bir edilmesi ve arazilerin yakılmasının, "insanların Güney Lübnan'a dönüşünü son derece zorlaştıran çorak araziler" oluşturduğunu ifade etti.

Katz'ın "Refah modeli" açıklaması

İsrail Güvenlik Bakanı Yisrael Katz, geçen yılki savaşın başlamasından haftalar sonra, sınır bölgesindeki Lübnan köylerinin tamamen yok edilmesi için "Refah ve Beyt Hanun modelini" uygulayacaklarını duyurmuştu. Katz, Temmuz 2025'te, yüzlerce yıllık 24 Lübnan köyündeki tüm binaların yıkıldığı ve 20 bine kadar evin yerle bir edildiğiyle övünmüştü.

Ateşkesten sonra da devam eden yıkım

Soruşturma, yıkımın büyük kısmının 17 Nisan 2025'te Lübnan ile İsrail arasında ilk ateşkesin sağlanmasının ardından gerçekleştiğini ortaya koydu. Boşaltılmış köyleri ele geçiren İsrail güçleri, hava saldırıları, kontrollü patlamalar, buldozerler ve beyaz fosfor kullanarak güney bölgesini tahrip etmeye devam etti.

Lübnan'ın güneyindeki El-Hiyam, Tayyibe, Bint Cübeyl ve Hadatha bölgelerine ait uydu görüntüleri, hasarın neredeyse tüm belediyeleri kapsadığını gösterirken, soruşturma "Caterpillar" ve "Volvo" gibi şirketlere ait ağır makineler ve ekskavatörlerle gerçekleştirilen patlatma ve yıkım işlemlerine dair kanıtlar belgeledi.

Tarihi eserler ve UNESCO listesindeki yapılar hedefte

İşgal güçleri ayrıca, 16. yüzyıldan kalma camiler, 19. yüzyıldan kalma kütüphaneler, dini türbeler, Roma kalıntıları ve Haçlı kaleleri gibi tarihi eserlere ve UNESCO listesindeki yapılara da ağır hasar verdi. Mirası Koruma Derneği'nden Joan Bajjali, bunun "bu bölgeleri ayırt edilemez hale getirme... insanların toprakları ve tarihleriyle bağını koparma" girişimi olduğunu söyledi.

Altyapı ve sağlık sektörü hedef alındı

Lübnan makamları, "sarı hat"ın güneyinde kalan her şeyin tamamen yok edildiği varsayımıyla hareket ediyor. Yıkım yöntemleri, su, enerji, yollar, okullar, tarım ve sağlık hizmetlerini hedef alacak şekilde geniş bir alana yayıldı.

Tahribat, boru hatları ve kuyular da dahil olmak üzere en az 2 bin 500 kilometrelik su altyapısını, su sistemlerini besleyen güneş panellerini ve Litani Nehri üzerindeki tüm köprüleri (sadece ikisi kısmen onarıldı) kapsıyor.

Tarım cephesinde, güneydeki tarım arazileri ve ormanların yüzde 20'den fazlası yok edilirken, ülkenin zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını karşılayan zeytinlikler büyük zarar gördü ve on binlerce ağacın yeniden dikilmesi gerekiyor.

Lübnan Çevre Bakanlığı, İsrail'in son üç yılda sınır bölgelerinde 2 binden fazla hektar alanda beyaz fosfor ve herbisit (ot öldürücü) kullandığını belgeleyerek bunu "çevre soykırımı" olarak nitelendirdi.

Sağlık sektöründe ise onlarca sağlık tesisi yok edilirken, Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in "çifte, üçlü ve dörtlü" saldırılar olarak bilinen taktik saldırılarında, görevleri başında 135 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu saldırılarda, dakikalar veya saatler sonra aynı hedefe yeniden vurularak sağlık görevlileri ve siviller hedef alınıyor.

ABD'nin tutumu eleştiriliyor

Lübnan'daki duruma ilişkin olarak, "Biz Amerikan halkı olarak, ABD hükümetinin Lübnan'da olup bitenleri bir sorun olarak görmediğini ve çocuk ölümlerini endişe edilecek bir mesele saymadığını anlıyoruz. Bunu eylemlerinden ve politikalarından görüyoruz; bu yönetimde uluslararası hukuku veya işlenen suçları gerçekten önemseyen kimse yok" şeklinde değerlendirmeler yer alıyor.