Abdurrahman Dilipak
ATEŞKES DEVAM EDER Mİ?
Bizde evlat acısı, onlarda kuyruk acısı devam ederken, ateşkesin devam etmesi çok zor. Tek dertleri bu değil, İsrail ve Evenjelik’ler dinlerinden mi vazgeçecek. Tanrıyı kıyamete zorlamak için yola çıkanlar bunlar değil mi idi. Mescidi Aksa’yı yıkıp yerine Süleyman Mabedi’ni inşa etmekten söz edenler bunlar değil mi idi? Arz-ı Mev’ud’dan, yani kendi ırklarına vadedilmiş bir coğrafyadan söz edenler bunlar değil mi idi? “Meşiah” ya da “Mesih” gelmekten vaz mı geçti yoksa.
Sahi ateşkes devam etse, bu savaşın suçlusu kim olacak. Bu savaşın bir suçlusu olmalı. Bunca ülke mahv-ı perişan edildi, bunların faturasını kim ödeyecek. Bu savaşın suçluları ortaya çıkartılıp savaş suçlusu olarak yargılanmayacaklar mı?
Bu savaşın savaş tazminatını kim ödeyecek?
ABD ve İsrail bu savaş sebebi ile, tarihlerinin en büyük utançlarından birini daha yaşıyorlar. ABD ve İsrail hiç bu kadar yalnız kalmamıştı, bu kadar suçlanmamıştı, bu kadar itibar kaybına uğramamıştı.
Bizimkiler ve daha bir çok ülke ateşkese destek verdi, o yönde çabaladı. Niye biliyor musunuz, savaş yorgunlarının dinlenmesi için. Bir de Hürmüz’ün kapatılması, dünyayı enerji krizine soktu. Tamamen dolu ve vurulmamış gemiler çıkacaklar körfezden de. Körfez ülkelerinin rafineleri, petrol tankları vuruldu. Enerji krizi devam edecek. Körfezdeki petrolü, Türkiye üzerinden şimdi tırlara, daha sonra petrol borusu üzerinden Avrupa’ya taşınması fikri var.
Yakında kriz, yakıt olarak kullanılan petrol krizinden petrokimya krizine dönüşecek.
İsrail Gazze’yi bir haftada işgal edeceğini zannediyordu, yıllar geçti, kriz hala devam ediyor. İsrail bir yandan Lübnan’a saldırıyor, bir yandan Mescid-i Aksa’nın çevresindeki yapıları istimlak edip yıkarak, Mescidi Aksa’yı kuşatma faaliyetlerine devam ediyor. Bu girişim Körfez’deki petrol darboğazından bin kat daha fazla önemli, ama kimsenin bu konuda kılı kıpırdamıyor. Bir ayı geçti Mescid-i Aksa’da ibadet yapılamıyor. Şimdi kısa bir süre için sınırlı sayıda kişinin ziyaretine izin verdiler, hepsi o kadar.
Sahi bu arada Hazara ve Karay projeleri askıya mı alındı, Chabat üyeleri evlerine mi dönüyor yoksa, yeni savaş siber teknoloji desteğinde soğuk bir şekilde mi devam edecek. Ekonomik savaş, psikolojik savaş, biyolojik savaşa mı ağırlık verecekler. Bakın WEF ya da BlackRock’un başındaki herif Trump’tan ya da Netenyahu’dan daha merhametli ya da akıllı biri değil.
Şimdi, bunca yaşananlardan sonra lanet olası Trump’ın başkanlığında, aralarına Kushner’i, Tony Blair’i de alıp, Türkiye, Endonezya, Azerbaycan ve Mısır’ın desteğinde “Gazze barışı” (!?) için Gazzelilerin elindeki silahları toplayarak barışa ulaşacaklarını mı zannediyorlar. Bari bu “barış elçileri”nin sekreteryasını da Dahlan’a versinler!? Trump’ın bunca savaş suçu ve Epstein skandalındaki rolü bilinirken Trump’ın başkanlığında bir araya gelmenin Şeytanla masaya oturup pazarlık yapmaktan farkı ne olacak?
Görevimiz ins’in Şeytanlarına dönüşenlere güzel söz ve hikmetle Hakkı tebliğ etmek. Onlar bizim elimize Ay’ı ve diğer elimize Güneş’i vermeyi vadedecek olsalar da “hayır” diyebilecek miyiz? Hemen Şeytan’ın “yeni vekil harcı Fink”e evet demeyelim de! Onlara evet diyenlere hatırlatayım, o zaman onları yakacak ateş, size de dokunur. “Ahiret kardeşliği” cennette değil, başka yerde gerçekleşir. Onların emaline hizmet edenler bilsinler ki bu tercihleri onları “veresetüşşeytan” yapacaktır. Şeytanın mirasçısı olmak ne kötü bir tercih!
Aslında bölgeyi cehenneme çevirmek için kollarını sıvayan Şeytanın Avaneleri için yeni hedef hala Türkiye. Boğazdaki NATO üssü, Türkiye’yi Rusya’ya karşı Ukrayna’nın yanına savaşa sokma planının bir parçası olabileceğini hiç akıllarına getirmiyorlar mı birileri. Ege’deki, Ege adalarındaki hareketliliği de dikkate almak gerekir. Türkiye’ye saldıracaklarsa, Batı, Kuzey ve Güney’den saldıracaklardır. İran konusunda kara harekatı için SDG’nin İran’a karşı harekete geçmemeleri, bundan sonra Türkiye’ye karşı harekete geçmeyecekleri anlamına gelmez. Bu konuda ABD SDG’ye desteğini kesse de İsrail’in desteği devam edecek.
İsrail bölgede sadece Lübnan’la sorunu yok, İsrail’in Suriye ile de, Ürdün’le de, Mısırla da toprak sorunu var. Sadece bunlarla değil, Nil ile Fırat vadisinden vaz geçmedikleri sürece Türkiye ve Suudi Arabistan onlar için öncelikli hedef olmaya devam edecek.
İsrail’le ticaretimizi sınırlı tutuyoruz, Artık İsrail’den tohum almıyoruz deseler de gerçek öyle değil. Evet İsrail’den tohum almıyoruz ama, İsrail’in hibrit tohumlarını onlar artık Türkiye’de üretiyor, buradan bölgeye dağıtıyorlar.
Hırsız içeride ise kapının kilidi işe yaramaz. Bu iş Nasreddin hocanın türbesine benziyor. Dört bir yanı açık, ama ortada bir kapı var ve kapı kilitli.
Türkiye’ye gelen altın ve elmasların çok önemli bir bölümü hiç İsrail’e girip çıkmasa da, yüzde yüz, getiren de İsrailliler. Bu işleri yapan her İsraillinin cebinde İsrail pasaportu dışında en az- 3-5 ülkenin daha pasaportu var. Chabad içeride olduktan sonra İsrail’le ne konuda ortak olup olmadığımızı bile bilemeyebiliriz.
Hak-Batıl savaşı kıyamete kadar sürecek. Tarih boyunca peygamberlerle krallar arasındaki bu savaş aslında Hak-Batıl savaşı idi. Bu savaş bitmeyecek, ahir zamanda daha da genişleyecek, derinleşecek, şiddetini ve hızını artıracak.
ABD şimdi içeriden yükselen itirazlarla meşgul. Bir de dünyadan çok büyük tepkiler aldı ve itibar kaybına uğradı. Kendinden emin, gözü dönmüş bir şekilde saldırıyordu. Bütün bölgeyi, fincancı dükkanına girmiş fil gibi dağıttı. Bunu beklemiyordu. Trump’ın evdeki hesabı çarşıya uymadı. Keskin sirke politikası küpüne zarar verdi. Şimdi zevahiri kurtarmak için “biz İran’a bir şans daha verdik” diye açıklamalar yapıyorlar. Muhtemelen derin Amerika, bu şarlatandan kurtulmak için onu “günah keçisi” ilan edecekler ve bir şekilde ortadan kaldıracaklar.
Eğer İsrail inadından vazgeçmeyecek olursa, bu ABD’de örtülü ya da açık bir savaşa sebep olabilir. ABD’nin aslında dolar yükünden/borcundan kurtulmak için bir bölünmeye ihtiyacı var. Yoksa ABD dünyanın en borçlu ülkesi. Bu kafa ile ülkelerini yeniden toparlamaları mümkün olmayacak ama, ABD’nin Siyonistlerden yakasını kurtarmaları da çok kolay olmayacak.
Bir yandan da ABD dünyayı yakmak isterse, Epstein dosyaları ile tüm dünyada siyasi kriz çıkartabilirler. Doların sıfırlanması, bir çok ülkenin ekonomilerinin sıfırlanmasına yol açabilir.
Trump benden sonrası tufan diye kırmızı düğmeye basabilir. Her şey mümkün ama önlerinde bir çok engel var. Onun için de kendi içlerinde bile anlaşamıyorlar. Onların bir planı var, Allah’ın ise bir hükmü. Sonuçta galip gelecek olan O’nun hükmüdür. Mekerallahu, la galibe illallah! Zalimler ve onların yardımcıları için, onlar karşında seslerini kısanlar için yaşasın cehennem!
Geleceği yalnız Allah bilir. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Görelim Mevlam neyler. Biz bilmeyiz Allah bilir.
Sünnetullah’ı biliyor(muy)uz, Allah’ın dinine yardım edenlere Allah yardım edecek. Hasbunallah!… Allah (cc) yeter, engellerin aşılması, dertlerin devası için. Allah’ın kolaylaştırdığından daha kolay, zorlaştırdığından daha zor bir iş yok. Allah (cc) iradesini gerçekleştirmek için hiçbir şeye, hiçbir kişi, topluluk, ülkeye muhtaç değildir. Görelim Mevlam neyler. Neylerse güzel eyler…
Selam ve dua ile.