Eski CIA ajanı Kiriakou: Epstein’in kime çalıştığından yüzde 100 eminim
Eski CIA analisti ve saha görevlisi John Kiriakou, Jeffrey Epstein skandalının arka planına dair açıklamalarda bulundu. Epstein’in yalnızca zenginlerin sapkın ağına hizmet eden bir figür olmadığını vurguladı.
1990'dan 2004 yılına kadar ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA)'nda çalışan ve özellikle de “Terörle mücadele operasyonlarında” yer alan John Kiriakou, Epstein dosyasıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Epstein’in temel olarak İsrail’e çalıştığından kesin olarak emin olduğunu söyleyen eski CIA ajanı, süreçlerin nasıl işlediğine dair detayları aktardı. Kiriakou, ABD’li yetkililerin Epstein’in tam olarak kim olduğunu bilmesine rağmen ilişkiye devam ettiklerini vurguladı.
Tommy G YouTube kanalına konuk olan John Kiriakou’un Epstein ile ilgili açıklamaları şu şekilde:
CIA Başkanı ve Epstein ilişkisi
Sunucu: Son zamanlarda Epstein dosyalarının derinliklerine çok daldınız mı?
John Kiriakou: Evet, daldım. Ve sanırım başka kimsenin bulamadığı bir şey buldum. Barack Obama'nın Beyaz Saray danışmanı olan –ki Beyaz Saray danışmanı olduğunuzda Amerika'nın en önemli avukatısınızdır– Kathryn Ruemmler adında bir kadın. Kendisi şu an Goldman Sachs'ın genel danışmanı; oldukça ciddi bir pozisyon. Jeffrey Epstein ile çok ama çok yakındı, sürekli e-postalaşıyorlardı. Bir gün Epstein'e e-posta attı ve bu son sızan dosya partisinde (diliminde) ortaya çıktı. Dedi ki: "CIA Direktörü John Brennan bu sabah bana CIA'in en yüksek onur ödülünü verdi. Gelecek salı Washington'da olacaksın, değil mi? John Brennan ile bir toplantı ayarlamama ne dersin? Seni çok sever."
Sunucu: Öyle mi? Jeffrey Epstein ile John Brennan arasında gerçekten bir temas var mıydı?
John Kiriakou: Çünkü John Brennan bu konuda konuşmuyor. Ve henüz yayımlanmamış üç milyon belge daha olduğunu biliyoruz.
Sunucu: Tabi kalıcı olarak silinmeyenlerden arta kalanlar arasında... Onların sözüne güvenmemiz bekleniyor. Şöyle bir durum var; bu dosyaların cinsel insan kaçakçılığı, milyarderlerin çocuklarla yaptıkları pislikler gibi kısımlarına aşırı odaklanabiliyoruz. Ancak resmi biraz büyütürsek; işin içinde silah anlaşmaları var, kesinlikle istihbarat servisleri arası işbirlikleri var ve bence asıl herkesin odaklanması gereken tema bu.
John Kiriakou: Yıllardır Jeffrey Epstein'in bir İsrail nüfuz ajanı (access agent) olduğunu söylüyorum. Haklı olduğumdan yüzde 100 eminim.
Sunucu: Neden KGB, CIA veya bunların bir karışımı olmasın?
John Kiriakou: İşte bu 3 milyonluk ikinci dosya sızıntısıyla gelmek istediğim nokta da bu. Aslında 2.7 milyon belgeydi. Epstein'in CIA için çalışmaya çalıştığı ve CIA ile bir şeyler yapmış olabileceği açıktı. Henüz tam olarak bilmiyoruz ama...
Sunucu: (Gülerek) Buna siz izin verdiniz, değil mi?
John Kiriakou: Eğer bana kalsaydı, beynine bir kurşun sıkardım. Fakat o aynı zamanda İngiltere'de MI5 ve MI6 ile çalışıyordu. Muhtemelen Almanlarla ve kesinlikle İsraillilerle... Ve ardından Vladimir Putin ile defalarca birebir görüşme ayarlamaya çalıştı. Defalarca reddedildi. Sonunda ona Putin ve diğer üç kişinin katılacağı bir toplantı teklif ettiler ama o hayır dedi, sadece Putin'le baş başa görüşmek istediğini söyledi ve Ruslar bu işten çekildi. Yani görünüşe göre, bilgiyi en yüksek teklifi verene sunan bir tür istihbarat simsarı olmaya çalışıyordu.
Sunucu: Şu İsrail bağlantılarının biraz daha derinine inebilir misiniz? Çünkü dün ve bugün Kongre üyelerine bunu sorduğumda odadan çığlık atarak kaçıyorlar. "Aa, dosyada o kısmı görmedim ama Trump'ı gördüm" diyerek konuyu Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arası siyasi bir kavgaya çevirmeye çalışıyorlar.
ABD Yetkilileri Epstein’in kim olduğunu biliyordu
John Kiriakou: İki parti de yozlaşmış durumda. Kendilerinden utanmalılar. Hepsi Jeffrey Epstein'in kim olduğunu tam olarak biliyordu. Ben bir Demokrat ya da Cumhuriyetçi değilim ama Demokratların, "Donald Trump Epstein dosyalarında 3.800 kez geçti" diyerek övünmesini duymak istemiyorum. Peki Bill Clinton Epstein dosyalarında kaç kez geçti? Muhtemelen Donald Trump'tan daha fazla. Bu partizanca bir mesele değil. Bu, elitlerin yozlaşması ve hüküm giymiş bir çocuk tacizcisiyle -mecazen de değil- aynı yatağa girmesi meselesidir.
Esptein-Mossad nasıl çalışıyordu?
Sunucu: O halde bunu bir istihbarat operatörünün perspektifinden duymak istiyorum. CIA'de çalışmış, saha tecrübesi olan biri olarak, Mossad'ın Jeffrey Epstein ile nasıl çalıştığını düşünüyorsunuz ve bu süreç nasıldır? Tüm bunlar perde arkasında nasıl görünüyor?
John Kiriakou: İsrail istihbarat servisi Mossad iseniz, gidip Bill Clinton'ı, Bill Gates'i, Prens Andrew'u veya Batı siyasetinin diğer devlerini devşirmezsiniz. Bunun yerine en iyi ikinci şeyi yaparsınız. Onlara erişimi olan kişiyi devşirirsiniz ve ona bolca para verirsiniz. Kendi adası olur. Manhattan'daki en geniş şehir evine sahip olur. En gösterişli partileri verir. Ve hazır eliniz değmişken, bu çökmüş yaşlı adamlara masaj yapmaları için işin içine 14, 15, 16 yaşlarında kızlar eklersiniz. Bolca alkol. Sonra da, bugün artık bildiğimiz üzere, banyolar da dâhil olmak üzere her bir odaya gizli kameralar ve gizli mikrofonlar yerleştirirsiniz. Yani Bill Clinton'ı veya Bill Gates'i devşirmenize gerek yoktur. İhtiyacınız olabilecek her şeyi Epstein'den alabileceğiniz için, temel olarak onları devşirmiş (esir almış) olursunuz. Epstein'in yaptığı da buydu.
Sunucu: Son sızıntılarda gördüm ki, Ehud Barak'ın Epstein ile bu Manhattan'daki mekanda aylık görüşmeleri varmış, bunu aylardır biliyoruz ama Yoni Koren adında bir casusun da ziyaretlerde bulunduğunu gördük. Yani İsrail bağları oldukça sağlam görünüyor. Epstein aynı zamanda Benjamin Netanyahu'yu da ilişkiler için Chase Bank ile tanıştırdı. Peki siz onun kesinlikle Mossad ajanı olduğu sonucuna varmak için başka hangi detayları söylüyorsunuz? Ve ayrıca, ona nasıl yaklaştıklarını düşünüyorsunuz? Onunla nasıl çalıştılar? Bir istihbarat operatörünün bakış açısından bu nasıl görünür?
John Kiriakou: Çevresel kanıtlar ikna edici. İngiltere'nin eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson, ilk başta Epstein ile hiç tanışmadığını iddia etti. Sonra, "Şey, evet, onunla bir kez tanışmış olabilirim. Sanırım bir partideydi" dedi. Ve ardından kendisine Epstein'in adasında 16 yaşında bir kızla iç çamaşırlarıyla çekilmiş bir fotoğrafı gösterilince, "Tamam, pekala. Beni yakaladınız" dedi. Mandelson'ın Epstein'e İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan gizli belgeler verdiğini biliyoruz. Birkaç gün önce eski Prens Andrew'un da Epstein'e Savunma Bakanlığı'ndan gizli belgeler verdiğini öğrendik. İsraillilerin ABD ve İngiltere'de casusluk yaptığını da biliyoruz. Öyleyse Epstein neden gizli savunma belgeleri topluyor olsun ki? ABD'de yakalanan son İsrail casusu Jonathan Pollard'dı, değil mi? Pollard 30 yıl hapis cezası aldı ve bunun 30 yılını da yattı. Neyin casusluğunu yapıyordu? Pentagon'da casusluk yapıyordu ve çok gizli ABD Savunma Bakanlığı (DoD) bilgilerini İsraillilere aktarıyordu. Daha da kötüsü, ABD'ye zerre sevgisi olmayan İsrailliler, bu bilgileri bir uçak dolusu Rus Yahudisinin İsrail'e mülteci olarak yerleşmesine izin verilmesi karşılığında KGB'ye takas ettiler. İsraillilerin tarih boyunca topladıkları tam olarak budur. Bugün neden farklı olsun ki?(Ajanslar)
