"Atatürk, çok vesveseli sevgisiz bir insandır"

"Atatürk, çok vesveseli sevgisiz bir insandır"

Samanyolu Haber ulusalcı ve yasadışı Ergenekon örgütünün gönüllü savunucusu Yalçın Küçük'ün, kitaplarında Atatürk'e ağır hakaretler ettiğini ortaya çıkardı.

Samanyolu Haber'in bulduğu bilgilere göre; bugün dilinden Atatürk'ü düşürmeyen küçük, dün Atatürk'e edilmedik hakaret bırakmamış.

Kanal kanal dolaşan bu tuhaf görünümlü kişi suç örgütünün soruşturulmasını isteyenlere kontrolsüz bir biçimde saldırıyor. Ve bunu yaparken de sözde Atatürkçülük maskesini kullanıyor. Kendisini sözde en büyük Atatürkçü gibi lanse ediyor.

Peki, Ergenekon'un avukatı sıfatını üstlenen Küçük gerçekten Türkiye Cumhuriyeti'nin kurursu Atatürk'ü gerçekten seven, ona saygı duyan bir kişi mi?

Kitaplarında teröristbaşından "kardeşim, arkadaşım" diye bahseden bu kişi ekranlarda sık sık salladığı kitaplarından biri olan "Emperyalist Türkiye" adlı kitabında bakın Atatürk hakkında ne denli çirkin ifadeler kullanıyor.

Eğer bir kimse Mustafa Kemal'i "sevecen" gösterirse bir başkasının filmini yapmış olur. Mustafa Kemal, çok vesveseli, hep kıstırılmışlık kompleksi içinde yaşayan, sevgisiz bir insandır. Annesini sevmez;...

Annesinin cenazesine gitmiyor.

Sevgisiz ve acımasızdır. Maliye Nazır'ı Mehmet Cavit'i astırdığı akşam bir balo düzenlemeye dikkat ediyor.

Bugün kendisini en değme Atatürkçü olarak lanse etmeye çalışan Yalçın Küçük kitabında Atatürk'ü 15. asırda Rusya'da halkına 20 yıl boyunca kan kusturan ve hatta oğlunu bile öldürtecek kadar cani olan Korkunç İvan lakaplı Rus Çarı'na benzetiyor.

Sevgiyi bilmeyen, acımayı bilmeyen, kimseye güvenmeyen, herkesi kendine karşı komplo hazırlayıcısı olarak gören, bir aydınlanmamacı despot olan Mustafa Kemal'i hiç bir romancı ya da yönetmenin sevimli yapabileceğine ihtimal vermiyorum. En gerçekçi film, müthiş İvan'ın başarısız bir kopyası olabilir.

Şimdilerin ulusalcısı ve illegal Ergenekon yapılanmasının gönüllü avukatı Yalçın Küçük Atatürk'e hakarette sınır tanımıyor. Küçük kitabında, Atatürk'ün İngiliz yanlısı olduğunu iddia ediyor.

"Kemal, çok küçük istisnadan birisidir ve ordu içinde İngiliz politikasını temsil ediyor.

"Londra bu dönemde, bu bölgede, en büyük tehlike olarak birbiriyle iç içe saydığı Bolşeviklikle ittihatçılığı görüyor. Kemal Paşa bunlara karşı misyonla ve gayet açık olarak Büyük Britanya işgal kuvvetlerinden vize alarak gidiyor.

Örnek olsun, İngilizler'in kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis'i görevden alarak yerine Mustafa Kemal'i atamak istedikleri belgelerle kesindir. Pek çok seçkin insanın mandacı oldukları kesindir. "

Atatürk'e önce İngiliz yanlısı diyen Yalçın Küçük sonra da Amerikan mandasını istemekle suçluyor.

"Resmi tarihin yazdıklarının aksine Sivas kongresinin oybirliği ile; Mustafa Kemal'in de oyuyla, amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Demek oluyor, bir başka ülkenin politikasını kurtarıcı saymak o dönemde pek yaygın görünüyor.

Sivas Kongresi, oy birliği ile, Mustafa Kemal dahil, İsmet İnönü hariç, çünkü İsmet Paşa işi sağlam görünceye kadar taraflara gelmedi, Amerikan mandası'nı talep etme kararı aldı. Sivas Kongresi mandacıdır. Peki mandacılık nedir? Fransızca vekalet demektir; Sivas'ta Mustafa Kemal dahil kurtuluşun vekaletini Amerika'ya verme kararı alıyorlar. kutlu olsun! "

Mustafa Kemal, Çankaya arşivlerini kapatmıştır. Çankaya arşivleri açıldığı zaman, kişilik olarak, bambaşka ve benim özellikle "Türkiye üzerine tezler" dizisinin beşinci kitabındakine benzer bir Mustafa Kemal'in ortaya çıkacağına inanıyorum: kendine güveni olmayan, kıstırılmışlık kompleksi içinde, kuvvetlinin önünde başını eğen, hep bir koalisyondan diğerine kayan, gücünden emin olduğu zaman eski ortaklarına son derece acımasız bir Mustafa Kemal çıkacaktır. Bundan kuşku duymuyorum.

Yalçın Küçük iki kitabında da Atatürk'e ağız dolusu hakaretler ederken teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı yere göğe sığdıramıyor. Hatta Atatürk'e hakaret ederken teröristbaşını kendi görüşlerine referans gösteriyor.

"Biz", "Kemalist Cumhuriyet bitmiştir" diyoruz. Bu Bizans çocuklarına, bu düşünce dünyasının kabızlarına, bu fikir işportacılarına bir son hatırlatmam var: Apo kardeşimin, (Abdullah Öcalan'ın) "Türkiye devrimi üzerine" çalışmasının içinde yer alan bir bölüm, "Cumhuriyetten ikinci cumhuriyete" başlığını taşıyor. Mart 1992 tarihlidir ve yeter mi? 

İşte Apo yandaşı Atatürk düşmanını maskeli bir yüzün maskesini düşüren gerçekler.

Öcalan'ın En Sevdiği Dostu (FOTO)