Amerikalı ünlü gazeteci Tucker Carlson: Trump, Netanyahu'nun rehinesi ve kölesidir
Tucker Carlson, Trump'ın Netanyahu'nun rehinesi olduğunu, İran savaşından çıkamadığını ve İsrail'in her ateşkes girişimini sabote etmesine rağmen sessiz kaldığını belirtti
Tucker Carlson, ABD'nin en etkili muhafazakâr yorumcularından biri olarak katıldığı bir televizyon programında çarpıcı bir değerlendirmeye imza attı: "Donald Trump, Binyamin Netanyahu'nun rehinesi ve kölesidir." Carlson, bu iddiasını yalnızca Trump'ın 28 Şubat'ta İran'a karşı savaşı başlatmasıyla değil, aynı zamanda bu savaştan çıkamamasıyla temellendirdi. Analiste göre Beyaz Saray'ın ateşkes ve müzakere çağrıları, Tel Aviv'in sahadaki hamleleriyle sürekli olarak sabote ediliyor; Trump ise bu sabotaj karşısında Netanyahu'yu eleştirmek bir yana, sessiz kalmaya mahkûm oluyor.
Carlson, konuşmasında somut bir örneğe dikkat çekti: Trump ateşkes için müzakerelerin "iyi gittiğini" açıkladıktan saatler sonra, İsrail ordusu Lübnan'da sivilleri hedef alan geniş çaplı bir katliam başlattı. Bunun amacı, Carlson'a göre, güvenliği sağlamak değil, müzakere masasını tamamen devirmekti. "İran ateşkes için şart koştu: İsrail, Lübnan'ın güneyinden çekilmeli. Çünkü bir savaşı, başka bir ülkenin topraklarını işgal etmek için bahane olarak kullanamazsınız. O toprak size ait değil, bağımsız bir ülkedir. Ama İsrail bunu kabul etmedi ve şiddeti tırmandırdı." Carlson, bu taktiğin daha önce de kullanıldığını hatırlattı: 1982'de İsrail, Lübnan'a saldırarak o dönemdeki barış girişimlerini de baltalamıştı. Tarihsel örüntü, İsrail'in diplomatik çözümleri değil, askeri çıkmazları tercih ettiğini gösteriyor.
Analistin vurguladığı asıl mesele ise Trump'ın bu süreçteki tamamen edilgen konumudur. "Trump, 'Ben ateşkes istiyorum, müzakereler devam ediyor' diyor. Netanyahu ise buna aldırış etmeden Lübnan'da katliam başlatıyor. Trump'ın tepkisi ne oluyor? Sıfır. Tek bir eleştiri dahi yok. Bu, birinin diğerini tamamen kontrol edebildiği bir ilişkidir. Bu durum, 'müttefiklik' falan değildir; bu, doğrudan bir kölelik ilişkisidir." Carlson'ın bu sert çıkışı, aslında ABD-İsrail eksenindeki asimetrik bağımlılığın perdesini aralıyor: Beyaz Saray'da kim oturursa otursun, Tel Aviv'in stratejik özerkliği Washington'un siyasi iradesinin önüne geçebiliyor.
Bilimsel veriler de bu yorumu destekliyor. RAND Corporation ve Council on Foreign Relations tarafından yayımlanan son analizler, İsrail'in ABD politika yapıcıları üzerindeki lobi etkisinin (AIPAC gibi yapılar aracılığıyla) yalnızca kampanya finansmanıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda stratejik karar alma mekanizmalarını doğrudan şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Trump döneminde Kudüs'ün başkent olarak tanınması, Golan Tepeleri'nin ilhakının onaylanması ve İran'a yönelik maksimum baskı politikası, Netanyahu hükümetinin gündeminden bağımsız okunamaz. Ancak bu kez farklı olan, Trump'ın savaştan çıkış stratejisinin tamamen felç olmasıdır. Zira ABD'nin İran ile doğrudan çatışmaya girdiği Şubat 2026'dan bu yana Pentagon, gerçek maliyetleri gizlerken (geçtiğimiz günlerde Maariv gazetesinin ifşa ettiği 50 milyar dolar), Netanyahu yönetimi kuzey cephesinde Hizbullah'a karşı yıpranırken dahi Washington'dan koşulsuz destek almaya devam ediyor.
ABD kamuoyunda bu duruma yönelik tepkiler büyüyor. Anketler, Amerikalıların yüzde 61'inin İran savaşını bir hata olarak gördüğünü, yüzde 76'sının derhal diplomatik çözüm talep ettiğini gösteriyor. Kongre'de ise hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kanattan yükselen sesler, Beyaz Saray'ın dış politikasının "Tel Aviv'in emrine girdiği" eleştirisini dile getiriyor. Ancak Carlson'ın altını çizdiği gibi, Trump bu baskılara rağmen Netanyahu'nun hiçbir hamlesine karşı çıkmıyor; bu da ABD başkanlık makamının siyasi irade felcini gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre bu tablo, emperyalist politikaların aslında "merkeziyetçi" olmadığını, aksine bölgesel aktörlerin (özellikle İsrail) çıkarlarına rehin edilebildiğini gösteriyor. Bir başka deyişle, Washington'un Ortadoğu'daki savaş çığırtkanlığı, çoğu zaman Tel Aviv'in güvenlik paranoyasının aracı haline düşmektedir.
