ABD Yüksek Mahkemesi'nden Trump'a  gümrük vergisi  darbesi!

ABD Yüksek Mahkemesi'nden Trump'a gümrük vergisi darbesi!

ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın geniş kapsamlı gümrük vergileri uygulama yetkisini yasa dışı bularak tarihi bir karara imza attı

Cuma günü Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın ekonomi politikasının önemli bir parçasını yasa dışı ilan ederek, nadir görülen bir karara imza attı. 6 yargıca karşı 3 yargıcın oyuyla alınan kararda, başkanın ithalata geniş kapsamlı gümrük vergileri uygulamak için acil durum yetkilerini kullanmasının federal yasalara aykırı olduğuna hükmedildi. Bu karar, Trump için yalnızca ağır bir hukuki yenilgi değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekteki ticaret politikası için önemli siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuracak bir gelişme.

Davanın Kökeni: 'Kurtuluş Günü' Vergileri

Dava, Trump'ın "Kurtuluş Günü" olarak adlandırdığı ve Çin, Meksika, Kanada, Hindistan ve Brezilya gibi çok sayıda ticaret ortağına geniş bir yelpazede uyguladığı gümrük vergilerine dayanıyor. Bu vergiler bazı durumlarda yüzde 50'ye, Çin'e karşı ise yüzde 145'e kadar çıkmıştı. Beyaz Saray, bu adımları "kronik ticaret açığı"na ve Trump'ın deyimiyle dış ticaretteki "ulusal acil durum"a yanıt olarak nitelendirmişti.

Yüksek Mahkeme'nin Gerekçesi: Vergi Koyma Yetkisi Kongre'ye Aittir

Çoğunluk görüşünü Başyargıç John Roberts kaleme aldı. Görüşte, ABD Anayasası'nın vergi koyma yetkisini açıkça Kongre'ye verdiği ve başkanın, yasa koyuculardan açık ve net bir yetki almadan bu yetkiyi tek taraflı olarak kullanamayacağı vurgulandı. Roberts, "Anayasa'nın kurucuları bu yetkiyi yalnızca Kongre'ye verdiler; gümrük vergilerinin dış politika alanında açık sonuçları olsa bile" ifadelerini kullandı.

Hükümetin dayandığı ve 1970'lerde kabul edilen yasanın, başkana yalnızca "düzenleme" yetkisi verdiğini, ancak metinde "gümrük vergisi" veya "ticari yükümlülük" kelimelerinin geçmediğine dikkat çekildi. Mahkeme, eğer Kongre bu kadar geniş yetkileri başkana devretmek isteseydi, bunu açıkça belirtmesi gerektiğini, aksi takdirde Trump'ın eyleminin yasal sınırları aştığını kaydetti.

Muhafazakarlar Arasında Bölünme

Kararın dikkat çekici bir yönü, muhafazakar yargıçların bir kısmının çoğunlukla hareket etmesiydi. Cumhuriyetçiler tarafından atanan Amy Coney Barrett ve Neil Gorsuch çoğunluğa katılırken, Clarence Thomas, Samuel Alito ve Brett Kavanaugh karara muhalefet şerhi koydu. Kavanaugh, kararın pratikte karmaşık sonuçlar doğurabileceği, özellikle de şimdiye kadar toplanan milyarlarca dolarlık verginin iadesi sürecinin "kaotik" olabileceği uyarısında bulundu. Resmi verilere göre, Aralık ortasına kadar tartışmalı vergilerden 134 milyar doların üzerinde gelir toplanmıştı.

'Yürütme Gücünün Mutlaklığı' Tezine Darbe

Trump yönetimi, politikasını savunurken ABD'nin uzun vadeli ticaret açığının bir ulusal güvenlik tehdidi olduğunu ve başkanın acil durum yetkileri çerçevesinde buna karşı koyabileceğini öne sürmüştü. Hükümet avukatları, vergi araçları olmadan ABD'nin diğer ülkelerin misillemelerine karşı savunmasız kalacağı uyarısında bile bulunmuştu. Trump, karar sonrası yaptığı açıklamada bu kararı "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Ancak Yüksek Mahkeme'nin kararı, Trump'ın ikinci döneminde lehine kararlar alınan bir yapıda dahi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin hâlâ net sınırları olduğunu gösterdi. Bu, Trump'ın temel ekonomi politikalarından birinin kapsamlı bir inceleme sonucu bu kadar kesin bir şekilde reddedildiği ilk örnek oldu.

'Önemli Sorular Doktrini' ve Yasanın Yorumu

Davada, hukuki olarak "önemli sorular doktrini" de gündeme geldi. Bu ilke, büyük siyasi veya ekonomik sonuçları olan konularda, yürütme organının yetkisinin Kongre tarafından açıkça belirtilmesi gerektiğini ifade ediyor. Yargıç Elena Kagan ise, bu doktrine başvurmadan dahi yasanın düz yorumuyla Trump'ın vergilerinin yasa dışı olduğu sonucuna varılabileceğini belirtti.

Ekonomik ve Siyasi Sonuçlar

Ekonomik açıdan en büyük soru işareti, toplanan milyarlarca doların akıbeti. Alt mahkemelerin iadeye hükmetmesi durumunda federal bütçe ciddi bir yük altına girebilir. Ayrıca birçok ithalatçı, vergi maliyetini tüketiciye yansıttığını iddia ederek iade sürecini karmaşıklaştırabilir. Siyasi olarak ise bu karar, Trump karşıtları tarafından "yürütme yetkisinin aşırı genişletilmesi"nin bir kanıtı olarak sunulacak.

Sonuç olarak, Trump'ın acil durum gümrük vergileri dosyası sadece bir ekonomik anlaşmazlık değil, aynı zamanda ABD siyasi yapısındaki güçler dengesinin bir testiydi. Yüksek Mahkeme'nin 6'ya 3'lük kararı, geniş ve tek taraflı güç iddiaları karşısında denetim ve hukuki mekanizmaların hâlâ işleyebildiğini gösterdi; bu mesaj ABD sınırlarının ötesinde de yankı bulacaktır.