Eski İngiliz Dışişleri Bakanı: Trump'ın İran'a Müdahalesi Geri Dönülemez Stratejik Başarısızlık Riski Taşıyor
İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanı William Hague, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la savaşa müdahil olmasının geri dönülmez bir stratejik hataya dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Hague, analizinde Trump’ın söylemlerinde askeri tehditlerle “tam zafer” iddiaları arasında gidip gelen çelişkili bir dil kullandığını vurguladı.
Stratejisiz Tırmanış
William Hague, The Times gazetesinde kaleme aldığı yazıda, son günlerde binlerce kilometre menzilli İHA saldırılarının gerçekleştiğine dikkat çekti. Bu saldırılar arasında Rusya’daki bir liman ile Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nün hedef alındığı ve ciddi hasar oluştuğu belirtildi.
Hague, Trump’ın yaklaşımının derin bir jeostratejik yanlış hesaplama olduğunu ve ABD’yi gereksiz bir şekilde İran’la savaşa sürüklediğini ifade etti.
Analizde, Rusya’nın ABD’nin rakiplerine kritik destek sağladığı, buna rağmen Donald Trump’ın Vladimir Putin’i hâlâ müzakere edilebilir bir ortak olarak gördüğü ve Ukrayna’yı tavize zorladığı kaydedildi.
Hague, Trump’ın her iki çatışmada da zayıf tarafın “aşağılayıcı bir yenilgiyi kabul etmesi gerektiği” varsayımıyla hareket ettiğini ancak ne Ukrayna’nın ne de İran’ın böyle bir teslimiyete yanaşmadığını belirtti.
Küresel Riskler ve Stratejik Sonuçlar
Hague’a göre Trump’ın İran’a yönelik adımları tutarlı bir stratejiden ziyade güç gösterisine dayanıyor. Bu süreçte Rusya’nın petrol piyasasındaki dalgalanmalardan fayda sağladığı, Çin’in ise stratejik ve ekonomik etkisini artırdığı ifade edildi.
Savaşın uzamasıyla birlikte ABD’nin Körfez’deki konumunun zayıfladığı ve küresel ekonominin kırılgan hale geldiği uyarısı yapıldı.
Hague, en gerçekçi çıkış yolunun İran’la kapsamlı bir ateşkes anlaşması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu belirterek, aksi halde küresel resesyon ve petrol fiyatlarında sert artış riskine dikkat çekti.
Seçenekler Daralıyor
Hague, Trump’ın giderek daha zor bir konuma sürüklendiğini vurguladı. Hava saldırılarıyla İran’daki sistemi devirmeye yönelik bir senaryonun gerçekçi olmadığı, Tahran’ın ise Washington’ın önceki tekliflerini kabul etmeye yanaşmadığı ifade edildi.
Trump’ın bir yandan olası anlaşmalardan söz ederken diğer yandan İran’ın Hark Adası’ndaki petrol terminalini hedef alma tehdidinde bulunmasının piyasalarda güven oluşturmadığı kaydedildi.
Çelişkili Açıklamalar
Axios muhabirleri Herb Scribner ve Josephine Walker’ın analizine göre Trump, savaşın sona ermesine “çok yaklaşıldığını” en az 12 kez dile getirdi.
Trump bazı açıklamalarında operasyonu “tam başarı” olarak nitelendirirken, başka zamanlarda İran’ın “tamamen bitirildiğini” ve savaşın fiilen sona erdiğini öne sürdü.
Buna karşın, anlaşma sağlanmaması halinde İran’ın enerji ve su altyapısını hedef alacağı tehdidinde bulunarak söyleminde çelişkiler yarattı.
Belirsiz Sonuç
Yaklaşık 50 bin askerin Orta Doğu’ya konuşlandırılmasına rağmen Beyaz Saray’ın savaşın bitişine dair net bir takvim sunmadığı belirtildi.
Trump’ın operasyonların “planlanandan hızlı ilerlediğini” savunurken aynı zamanda olası anlaşmalara işaret etmeyi sürdürmesi, çatışmanın nasıl sonuçlanacağına dair belirsizliği artırıyor.
