Cenazeler Teslim Ediliyor
Cenazeler Teslim Ediliyor
Isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybedenlerden 19'unun cenazesi, yakınlarına teslim edildi.
Cenazelerin kaldırıldığı Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde uzun süre bekleyen ölenlerin yakınları, adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenazelerini teslim aldı.
Kimlik tespiti yapılan 40 cenazeden 19'u yakınlarına teslim edildi. Diğerlerinin de teslimine devam edileceği belirtildi.
Hastanede bulunan AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gazetecilere yaptığı açıklamada, kimliği tespit edilemeyen cenazelerle ilgili DNA testlerinin yapılacağını söyledi.
Bilgiç, cenazeler için Isparta Otogar camisinde yarın öğle namazının ardından toplu cenaze namazı kılınacağını bildirdi.
Öte yandan cenazelerin teşhisinin yapılabilmesi amacıyla, ölen yolcuların İstanbul Havalimanı güvenlik kamerasında çekilen görüntülerinin yetkililer tarafından kimlik tespit çalışmaları kapsamında cenaze yakınlarına teşhis ettirildiği öğrenildi.
Isparta'daki uçak kazasında ölen yakınlarının cenazelerini almak için bu kente gidenlerden bazıları, Atlasjet uçağıyla İstanbul'a döndü.
Isparta Havaalanı'ndan kalkan uçak, saat 21.30 sıralarında Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı.
İstanbul'a dönüşlerinde yakınları tarafından karşılanan cenaze sahiplerinin çok üzgün oldukları görüldü.
Doğuş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mustafa Fidan ile iş adamı Kenan Büyük'ün cenazeleri de İstanbul'a getirildi.
THY'ye ait uçakla Antalya'dan İstanbul'a getirilen cenazeler, uçaktan alındıktan sonra Atatürk Havalimanı A Kapısında yakınlarına teslim edildi.
UÇAK ÜÇE BÖLÜNDÜ
WorldFocus Havayolları'na ait uçağın kanat ve kuyruğu koptu. 7 mürettebat ve 50 yolcudan kurtulan olmadı. Isparta'da düşen MD 83 serisi uçakların, bugüne kadar toplam 966 kişinin öldüğü 22 farklı kazaya karıştığı bildirildi.
ÖNEMLİ BİLİM ADAMLARI DA ÖLENLER ARASINDA
Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından desteklenen 'Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarları' projesinde görevliydi.
Doğuş Üniversitesi öğretim görevlilerinin, DPT ile birlikte teknoloji projesini gerçekleştirmek üzere 10 ayrı üniversiteden öğretim görevlileriyle birlikte Isparta'ya gittiği öğrenildi. Kazada ölen Prof. Dr. Engin Arık, yakın zamanda uranyumun yerini alması beklenen 'stratejik maden' toryumun sayılı uzmanlarından biriydi. Engin Arık, toryumun Türkiye'nin geleceğini kurtaracağına inanıyordu. Bütün dünyada rezervi 1 milyon 70 bin ton olan toryum elementinin 800 bin tonunun Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı ve Kızılcaören yörelerinde bulunduğunu çok iyi bilen Engin Arık, toryumun 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacağını söylüyordu. Türkiye'nin toryum rezervinin, enerji üretimi açısından 120 trilyon dolarlık petrol ve ABD'nin 2001 yılı milli gelirinin 12 katına eşdeğer olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Arık, "Toryum, Türkiye'ye servet kazandırabilir. Küçük bir bilimsel yatırımla toryumla enerji üretme alanında dünya devleri arasına girebiliriz. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde de Türkiye'nin talihi tersine dönebilir. Önü açılabilir." diyordu.
TORYUMU ENERJİSİ ÇALIŞMALARINDA UZMAN
Toryumun enerji olarak kullanılabileceğini ilk olarak 1993 yılında Cenevre'de CERN (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkezi) laboratuvarında araştırma yapan Nobel ödüllü İtalyan fizikçi Prof. Carlo Rubbia önerdi. Türkiye'nin ise hızlandırıcı üzerinde çalışan tek araştırma grubu var. Prof. Dr. Engin Arık ile Isparta'ya giden diğer bilim adamları da bu grubun birer üyesiydi. Hızlandırıcı, proton ve elektron gibi temel parçacıkların ve atom çekirdeklerinin hızını çoğaltan bir alet. Tıpta, sanayide, savunma sanayiinde de kullanılıyor. Öte yandan SDÜ tarafından düzenlenen, 'Ulusal Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi 4. Çalıştayı', katılımcı bilim adamlarının hayatını kaybetmeleri üzerine iptal edildi.
DENEYLERDE GÖREVLİ
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık, 1954'te 12 Avrupa ülkesinin girişimiyle kurulan bir nükleer araştırma merkezi olan Cenevre'deki Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkezi'nde (CERN) yürütülen 'Atlas Deneyi'nde çalışıyordu.
Arık başkanlığındaki grup, 'karanlık madde' arayan CAST Deneyi'nde de görev alıyordu. 80 ülkeden 500 üniversiteyi temsil eden 6.500 bilim adamının araştırma yaptığı CERN, Avrupa'nın bilim alanında Rusya ve ABD ile liderlik mücadelesini yürüttüğü laboratuvar olarak biliniyor
