Erdoğan’ın ‘AB ile yolları ayırabiliriz’ açıklamasına dair

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beş gün önce yaptığı “Avrupa Birliği Türkiye’den kopmanın gayreti içerisinde… Avrupa Birliği ile gerekirse yolları ayırabiliriz” şeklindeki açıklama, tartışılmaya devam ediyor.

Tartışmaya ben de katılmak isterim.

Yeni bir şey söylemeyeceğim; bu köşede evvelce yazdıklarımı tekrar edeceğim.

***

Tabir caizse ‘görünür gelecekte’ Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi tam üyeliğe kabul etmesi mümkün değil, söz konusu da değil.

Türkiye malum kriterleri eksiksiz yerine getirdiğinde söz konusu olabilir ama bence o zaman da -kısaca kan uyuşmazlığı nedeniyle diyelim- mümkün olmaz.

Türkiye’nin tam üyelik ısrarı beyhude.

Hem Türkiye-AB ilişkilerini hem de Türkiye ile tek tek Avrupa devletleri arasındaki ilişkileri geren bu ısrardan vazgeçip ayrıcalıklı ortaklığa yoğunlaşmanın daha pozitif bir gündem olacağını düşünüyorum (“daha”sı tabii ki fazla).

Bana öyle geliyor ki “Tam üyelikten vazgeçmeye hazırız, ayrıcalıklı ortaklığın şartlarını konuşalım” dediğimiz anda AB ve tek tek Avrupa devletleri öyle bir rahatlayacak ki, o rahatlık içinde Türkiye’ye her zamankinden daha cazip tekliflerde bulunacaklar.

Gerilimsiz bir ortamda iş birliği alanlarının genişleyeceğini ve çoğalacağını zannediyorum.

“Türkler geliyor” kâbusunun sona ermesiyle Avrupa siyasetindeki aşırı sağın zayıflayacağını -ve merkez partilerinde aşırı sağ ile rekabetten mütevellit olumsuzlukların azalacağını- da zannediyorum.

***

Hayırlısı olsun.

Bu yazı toplam 439 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar