ARABULUCULUK MU, KINAMA MERKEZİ Mİ?
Türkiye, Mısır ve Katar, Gazze’de sivilleri hedef alan işgalci İsrail saldırılarını bir kez daha kınadı. Ancak ateşkes ihlalleri sürerken arabulucu ülkelerin somut bir yaptırım veya caydırıcı adım açıklamaması dikkat çekti.
Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti ve Katar Devleti, Gazze Şeridi’nde kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere sivillerin şehit edilmesine yol açan işgalci İsrail saldırılarını ortak açıklamayla kınadı. Ancak Gazze’de ateşkes ihlallerinin ve saldırıların devam ettiği bir dönemde yapılan açıklamada, işgal rejimine karşı herhangi bir somut yaptırım veya caydırıcı adımın duyurulmaması dikkat çekti.
Gazze’de ateşkesin sağlanması ve sürdürülmesi konusunda arabuluculuk rolü üstlenen üç ülke, işgalci İsrail’in saldırılarından “derin endişe” duyduklarını belirtirken, saldırıların durdurulması için bir kez daha uluslararası topluma ve Barış Kurulu’na çağrıda bulunmakla yetindi.
Ortak açıklamada, Barış Kurulu ile işgalci İsrailli yetkililer arasında görüşmelerin sürdüğü, Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan kapsamlı planın uygulanması için yoğun diplomatik çaba yürütüldüğü belirtildi. Buna rağmen işgal rejiminin saldırılarını yoğunlaştırmasının müzakere sürecini ve bölgesel girişimleri sekteye uğrattığı kabul edildi.
Arabulucu ülkeler, işgalci İsrail’in ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak uyması ve gerilimi daha da artıracak adımlardan kaçınması gerektiğini vurguladı. Fakat işgal rejiminin anlaşmayı ihlal etmeye devam etmesi halinde hangi somut adımların atılacağına ilişkin herhangi bir yol haritası açıklanmadı.
Gazze’de sivillerin şehit olduğu saldırılar devam ederken, arabulucu ülkelerin bir kez daha kınama ve çağrı diliyle yetinmesi, arabuluculuk mekanizmasının caydırıcılığına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Ateşkesin uygulanmasını garanti altına alma iddiasındaki ülkelerin işgal rejimine karşı siyasi, diplomatik veya ekonomik bir baskı mekanizması ortaya koymaması eleştirilerin odağı oldu.
Türkiye, Mısır ve Katar açıklamalarının sonunda uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla desteklenen, ABD Başkanı Donald Trump’ın liderliğindeki Barış Kurulu’na çağrı yaptı. Üç ülke, ateşkese uyulmasını sağlamak ve daha fazla tırmanmayı önlemek için işgalci İsrail üzerinde baskı kurulmasını istedi.
Ancak Gazze’de saldırılar ve ateşkes ihlalleri sürerken ortaya çıkan tablo değişmedi: İşgalci İsrail saldırılarını sürdürüyor, arabulucular ise kınama açıklamaları ve uluslararası topluma yapılan çağrılarla yetiniyor.
