AMERİKALI TARİHÇİ Justin McCarthy: “BALKANLAR’DA TÜRKLERE YAPILANLAR, İNSANLIĞIN EN BÜYÜK ACILARINDAN BİRİ”

AMERİKALI TARİHÇİ Justin McCarthy: “BALKANLAR’DA TÜRKLERE YAPILANLAR, İNSANLIĞIN EN BÜYÜK ACILARINDAN BİRİ”

1821–1922 arasında Balkanlar’da milyonlarca Osmanlı Müslümanı sürgün edildi, yüz binlercesi katliam, açlık ve hastalıkla hayatını kaybetti. Tarihçi Justin McCarthy, bu süreci “insanlığın en büyük acılarından biri” olarak nitelendiriyor.

1821–1922 yılları arasında Balkanlar’da yaşanan olaylara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Amerikalı tarihçi Justin McCarthy, Osmanlı Müslümanlarının maruz kaldığı kitlesel sürgün ve ölümlerin tarihsel ölçekte büyük bir insani felaket olduğunu vurguladı.

McCarthy’nin aktardığı verilere göre, söz konusu dönemde yaklaşık 5,5 milyon Osmanlı Müslümanı Avrupa’dan sürüldü, 5 milyondan fazlası ise katliamlar, açlık ve hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Toplamda 10 milyonu aşkın insanın sistematik şekilde yerinden edildiği ifade edilirken, bu sürecin uluslararası literatürde yeterince yer bulmadığına dikkat çekildi.

Tarihsel süreçte Balkanlar’ın Osmanlı için bir “sömürge” değil, devletin merkezî coğrafyalarından biri olduğu belirtilirken, 19. yüzyılın sonlarından itibaren bölgede geniş çaplı demografik dönüşüm yaşandığı kaydedildi. Selanik, Manastır ve Sofya gibi şehirlerin bir dönem yoğun Türk nüfusuna ev sahipliği yaptığı, ancak sonraki süreçte bu yapının büyük ölçüde değiştiği ifade edildi.

1821’de Mora İsyanı sırasında gerçekleşen Tripoliçe katliamı, bu sürecin dönüm noktalarından biri olarak gösterilirken, yalnızca birkaç gün içinde on binlerce insanın hayatını kaybettiği belirtiliyor. Ardından gelen 93 Harbi sürecinde ise özellikle Bulgaristan’da yüz binlerce Müslümanın öldürüldüğü ve kitlesel göçlerin yaşandığı ifade ediliyor.

Aynı dönemde Batı Trakya’da da benzer olayların yaşandığı, on binlerce Türk’ün hayatını kaybettiği ve bölgedeki Müslüman nüfusun ciddi oranda azaldığı belirtiliyor. Bu gelişmelerin yalnızca savaş koşullarının sonucu olmadığı, aynı zamanda sistematik bir nüfus değişimi sürecine işaret ettiği değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre, Balkanlar’da yaşanan bu tarihsel kırılma, bölgenin demografik yapısını kalıcı biçimde değiştirirken, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkiledi. Buna rağmen söz konusu olayların uluslararası akademik ve kültürel hafızada sınırlı yer bulduğu yönündeki tartışmalar devam ediyor.

Balkanlar’daki bu süreç, yalnızca bir coğrafi değişim değil; aynı zamanda geniş çaplı insani kayıpların yaşandığı tarihsel bir kırılma olarak değerlendiriliyor.