Mehmet GÖKTAŞ

Mehmet GÖKTAŞ

Burnundan soluyan kalabalıklar!

Şahsen şu günlerde kalabalıklardan korkuyorum.

Hangi olaya hangi tepkiyi vereceklerini bilemediğim ama hiç de hayırlı bir tepki beklemediğim kitlelerin simaları bende bir tedirginlik oluşturuyor.

Gerek ekranlardan izlediğimiz gerek bizzat şahit olduğumuz tepkiler hiç de hayra alamet değil.

Çok defa ifade ettiğim gibi faşizmin fay hatları fazlasıyla enerji toplamış, son noktaya ulaşmış durumda, ha patladı ha patlayacak.

Zaten şehirler bazında birçok yerden faşist patlamalar izliyoruz ama benim korkum ülkenin tamamında meydana gelecek bir depremdir.

Hiç de “Terörsüz Türkiye” için 467 oyla büyük bir mutabakata varılmış gibi değil.

Sanki birlikte yaşayabilmek, birbirimizi kabullenmek adına hiçbir mesafe alınmamış gibi ürkütücü bir hava hakim.

İnşaallah biz yanılıyoruz, inşaallah boş yere tedirgin oluyoruz.

Burnundan soluyanların miktarı bizim korktuğumuz kadar değildir?

Ama şunu unutmayalım ki kitleleri galeyana getirmek için küçücük bir çıngı ve bir avuç provokatör yeter.

Otobüsler, tramvaylar, alışveriş merkezleri ve benzer kalabalıklar potansiyel patlama depolarıdır, bir adım dışarıda bulunmak her zaman iyidir.

Daha önce de söylediğim gibi özellikle bu sene Türkiye stadyumlarla büyük bir imtihan vereceğe benziyor. Elbette devlet bunu görüyor ve biliyordur?

Stadyumlar ve seyirciler yakın takibe alınmalıdır.

Bu camiaların etkinleri uyarılmalıdır.

Siyasiler bu noktada birini derecede sorumludurlar.

Çünkü faşizmin fay hatlarını doldurma işini yerine getirenler siyasilerdir.

Bir ülkede insanların faşist damarlarının kaşınmasıyla gerçekleşecek yakıp yıkmalar, vurup kırmalar o ülkenin yüzyıllarca ayağa kalkamayacağı yıkımlara uğraması demektir.

Rabbim huzurumuzu yıkmak isteyenlere fırsat vermesin.

Bu yazı toplam 112 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar