ABD'nin süper gücü fiilen sona erecek! 'Tehlikede olan Amerika'dır'
Trump’ın İran’a yönelik tehditlerine Joe Kent’ten sert uyarı geldi. Bu politikaların ABD’yi kaosa sürükleyip küresel güç dengesini sarsacağı belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “tam rejim değişikliği” tehdidini ve “bir medeniyet bu gece yok olacak” şeklindeki sert açıklamalarını eleştiren eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü ve emekli Yeşil Bereli Joe Kent, Washington’un bu tutumunun ABD’yi küresel bir kaos kaynağı haline getireceğini ve süper güç konumunu sona erdireceğini belirtti. Kent’in X (eski Twitter) platformunda yaptığı paylaşım, Trump destekçileri arasında büyük tepki çekerken, İran’a yönelik saldırgan politikaların tehlikelerine dikkat çeken bir uyarı olarak yorumlandı.
'Tehlikede olan Amerika’dır'
Trump, salı günü Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada İran’a ültimatom vererek, “Bir bütün medeniyet bu gece yok olacak, bir daha asla geri getirilemez. Bunu istemiyorum ama muhtemelen olacak. Ancak artık tam ve kesin rejim değişikliğiyle, daha akıllı ve daha az radikalleşmiş zihinler hâkim olursa, belki devrim niteliğinde harika bir şey olur, kim bilir?” dedi. Bu sözler, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması durumunda sivil ve kültürel mirasın yok edilebileceği tehdidini açıkça içeriyor.
Joe Kent ise bu tehdide doğrudan cevap vererek şunları kaydetti:
“Trump, İran’ı yok etmekle tehdit ettiğini sanıyor ama aslında Amerika büyük bir tehlike altında. İran medeniyetini yok etmeye kalkışırsa ABD artık dünyada istikrar sağlayıcı bir güç olarak görülmeyecek; tam tersine bir kaos ajanı haline gelecek ve dünyanın en büyük süper gücü olma statüsünü fiilen sona erdirecek. Bu, ekonomimizi altüst eder ve küresel düzeni paramparça eder. Süreç zaten başladı ama Trump cesaretini toplayıp ciddi müzakerelere yönelirse felaketi hâlâ önleyebiliriz; yoksa pervasız öfke ve yıkım devam eder.”
Kent, emekli bir Yeşil Bereli olarak Irak ve Afganistan’da görev yapmış, Trump döneminde Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’ne atanmış bir isim. Daha önce de İran savaşına karşı istifa ederek “İran, ABD’ye yakın bir tehdit oluşturmuyordu; savaş, İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısıyla başladı” açıklamasıyla gündeme gelmişti. Bu kez Trump’ın yeni tehditlerine karşı çıkması, ABD içindeki “akılcı seslerin” hâlâ var olduğunu gösteriyor.
İran, Trump yönetiminin bu pervasız tehditlerine karşı egemenlik hakkını ve ulusal onurunu kararlılıkla savunuyor. Pers medeniyetinin beşiği olan İran, binlerce yıllık kültürel mirasıyla sadece Orta Doğu’nun değil, insanlığın ortak mirasının da bir parçasıdır. ABD’nin “rejim değişikliği” retoriği, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi yine kaos, istikrarsızlık ve milyonlarca insanın acısıyla sonuçlanmıştır. Joe Kent’in de vurguladığı gibi, bu yaklaşım ABD’yi artık “istikrar sağlayıcı” olmaktan çıkarıp “kaos ajanı” konumuna düşürmektedir.
Türkiye açısından bakıldığında, bölgemizdeki yeni bir savaşın ekonomik, mülteci ve güvenlik maliyetleri ağır olur. İran’ın istikrarı, Türkiye’nin enerji güvenliği ve sınır güvenliği için de hayati öneme sahiptir. Müzakereler yerine tehdit ve yıkım politikası ne İran halkına ne de dünya barışına hizmet eder. Kent’in “ciddi müzakerelere dönün” çağrısı, akıl ve diplomasinin hâlâ mümkün olduğunu hatırlatmaktadır.
Trump destekçileri ise Kent’i “ihanet” ve “İran propagandası” yapmakla suçlayarak ağır eleştirilerde bulundu. Bazı kullanıcılar “vatan haini”, “IRGC’den maaş alıyor” gibi ifadeler kullandı. Ancak Kent’in emekli bir asker ve eski üst düzey yetkili olarak ortaya koyduğu analiz, Trump’ın öfke dolu politikasının ABD’ye de zarar vereceğini açıkça ortaya koymaktadır.(Aydınlık)
