"Anonim aktivistlerden" rejim değişikliği endüstrisine: İran'ın Batı'daki anlatısı nasıl kurgulanıyor?
Ana akım medya, ABD tarafından finanse edilen "İran insan hakları" örgütlerine güveniyor.
“2000 gösterici öldürüldü, aktivistlere göre.”
Son dönemde “isimsiz aktivistler”, Batılı medya kuruluşlarının gündeminde başköşeye yerleşmiş durumda. Bu başlık, farklı varyasyonlarla sık sık tekrarlanıyor. Haber The Guardian, BBC ya da CNN gibi mecralarda yer aldığında, özellikle konu İran olunca, adeta otomatik olarak “doğru” kabul ediliyor.
Oysa gazeteciliğin temel ilkelerinden biri kaynak göstermektir. Kendilerini “tarafsız”, “profesyonel” ve “objektif” olarak tanımlayan bu medya kuruluşları bir konuda gerçekten mahirse, o da atıf yapılacak “uygun” örgütleri seçmektir. Bu örgütlerin de, tesadüfen, hiçbir “şüpheli” bağlantısının olmadığı varsayılır.
Nihayetinde kaynak ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ya da ABD federal hükümetiyle bağlantılıysa, bunda şüpheli bir durum yoktur; öyle değil mi?
İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRANA)
Batı medyasının en sık başvurduğu kaynakların başında “İran İnsan Hakları Aktivistleri” (HRANA) geliyor.
Gözaltı sayıları? HRANA.
Ölü sayıları? HRANA.
Tutuklananların isimleri? HRANA.
Reuters, Associated Press, BBC, CNN ve New York Times gibi kuruluşların aktardığı “baskı” iddialarının kaynağı da yine HRANA.
Kuruluş, internet sitesinde kendisini “2005 yılında kurulmuş, İran’daki insan hakları savunucularından oluşan, siyasi olmayan ve sivil toplum niteliğinde bir örgüt” olarak tanımlıyor.
Ancak isminin çağrıştırdığının aksine HRANA, fiilen İran içinde faaliyet göstermiyor. Merkezinin ABD’nin Virginia eyaletinde olduğu biliniyor. Bu durum, Brüksel lahanası aldığınızı sanıp ürünün aslında Kaliforniya’dan ithal çıktığını öğrenmeye benziyor.
HRANA ayrıca, “bağımsızlığını korumak amacıyla siyasi gruplardan ya da hükümetlerden mali destek kabul etmediğini” öne sürüyor.
Ne var ki Batılı medya organlarının hiçbiri, HRANA’nın ABD merkezli Ulusal Demokrasi Vakfı’ndan (NED) fon aldığını gündeme getirmiyor. NED, kurucularından Allen Weinstein’ın ifadesiyle, “CIA’nın 25 yıl önce gizlice yaptığı faaliyetleri açık biçimde yürütmek” amacıyla kurulmuş bir yapı.
Kuruluşu 2006 yılında Keyvan Rafi’i tarafından Virginia’da kurulan HRANA’nın, 2012’de vergi muafiyetli bağışları 59 bin dolar düzeyindeyken, bugün yıllık bağış gelirinin yaklaşık 1 milyon dolara ulaştığı belirtiliyor. Rafi’i’nin 2012–2015 yılları arasında toplam 10,7 milyon dolar topladığı kaydediliyor.
İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI)
Batı medyasında sıkça referans verilen bir diğer yapı ise İran İnsan Hakları Merkezi (CHRI). Kuruluş, 2022 yılında “uluslararası medyada 7 binden fazla atıf” aldığını duyuruyor.
CHRI de kendisini “bağımsız ve partiler üstü” bir kuruluş olarak tanımlıyor. Ancak merkez, kâr amacı gütmeyen statüsüne rağmen, kurucusu ve icra direktörü Hadi Ghaemi’ye 2023 yılında 200 bin doların üzerinde maaş ödedi. Bu rakam, 2013’te aldığı ücretin neredeyse iki katı.
CHRI, 2012–2024 yılları arasında toplam 16,3 milyon dolar bağış aldı. Ancak bu fonların kaynağına ilişkin şeffaf bir bilgilendirme yapılmadı.
Tavaana
İran muhalefetiyle bağlantılı en aktif yapılardan biri de Tavaana. Kuruluş, kendisini “İran’da sivil eğitim ve sivil toplum kapasitesi geliştirme alanında öncü bir girişim” olarak tanımlıyor.
Ancak internet sitesinde, 2010 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu’nun sağladığı bir kuruluş hibesiyle hayata geçirildiği açıkça belirtiliyor.
Vergi kayıtlarına göre Tavaana, 2011–2024 yılları arasında yaklaşık 15,9 milyon dolar fon aldı. Kuruluşun ana yapısının, ABD’de vergi muafiyetine sahip E-Collaborative for Civic Education olduğu belirtiliyor.
“İran Dezenformasyon Projesi”
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen “Iran Disinformation Project”, gazeteciler ve akademisyenleri hedef aldığı gerekçesiyle kısa sürede tartışma konusu oldu. The Guardian’ın aktardığına göre proje, İran’a karşı yeterince sert tavır almadığını düşündüğü isimleri hedef aldı.
Bunun üzerine proje durduruldu, hesaplar askıya alındı ve finansman kesildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, “bazı paylaşımların proje kapsamı dışına çıktığını” kabul etti.
Boroumand İnsan Hakları Merkezi
Boroumand Merkezi, NED’den en fazla fon alan kuruluşlar arasında yer alıyor. Kuruluşun yönetiminde tanınmış isimler bulunuyor. Merkez, 2011–2024 yılları arasında toplam 13,5 milyon dolar bağış aldı.
Merkezin internet sitesinde, hedefinin “İran’da demokratik ve barışçıl bir geçiş sürecine hazırlanmak” olduğu ifade ediliyor.
Sonuç
“2000 gösterici öldürüldü” gibi iddialar gündeme geldiğinde sorulması gereken basit sorular var: Bu iddiaları dile getiren aktivistler kim? Kim tarafından finanse ediliyorlar? Nereden faaliyet yürütüyorlar? Siyasi hedefleri neler?
Ortaya çıkan tablo, bağımsız bir insan hakları savunuculuğundan ziyade, büyük ölçüde ABD merkezli fonlarla beslenen ve Batı medyasında sorgulanmadan dolaşıma sokulan bir “rejim değiştirme” ağını işaret ediyor.
Irak’ta “kitle imha silahları”, Libya ve Suriye örneklerinden sonra, bu tür iddiaların hâlâ sorgusuz sualsiz kabul edilmesi ise dikkat çekici bulunuyor.
almayadeen.net
