Arafat'ı Anma Törenleri Arka Planı

Arafat'ı Anma Törenleri Arka Planı

Fitne için fırsat kollayan...

Özellikle Filistin Parlamentosu'nun toplanmasından sonra eli zayıflayan ve İslami Direniş Hareketi Hamas'a karşı koz arayan Ramallah yönetimi bu fırsatı Gazze'de düzenlenen Arafat'ı anma törenlerinde yakaladı. Fİlistin Polisi üzerine ateş açan el-Fetih militanları 7 kişinin hayatını kaybetmesine 54 kişinin de yaralanmasına yol açtı.


Gazze'de olaylar Arafat'ı anma törenlerinin düzenlendiği günden bir gün önce başladı. el-Fetih yanlısı bazı kişiler Hamas'ın önde gelen isimlerinden ve Hazaa Belediyesi yetkilisi Şeyh Kudeyh'e saldırılar düzenledi. Düzenlenen saldırı, çevrede bulunan vatandaşların yardımıyla boşa çıkarıldı. el-Fetih içerisindeki darbeci kanada bağlı bazı kesimlerin anma törenlerini vesile bahane ederek Heniyye hükümetine bağlı Filistin polisiyle çatışmaya gireceği önceden haber alınmış ve ona göre gerekli önlemler alınmıştı. Batı Yaka'daki durumun tersine olarak Heniyye hükümeti, gösterilere izin vermiş ancak karışıklıklara müsaade etmeyeceğini, hele Filistinli vatandaşlara yönelik saldırılara kesinlikle izin vermeyeceğini bildirmişti.


Olaylar Nasıl Gelişti?


Üstünde el-Fetih bayraklarının bulunduğu 3 aracın içinden Nusayrat'ta konuşlanmış Filistin polisine ateş açıldı. Filistin polisinin uzun süren takibi sonucu içerisindekiler tutuklandı. Gösteri yerinin Beyt Hanun tarafında gösteriye katılmak isteyen başka bir grup ise Filistin polis merkezine taşlarla saldırdı, polise hakaret ve küfür etti.


Gösteri sonrasında Filistin polisi, göstericilerin güvenlik içerisinde dağılmaları için çalışırken, başka bir gösterici grubu Cevazat bölgesinde yolu kapattı. Halbuki olay yerinde Filistin polisi bulunmakta ve göstericilerin rahatça dağılmalarını sağlamak için gerekli önlemleri almıştı. Ancak gösteriyi başka bir yöne kanalize etmek isteyen el-Fetih militanları polisi devre dışı bırakıp göstericileri istedikleri gibi yönlendirmemeye çalıştılar.


İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre bazı el-Fetihliler, okullara ve üniversitelere saldırarak, öğrencileri zorla dışarıya çıkardılar.


Olayların bu neticeye ulaşmasında Filistin televizyonunun da rolü büyüktü. Filistin televizyonu, istikrarı bozmaya teşvik etti, karışıklığa yol açıcı yayınlar yaptı. Filistin İçişleri Bakanı sözcüsü İhab Gusayn'ın Filistin televizyonunun "9 kişinin öldüğünü ilan ettiği" yalanını uydurarak halkı kışkırtmaya çalıştığını savundu.


Gusayn, el-Ezher üniversitesi binasından Filistin polisinin bulunduğu noktaya doğru ateş açılmasınının kabul edilemez olduğunu belirtti ve birilerinin Gazze'de yaşananları daha önceden planladığını belirtti. Sözcü, 2'si ağır olmak üzere 4 Filistin polisinin yaralandığını açıkladı.


Gusayn apartmanlardan Filistin polisine ateş açıldığını, Tarık Neccar isimli Filistinli vatandaşın el-Fetih yandaşları tarafından açılan ateş sonucunda şehid edildiğini, karışıklıkların başlangıç noktasını bu olayın teşkil ettiğini belirtti.


Gusayn "Bazıları özgürlükler ile istikrarsız bir ortam yaratmayı birbirine karıştırıyor. Hiç kimse kanun üzerinde değildir. Filistin polisi, yasaları çiğneyen kişilerin peşini bırakmayacaktır" şeklinde açıklama yaptı.

İçişleri Bakanlığı sözcüsü, gösterilere izin verilirken el-Fetih yetkilileriyle sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede gösteriye katılanların hiç bir şekilde karışıklıklara yol açmasına müsaade edilmeyeceğinin belirtildiğini, ancak el-Fetih yetkililerinin altına imza attıkları sözleşmeye bağlı kalmadıklarını kayedetti.


Hamas liderlerinden Müşir el-Mısri, Aksa televizyonuna yaptığı açıklamada, bu olayların tek sorumlusunun el-Fetih yetkililileri olduğunu söyledi.


Filistin Polisinin kendilerine ateş açıldıktan sonra silah kullandıklarını belirten Filistin Polisi sözcüsü İslam Şehvan, Filistin polisine sadece kendilerine ateş açılması durumunda nefs-i müdafaa amaçlı silah kullanma izni verildiğini belirtti.


FİEM