Filistin'in Gülleri

Filistin'in Gülleri

Geçtiğimiz ay Kudüs'teki okul eyleminin intikamını almak için Siyonistlerin şehit ettiği İslami Cihad'ın 4 komutanını daha yakından tanımak için Haksöz Haber'den yaptığımız alıntıyı sunuyoruz.

Şehid Komutan Muhammed Şehhâde Kimdir?

 

Muhammed Şehhâde 1963'te Beytullahim'de doğdu. Kudüs Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden mezun oldu. 1980 yılında 3 ay hapis yattı. 1981 yılında ise düzenlemiş olduğu askeri operasyondan ötürü 25 yıl hapse mahkum oldu. 1985 yılında esirleri değiştirme kararı sonucu serbest kaldı. 1985-1992 yılları arasında İslami Cihad örgütünün istişare kurulunda görev yaptı. Şehhâde, bu süreçte çoğu kez yakalanmaktan ve suikasttan kurtulmuştur. Şehidin evine onlarca kez Siyonistlerce baskın düzenlenmiştir.  Nitekim Şehhâde'nin şehadetinden önceki hafta da evine helikopterler ve tanklarla saldırı düzenlenmiş ve evi yıkılmıştır. Şehhâde 20 yıl boyunca verdiği mücadelesi yüzünden İsrail kamuoyunda "başbelası" olarak anılmaktaydı. Siyonistlerce aranan kişilerden biri olan Şehid Komutan Muhammed Şehhâde, Kudüs Seriyyeleri'nin düzenlediği ve onlarca Siyonistin imha edildiği operasyonlardan sorumlu tutuluyordu. Siyonistler kendisinin 8 Siyonistin imha edildiği son okul eyleminin de sorumluları arasında olduğunu ifade etmektedirler. Bu sebeple, istişhadi eylemden birkaç saat sonra evine saldırı düzenlenmiş ve arkadaşları İsa Merzuk, İmad Kamil ve Ahmed Bulbul ile beraber şehid düşmüştür.

 

Şehid İsa Merzuk

 

30'lu yaşlarında şehid düşen İsa Merzuk, Beytullahim Belediyesi meclis üyelerinden olup, İslami Cihad'ın aktif elemanlarındandı. Ayrıca kendisi Menar TV'nin Beytullahim muhabirliğini yapmaktaydı. Dört yılı aşkın bir süredir işgal güçlerinin hapishanelerinde kalmıştır. Beytullahim Üniversitesi'nin çalışkan öğrencilerindendi. İsa Merzuk geniş bir kültüre ve etkili bir hitabete sahipti.

 

Şehid İmad Kamil

 

30'lu yaşlarında şehid düşen İmad Kamil, intifadaya katıldığı günden bu yana, Kudüs Seriyyeleri'nin aktif bir elemanı olmasından dolayı defalarca Siyonist zindanlarında yatmıştır.

 

Şehid Ahmed Bulbul

 

Ahmed, ölümle alay eden usta bir askerdi. Çocuklarını çok severdi. Hatta takip edildiğini bilse bile onları kendinden ayırmaz sürekli onlarla gezerdi. Hayatı ölüm kadar severdi. Mücadelede ön saflarda yer alırdı, öyle ki tüm inancıyla mücadelesine sarılmış bir dava insanı olmuştu. Bir seferinde Beytullahim'de yaşlı bir kadına saldıran bir Siyonist görmüş, tüm şarjörünü adama boşaltıp "Beytullahim'de Müslüman erkek tükendi sanma!" demiştir. Defalarca MOSSAD'ın Şabat birimi başkanı tarafından ölümle tehdit edilmiştir. O da bu konuşmaları kaydederek kamuoyuna yaymış ve Şabat'ın başkanını ölümle tehdit etmiştir.  

 

Filistin İslami Cihad Hareketi "Seriyye'tul Kuds"

www.sarayalquds.com

 

Komutan Muhammed Şehhâde'nin Ardından Gelişen Süreç

 

İsrail:  "Komutan Muhammed Şehhâde Kudüs Eyleminin Mimarlarından Biridir."

 

İbranice ve İngilizce yayın yapan Yediot Ahronot gazetesi, Muhammed Şehhâde'nin 8 Siyonistin öldüğü ve onlarcasının yaralandığı Kudüs Okul operasyonunun mimarlarından olduğunu ifade etti. 46 yaşında şehid olan Şehhâde, İsrail hedeflerine yapmış olduğu birçok operasyondan ötürü 20 yıldan beri aranıyordu. Geçen Perşembe İşgalci güçler tarafından Şehhâde'nin evine operasyon düzenlenmişti. Kendisi daha önce de birçok suikasttan kurtulmuştu. Barak, İsrail TV 2'de kanalın askeri muhabiri Roni Dainel'e bir açıklama yapmıştı. Barak'a göre Şehhâde, 70 İsrailli'nin ölümüne sebep olan istişhadi eylemlerin sorumlusuydu. Barak, başka bir açıklamasında İslami Cihad Hareketi'nin kendi elemanlarına yönelik İsrail saldırılarına füzeleriyle cevap verdiğinin altını çiziyor. Abbas yönetiminin İslami Cihad'a karşı bir girişimde bulunamadığını, bu sebeple İsrail ordusunun bu suikastı düzenlemek zorunda kaldığını ifade ediyor.

 

Bu açıklamaların ardından da Muhammed Şehhâde, İsa Merzuk, İmad Kamil ve Ahmed Bulbul'e saldırı düzenlendi. Bu direnişçiler daha önce de İsrail'in kara listesindeydiler.

 

Ehud Barak'ın yaptığı açıklamada yapılan suikasttan haberinin olduğu anlaşılıyordu. İsrail'in iç siyaset sahnesinde özellikle de koalisyon arasında bir anlaşmazlık söz konusu. Başbakan Ehud Olmert kendi koltuğunu korumak amacıyla Filistinli gruplarla ateşkes içinde olmayı da pekiştiriyordu. Ve Gazze'de başka bir kargaşa çıkıp 2006'da Lübnan'da olduğu gibi bir başarısızlığa uğramaktan korkuyor. Başka bir yönde ise İşçi Partisi Genel Başkanı, Savaş Bakanı ve Dışişleri Bakanı Tzipni Livni arasında bir çekişme bulunmakta. Livni ve Barak gelecek seçimlerde Olmert'in kaybedeceğini biliyorlar. Bu sebeple Barak, gelecek seçimin galibi olmak istemektedir. Galibiyetin yolunun ise direnişin önderlerinin ortadan kaldırılmasıyla açılacağını sanmaktadır. Bu politika Şimon Peres, İzak Rabin ve Benyamin Netanyahu'dan beri alışkanlık halini alan bir yöntemdir. Bu yöntemin sonucu "Kim daha çok Filistinli kanı dökerse o seçimleri kazanır." oyunudur. Barak şunu biliyor ki 2008 Gazze katliamında da olduğu gibi, Siyonistler her zaman Filistin halkına saldırmak için vahşiliğin dozunun artırılmasını istemektedirler. Barak, Temmuz savaşında hezimete uğrayan İsrail ordusunu yeniden toparlama peşinde. Ve bunu Sderot'u hedef alan füze saldırılarını durdurarak yapmak istiyor. Ancak Filistinli direniş grupları Sderot'a attıkları füzeleri durdurmak yerine füzelerin menzilini daha da genişletti. Böylece Siyonist politika geri tepmiş, İslami direniş işgal topraklarının daha iç bölgelerine saldırma aşamasına geçmiştir. Gelişen süreç bir kez daha göstermiştir ki "Özgürlüğe ulaşmanın yolu direnişin mevzi kazanmasından, Direnişin ilerleyişi ise mücahidlerin kanlarıyla yeşermesinden geçer." 

 

Dünya medyası ve özellikle de İsrail medyası, Filistin halkına yönelik İsrail saldırılarının son bulmasını ve ateşkes sağlanmasını istiyor. Elbette bu durum Barak'ın hoşuna gitmemişti. Çünkü Olmert, Barak'a ateşkesin ne anlama geldiğini anlatmamıştı. Bundan dolayı Barak, İslami Cihad'a saldırarak örgütün siyasi ve basın sorumlularını yakalayarak ve İslami Cihad'ın Batı Şeria'daki kurum ve kuruluşlarına baskın düzenleyerek, direnişi bastırmayı hedefledi. İsrail'in TV 10 kanalı, askeri kaynaklara dayanarak şunları söylüyordu: "İran İsrail'e atılan füzelerin asıl kaynağıdır." Barak, bu gelişmeler ışığında Muhammed Şehhâde'nin vurulması için düğmeye bastı.

 

Hepimiz, İsrail Savaş Bakanı Ehud Barak'ın bir kışla ziyaretinde yaptığı açıklamayı okuduk. O açıklamada Şehhâde'nin vurulması için yeşil ışık yakan Barak, aynı zamanda Gazze katliamını da bu kışlada tasarlıyordu. Tüm bu planlara karşı İslami Cihad'ın cevabı füzelerle oldu. Bu durum Siyonistlerin hedefledikleri "direnişin bastırılması ve ateşkes"in aksine Gazze'de ve Batı Şeria'da direnişin alevlenmesine sebep olmuştur. Bütün bu gelişmeler yoruma gerek duyulmayacak şekilde göstermektedir ki, Komutan Muhammed Şehhâde'nin şehadeti sonucunda İslami Cihad hareketi, yeniden Siyonist hedeflere karşı saldırılara başlayacak, bu gelişme Gazze'de ve Batı Şeria'da yeni operasyonların müjdecisi olacaktır.

 

"Hareket'ul Cihad-i İslami fi Filistin,

Ahbar'ul Falastiyn el-Yawm"

 

Çeviren: Muhammed Aksoy / Şam

 

Şehidlerin on binlerin katıldığı cenaze merasiminden:

Haksöz