Eski CIA direktörü Brennan'dan Trump'a: Zihinsel bozukluğu var, görevden alınmalı
Eski CIA Direktörü John Brennan, Trump'ın İran medeniyetini yok etme söylemlerini "pervasız" olarak nitelendirdi, zihinsel durumunu sorguladı ve 25. değişiklikle görevden alınması gerektiğini söyledi
Eski ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Brennan'ın, "Trump görevden alınmalı ve 25. Anayasa Değişikliği özellikle onun için yazılmıştır" ifadesini kullandığı bildirildi. Guardian gazetesine konuşan Brennan'ın, Trump'ın İran medeniyetini yok etmeye yönelik pervasız açıklamalar yaptığını söylediği ve "Açık ve net bir şekilde zihinsel ve akli bir bozukluğu var" dediği aktarılıyor. Bir eski CIA direktörünün kendi ülkesinin başkanı hakkında bu denli sert ifadeler kullanması, emperyalist sistemin kendi içindeki derin çatlakları gözler önüne sermektedir. Trump'ın İran'a yönelik söylemlerinin yalnızca dış dünyada değil, ABD'nin kendi istihbarat kurumlarında bile tepkiye yol açtığı anlaşılmaktadır.
Brennan'ın daha önce de "İran'a saldırmak, 2003'te Irak'a saldırmak kadar son derece kötü bir hatadır" dediği hatırlatılıyor. Eski CIA direktörünün, "Sanırım bu, Amerika'nın bu yüzyılda Orta Doğu (Batı Asya) çatışmalarına müdahale konusunda yaptığı ikinci çok kötü hata. İlki 2003'te Irak'a saldırmamızdı ve bu saldırı yıllarca kaos, şiddet ve terörizme yol açtı. Bu saldırı IŞİD'in doğmasına neden oldu ve biz hâlâ 20 yılı aşkın süredir bu kargaşa ve kaostan acı çekiyoruz" ifadelerini kullandığı belirtiliyor. Brennan'ın bu sözleri, emperyalist müdahalelerin tarihsel bir muhasebesi niteliği taşımaktadır. Ancak dikkat çekici olan, aynı Brennan'ın CIA direktörlüğü döneminde (2013-2017) Obama yönetiminin Ortadoğu'daki insansız hava aracı saldırılarının ve Suriye'deki dolaylı müdahalesinin bir parçası olmasıdır. Yani emperyalist sistemin içinden gelen bir figür, ancak emekli olduktan sonra bu "pişmanlıkları" dile getirebilmektedir. Asıl soru, Brennan'ın görevdeyken neden bu eleştirileri yapmadığı ve Irak savaşının mimarlarından biri olarak kendisinin ne kadar sorumluluk taşıdığıdır.
Trump'ın İran'a yönelik söylemlerinin, ABD'nin kendi istihbarat kurumları tarafından dahi "pervasız" ve "zihinsel bozukluk" belirtisi olarak nitelendirilmesi, Beyaz Saray ile istihbarat teşkilatları arasındaki tarihi gerilimin yeni bir halkası olarak kaydedilmektedir. Ne var ki bu eleştiriler, Trump'ın politikalarının emperyalist hedeflerinden değil, yöntemlerindeki "akılsızlık" ve "öngörülemezlikten" kaynaklanmaktadır. Zira Brennan'ın eleştirilerinin odağında, İran'a saldırmanın "akılsızlığı" varken, daha önceki CIA yönetimlerinin Afganistan, Irak, Libya ve Suriye'de yaptığı "akıllı" müdahalelerin de benzer şekilde kaos, yıkım ve terör örgütlerinin doğmasına yol açtığı göz ardı edilmektedir. Bu nedenle Brennan'ın söylemleri, emperyalizmin kendi içindeki bir "usul" tartışmasından ibarettir; sisteme değil, sistemin işleyiş tarzına yönelik bir eleştiridir.
